Orta Doğu’da diplomatik hamleler peş peşe gelirken, sahadaki acı gerçek değişmiyor. Büyük umutlarla duyurulan ateşkes adımları ve uluslararası anlaşmalar, bombaların gölgesinde kalıyor. Lübnan halkı bir yandan masadan çıkacak kararları beklerken, diğer yandan her an hedef olma korkusuyla yaşam mücadelesi veriyor. Resmi veriler, çatışmaların insani boyutunun ne denli ürkütücü bir noktaya ulaştığını gözler önüne seriyor.
Can Kaybı 4 Bine Yaklaştı
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılara ilişkin ölü ve yaralı sayısına dair son verileri kamuoyuyla paylaştı. Bakanlığın bir gün önceki açıklamasında 3 bin 884 olarak belirtilen can kaybı, son saldırılarla birlikte 3 bin 912'ye ulaştı. Yaralı sayısı ise 11 bin 873 olarak kayıtlara geçti. Sahadaki en acı reçeteyi ise yine şifa dağıtmaya çalışanlar ödedi; bugüne kadar 133 sağlık çalışanı yaşamını yitirirken, 402 sağlık görevlisi de yaralandı.
Masada İmza Sahada Obüs Mermileri
Katliamın boyutunu artıran en çarpıcı detay ise askeri hareketliliğin zamanlaması oldu. İran ve ABD, Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda 14 Haziran’da savaşın durdurulmasını öngören 14 maddelik "İslamabad Mutabakatı"nı ilan etmişti. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanan bu tarihi metin; Lübnan’daki savaşın bitirilmesini, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve İran’a yönelik deniz ablukasının kaldırılmasını içeriyordu.
Ancak bu imzalara rağmen İsrail ordusu durmadı. Lübnan resmi ajansı NNA'nın aktardığına göre, İsrail topçuları Nebatiye vilayetine bağlı Kefertebnit beldesi yakınlarındaki Ali Tahir Tepe çevresini dövdü. Gün içinde Beyt Yahun, Zibdin ve Kefertebnit beldeleri de insansız hava araçlarının hedefi oldu.
Uzatılan Ateşkesler Çözüm Olmadı
İsrail ordusunun 2 Mart'ta başlattığı yoğun hava harekatı ve güneydeki işgal dalgası nedeniyle Lübnan'da yerinden edilenlerin sayısı çoktan 1 milyonu aşmış durumda. Süreç boyunca ABD arabuluculuğunda birçok geçici ateşkes denemesi yapıldı. Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta uzatıldığını duyurmuş, ardından Mayıs ortasındaki görüşmelerle bu süre 45 gün daha esnetilmişti.
Son olarak 3 Haziran’da ABD Dışişleri Bakanlığı, Hizbullah’ın saldırıları durdurması ve Litani Nehri’nin güneyinden çekilmesi şartıyla "geniş kapsamlı bir ateşkes" mutabakatını duyurdu ancak Hizbullah bu şartları reddettiğini açıkladı.
Diplomasi koridorlarında kağıtlar imzalanıp haritalar çizilmeye devam ederken, bölgede silahların ne zaman tamamen susacağı belirsizliğini koruyor.