İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu nun başkanlığını yürüttüğü ve 1931 de Yahudi
Direniş Örgütü ve Revizyonist Siyonizm ideolojileri üzerine kurulu Irgun un siyasi ardılı
niteliğindeki Likud Partisi ve ana muhalefet lideri Izak Herzog un
başkanlığındaki İşçi Partisi ile Taipi
Livni nin başkanlığındaki Kadime Partisi nin Siyonist Birlik adı altında müşterek liste ile girecekleri 17 Mart 2015 seçimleri, ABD ve İsrail in
yeni Ortadoğu politikalarını belirlemelerinde anahtar rolü oynayacağı
muhakkaktır.
İki bin yüz Filistinlinin yaşamını kaybettiği ve yüz bin civarında insanın da evsiz
barksız kalmasına neden olan Yaz Savaşı ve İran ın nükleer politikasını
bahane ederek saldırgan tutumunu devam ettiren Benjamin Netanyahu nun haz
alma (hedonizm) politikasının gölgesinde gerçekleşecek olan Kiniset seçimi, şu
anda deyim yerindeyse bir nevi politik parsa toplamaya dönüşmüştür.
Netanyahu, 17 Mart seçimlerinden başarıyla çıkabilmek
adına hâlâ İran ın nükleer kartını koz olarak tutmaya devam etmektedir.
Netanyahu, ABD Başkanı Obama ya da göndermede bulunarak, İran ın nükleer
kapasitesinin önlenmesinin ABD nin olmazsa olmaz en öncelikli hedefi olması
gerektiğinin altını çizmeye çalışmaktadır.
Netanyahu, köprüden önceki son çıkış olarak
nitelenebilecek son bir hamle ile ABD Temsilciler Meclisi ve Senato nun
Demokrat ve Cumhuriyetçi liderleriyle yürüttüğü temaslar ve İran konusunda en
büyük destekçisi konumundaki İsrail lobisinin çatı kuruluşu AIPAC ın önümüzdeki
hafta yapılacak yıllık mutat kongresinde konuşma yapacak olması muhaliflerine
üstünlük sağlamaya yönelik bir huruç girişimdir.
Kiniset seçimlerinde tarafsızlığını korumaya çalışan
Obama ise, AIPAC kongresine Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan E. Rice ve ABD nin
BM nezdindeki büyükelçisi Samantha Power ı konuşmacı olarak görevlendirmesi
anlamlı olup, bu girişimi el altından Başbakan Netanyahu ya destek
niteliğindedir.
Şu anda Benjamin Netanyahu, şiddet politikası
söylemleriyle en yakın rakibi Siyonist Birlik lideri Izak Herzog karşısında
belirgin bir üstünlük elde etmiş görünmektedir. İsrail deki 17 Mart seçimleri
öncesi, sosyo-ekonomik politikalar yerine, İsrail in güvenlik politikası ön
plana çıkmıştır.
Netanyahu nun seçimde yeniden güç tazeleyerek çıkmasına
kesin gözüyle bakılırken, bu durum Ortadoğu da sorunların bıçak sırtında
seyrine de zemin hazırlayacaktır.