Yıllardır kan ve gözyaşının eksik olmadığı topraklardan, o kritik haber geldi. Uzun süren ve zaman zaman tıkanma noktasına gelen diplomasi trafiği sonrası Siyonist İsrail ve Lübnan arasında barış imzalandı.
RUBİO'DAN DÜNYAYA YENİ SÜREÇ MESAJI
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde büyükelçiler düzeyinde kurulan masada soğuk rüzgarlar yerini nihayet diplomasiye bıraktı. Geçmişteki bozulan ateşkeslerin meydana getirdiği derin güvensizliği silip atmayı hedefleyen sürecin taraflarından olan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yepyeni bir sayfanın açıldığına dikkat çekti. Gelişmeyi dünya kamuoyuna ilan eden Rubio, kameralar karşısında şunları kaydetti:
"Bugün, ABD'nin ara buluculuğu ve desteğiyle, Lübnan ve İsrail hükümetleri arasında kalıcı barış ve güvenlik için bir çerçevenin yürürlüğe girmeye başladığını duyurmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz"
HİZBULLAH ÇEKİLİYOR, İSRAİL ÇIKIYOR
Anlaşma metnine göre, Lübnan Silahlı Kuvvetleri, ülke içindeki devlet dışı silahlı grupların tamamını silahsızlandıracak ve onlara ait altyapıları acımadan imha edecek. En kritik hamle ise tam da bu şartın sağlanmasıyla başlayacak. İsrail ordusu, Lübnan topraklarındaki varlığına son vererek kademeli şekilde geri çekilecek. Geçiş aşamasında ise belirlenen iki pilot bölgede tam kontrol sadece Lübnan ordusunda olacak ve buralarda hiçbir silahlı aktörün barınmasına geçit verilmeyecek.
KATİL İSRAİL CEPHESİNDEN ÇARPICI ÇIKIŞ
Tarihi mutabakata İsrail'in Washington Büyükelçisi Siyonist Yechiel Leiter ile Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh imza koydu. Konuşma yapan Hamadeh, bu gelişmeyi ülkelerinin egemenliğini yeniden sağlama yolunda atılmış en hayati "ilk adım" olarak kaydederken, Siyonist İsrailli mevkidaşı Leiter hedefin altını net çizgilerle çizdi. Büyükelçi Leiter'in bölgede yankılanan o sözleri şunlar...
"Bu üçlü çerçeve anlaşmasında İran dışarıda. Hizbullah dışarıda. İsrail ile Lübnan arasındaki barış yolu ise artık içeride."
Yapılan bu açıklamayla Siyonist İsrail'in asıl hedefinin halen İran ve Filistin olduğu dikkat çekti. Lübnan arasında yapılan bu anlaşmanın bazı kesimler tarafından Lübnan'ın silahsızlandırılması yönünde yorumlandı. İsrail ordusunun ilerde yapacağı harekatlar için vakit kazanmak için imzaladığı anlaşma olarak değerlendirildi.