Geçtiğimiz perşembe günü İsrail uçakları Suriyenin güneyini yani Türkiye sınırındaki hedefleri vurdu. Bu saldırıya karşı ne bölge ülkelerinden ne de BM gibi görevi dünya barışını sağlamak, haksız saldırıları önlemek olan uluslararası kuruluşlardan ses çıktı. Sadece medyaya bazı yorumlar yansıdı. Bu yorumların ağırlık noktasını İsrailin Suriye hedeflerini vurmasının İrana dönük saldırı planlarının uygulamaya konulması oluşturuyordu. Bir diğer husus ise Suriyenin güneyindeki hedefleri vuran İsrail uçaklarının Türkiyeden kalktığı iddiasıydı. Bu iddialar ne kadar doğrudur bilemeyiz ama iddia olarak gündeme gelmesi ve bu iddiaların bir tepkiye yol açmaması bölgemizde gelecek günlerde meydana gelecek ciddi olayların habercisi gibiydi.
Yorumların niteliğinden ziyade üzerinde durmak istediğim esas mesele İsrail ve ABDnin bölgemizdeki saldırıları karşısında tüm dünyanın sessiz kalışı ve böylece bu iki ülkeye destek veriyor olmalarıdır. Bu tavır dünyanın geleceği açısından ciddi tehlike arzediyor. Sanki, İsrail bölgede istediği ülkeye, isteği zaman ve istediği biçimde saldırabilir ve bu saldırı doğaldır şeklinde bir anlayış söz konusu. Böyle bir mantık olabilir mi Tüm ülkeler de bir İsrail lobisi oluşturuldu da bu lobiler İsrail ne yaparsa yapsın haklıdır gibi bir anlayışı mı kafalara yerleştirdi Eğer böyle ise işin çivisi çoktan çıkmış tüm ülkeler siyonizme teslim olmuş demektir.
Uluslararası ilişkilerde hak ve hukuk hakim olmayıp kuvvet hakim olacaksa böyle bir dünyada adaletin tecellisi söz konusu olamaz. Bu noktada hemen belirteyim ki, İsrailin saldırganlığını elindeki silah gücünden çok ABDnin desteği körüklüyor. Diyebiliriz ki, İsrail ABD sayesinde saldırgan, küstah bir tavır sergiliyor. Bu bakımdan yeryüzünde akan kanın, adaletsizliğin, İsrail saldırganlığının sorumlusu ABD ve evangelist Bushtur. Bir diğer ifade ile Evangelistlerle siyonistlerin belli bir hedefe ulaşabilmek için sergilediği işbirliğidir. Bu işbirliğinde siyonistler ABD, ABDli evangelistler ise İsraili kullandıklarını düşünmektedirler. Onların ne düşündüğünden ziyade önemli olan yeryüzündeki insanların hepsi siyonist ve evangelist olmadığına göre niçin bu vahşet ve zulüm karşısında seyirci kalmaktadırlar Önemli olan bu soruya verilecek cevaptır. Siyonistler ve evangelistler sergiledikleri işbirliği ile kendi inançlarına hizmet ettiklerine ve böylece cennete gideceklerine inanmaktadırlar. Peki geriye kalan milyarlarca insan ABD ve İsrail saldırılarına ve sergiledikleri vahşete neden sessiz kalırlar Onlar için yeryüzünde barışın ve huzurun hakim olması önemli değil mi
Bu noktada medyanın rolünü unutmamak gerekiyor. Medya öylesine bir propaganda yapıyor ki, insanlar ve özellikle yönetici konumunda olanlarda, "Siyonizm ve ABD ile başa çıkmak mümkün değildir. Onlara karşı çıkmak felaket anlamına gelir. Öyle ise birlikte olmakta yarar vardır" gibi bir anlayışı hakim kılmaktadır.
Halbuki gerçek hiç de böyle değildir. Yeryüzünde yenilmez hiçbir güç yoktur. Önemli olan insanlık, haksızlık karşısında ortak bir noktada buluşabilsin, ortak bir cephe oluşturulabilsin.
Ve elbette Suriyeyi vuran İsrail uçaklarının Türkiyeden kalkıp kalkmadığının resmen açıklanması gerekiyor. Sessiz kalınması isim verilmeden bazı yetkililere atfen yapılan açıklamalar Türkiyeyi bu saldırının dışında tutmaya yetmez.
İsrail uçakları Suriyeye saldırdı diye Türkiyenin İsraile savaş açması gerekmeyebilir ama böyle bir saldırıyı tasvip etmediğini kesin bir dille ilan edebilir. Hele hele böyle bir saldırıda kendi topraklarının kullanılmasına izin vermez, izni dışındaki gelişmeler karşısında ise tepkisini net bir şekilde ortaya koymak durumundadır. Bugün İsrailin Suriyeye yarın İran a saldırısı karşısında kayıtsız kalınması demek Türkiyeye yönelik bir saldırı karşısında bölgenin diğer ülkelerinin kayıtsız kalması demektir. Türkiyenin ABDnin dostu(!) olduğu iddiaları hiçbir işe yaramaz.