ABD için bölgemizde vazgeçilmesi mümkün olmayan tek ülke

İsrail’dir. Bu bakımdan eğer ABD, Türkiye ile iyi ilişkiler sürdürecekse bunun

ilk şartı Türkiye’nin İsrail aleyhine olabilecek söz ve davranışlardan uzak

durması, hatta İsrail’in Türkiye’nin bir kısmını içine alan hedeflerini

görmezden gelmesi gerekiyor. ABD için İsrail’in niçin vazgeçilmez olduğu

sorusunu herkes kendine göre cevaplandırabilir. Ancak, kim ne söylerse söylesin

söylemlerin ortak noktasını her dönemde ABD yönetimleri üzerindeki Siyonist

lobinin etkisidir.

Meseleye bu açıdan bakıldığında Türk yetkililerin yaptığı

tüm açıklamalara rağmen Patriotların Türkiye’ye konuşlandırılmasının esas

sebebi İsrail’dir. İsrail’in güvenliğidir. Her ne kadar İsrail’i koruma altına

almak için çeşitli savunma sistemleri ile bu ülke donatılmış olsa da ek

tedbirlerin zararı olmayacağını söylemek mümkündür. Suriye’de çatışmaların

başladığı günden itibaren Türkiye taraf olarak tavrını belirlemiş, bu ise eğer

Suriye’nin elinde nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar var ise Türkiye için

bir tehdit oluşturuyordu. Ancak, yaklaşık iki yıl çatışmalar devam etmiş, 60

bin insan bu çatışmalarda hayatını kaybetmiş olmasına rağmen ne ABD ne de NATO

harekete geçme ihtiyacı duymamış, sanki Suriye vuracaksa vursun diye

beklenmiştir. Yani, Suriye ile Türkiye’nin çatışması beklenmiş olacak ki ABD ve

AB ülkeleri gelişmeleri seyretmekle yetinmişlerdir.

Gelinen noktada iki yıldan beri başta Türkiye olmak üzere

bölge ülkeleri Suriye’nin elinde kimyasal, biyolojik ve nükleer başlıklı

füzeler olduğu propagandası ile korkutulurken saldırı İsrail’den gelmiştir.

Yani saldıran Suriye değil, Suriye’ye İsrail olmuştur. Kısacası dünya bir kez

daha kandırılmıştır. Öyle ki, İsrail saldırısına ABD ve AB ülkeleri ortaya

koydukları tavır ile destek vermişlerdir. Buna karşılık Suriye konusunda

İsrail’in saldırı ile devreye girmesinden rahatsızlık duyulduğu ifade edilmesine

bile ABD yönetiminin tahammülü yoktur. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria

Nuland, İsrail’in Suriye’ye saldırısına verilen tepkileri değerlendirirken,

“Türk liderler ortalığı kızıştırıyor” şeklindeki nitelendirmesi dikkat

çekicidir. Bu açıklama ile saldırı öncesi İsrail’in ABD’ye bilgi verdiği, yani

Suriye’ye ABD’nin izni ve desteği ile saldırdığı bilgileri birleştirildiğinde

İsrail ile ABD’yi bölgemiz söz konusu olduğunda bir bütün oluşturduklarını

söylemek yanlış olmaz.

Böyle olunca da ABD ile müttefik kalarak Türkiye’nin

İsrail’i eleştirmesi mümkün değildir. Eleştirdiğinde ise önüne uzatılacak

faturaları göğüslemeyi göze alması gerekiyor. Çünkü, Suriye konusunda Ankara

başından beri ABD’den çok ön plana çıkmış, adeta konuyu kendi iç meselesi gibi

görmüş olmasına rağmen, İsrail saldırısını kınayan bir cümlelik açıklama

ABD’den tepki görüyorsa bilinmelidir ki, Suriye’de ileride Esad gitmiş olsa

bile Türkiye bu işten zararlı çıkacaktır. ABD ve yandaşları Suriye’yi İsrail

çıkarlarına uygun dizayn edeceklerdir.

Demek istediğim o ki, Türkiye’nin çıkarları ABD’nin

bölgemize yönelik hedefleri ile örtüşmüyor. Bu durum Irak’ın işgali arkasından

oluşturulan yeni yapılanma ile de görüldü. Çünkü bölünmüş Irak Türkiye’nin

başına yeni sorunlar açmış,

ABD çekilmiş olsa bile kendi adına hareket etmeye hazır

bir yapı oluşturmuştur. Suriye’de de benzer bir durumun ortaya çıkacağını

söylemek yanlış olmayacaktır. ABD için bölgemizde ortak hareket edilmesi,

çıkarları öncelikli olarak düşünülmesi gereken İsrail dışında ikinci bir ülke

yoktur. Bu gerçeği bilerek başta Türkiye olmak üzere bölge ülkeleri yeni

politikalar belirlemek durumundadırlar.