İsrail kaynaklı iki haberin düşündürdükleri

Abone Ol

Başından beri İsrail in uluslararası sularda Gazze ye

yardım götüren Mavi Marmara gemimize yönelik saldırısı ve bu saldırıda 9

insanımızın şehit edilmesini geçen zaman içinde kaç para tazminat ödeneceği

noktasına düğümlenmesini sindiremiyorum. Çünkü insanımız için ödenecek

tazminatın miktarı ne olursa olsun yüreğimizdeki acının bırakın dinmesini

azalması bile mümkün olmayacaktır. Ortada bir insanlık suçu işlenmiş ve

gemimize uluslararası sularda saldırılarak korsanlık sergilenmiştir. Bu

bakımdan İsrail yargılanıp gerekli cezayı görmeden verilecek tazminatın miktarı

ne olursa olsun olayın vicdanlarda kapanması söz konusu olmayacaktır.

Çünkü İsrail in suçluluğunun tescili gerekiyor ki, Ben

istediğimi yaparım, dünya da bana bir şey yapamaz anlayışının yanlışlığını

görmüş olsun.

Türkiye ile İsrail arasında uzunca bir süreden beri Mavi

Marmara saldırısı ve sonuçlar ile ilgili görüşmelerin devam ettiği biliniyor

olsa da, içeriği hakkında fazla bir açıklama yok. İki taraftan da resmi bir

açıklama yapılmamasına rağmen İsrail medyasında sıkça yer alan haberlerde

görüşmelerin şehit edilen 9 canın yakınlarına ödenecek tazminat miktarı

konusunda anlaşma sağlanmak üzere olduğu ileri sürülüyor. Bu tür haberler

insanı rahatsız ediyor. Çünkü Türkiye ödenecek tazminat miktarı üzerinde

anlaşmaya varılırsa İsrail ile el sıkışmaya hazırmış görüntüsü veriliyor.

İsrail medyasından bizim gazetelere yansıyan son haberde ise tazminat konusunda

anlaşmanın sağlandığı, birkaç güne kadar İsrail ile Türkiye arasında

imzalanacağı ileri sürülüyor. Denebilir ki görüşmelerin bir anlaşma ile

sonuçlanmasının yadırganacak bir yanı yoktur. Ancak, son haber sadece tazminat

miktarı ile ilgili olmayıp İsrail in ödeyeceği tazminata karşılık Türkiye den

bir dizi talebinin olduğu yönünde.

Ne imiş anlaşma imzalanırsa İsrail in Türkiye den

istedikleri ve beklentileri. Sıkı durun bu istekleri gazete haberinden

sıralıyorum:

İsrail askerlerinin Türkiye de yargılandığı dava

düşecek. Askerlere verilmesi beklenen cezalar iptal edilecek. İsrail iki ülke

arasındaki normalleşmenin sembolik kalmamasını talep ediyor. Bu talepler

ışığında iki ülke elçisinin görevlerine tekrar dönmesi, yeni bir diyalog

sürecinin başlatılması, devlet görevlilerinin karşılıklı ziyaretlerde bulunması

da isteniyor. İsrail in bir diğer talebi ise uluslararası alanda ve medyada

aşağılayıcı sözlerden uzak durulması.

İnsanın başka bir isteğiniz daha var mı diye sorası

geliyor

Kısacası İsrail vereceği para ile geçmişin tamamen

unutulmasını, kendisinin aklanmasını istiyor. Bu isteklere hükümet evet

diyebilir mi, deme hakkı var mıdır Bu soruların cevabını ileride göreceğiz.

Ancak, al parayı haklılığımı kabul et mantığının itibar görmesi halinde

İsrail in daha sonraki saldırılarını da göze almak gerektiğini sanıyorum

ilgililer düşünüyordur. En azından düşünmeleri geriyor.

Bu arada yine dünkü gazetelerde bir İsrail gazetesinden

aktarılan ikinci haberde ise, Havuzlu çıkarma gemisi ihalesinin tamamlanarak

düğmeye basılması, Tel Aviv i alarma geçirdi. İsrail basını, Doğu Akdeniz deki

dengeleri değiştirecek olan Türk gemisi, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi nin

tüm güvenlik hesaplarını da bozdu diye yazıyor. Yani İsrail, Türkiye nin

yapacağı gemiden tedirginlik duyduğunu gizlemeye bile gerek duymuyor ve bunun

engellenmesini istiyor. İşte bu İsrail ile katledilen 9 insanımızın hesabının

sorulmasından alınacak tazminat ile vazgeçilirse İsrail e kızmaktan çok kendi

kendimizi sorgulamamız gerekmez mi