Bugünkü yazımın başlığı; “Müslümanların yardımlaşmaları engelleniyor” olacaktı. Kendimi buna hazırlamıştım. Ne ki, sabah haberlere baktığımda yeni ve beni şaşırtmayan bir haber ile karşılaştım. Dün tarihi (30. 01 2013) itibariyle İsrail’in Lübnan sınırlarını vurduğuna dair haberler vardı. Fakat bu sabah düşen haberlere göre İsrail uçakları Suriye sınırlarına girmiş bazı tesisleri ve konvoyları vurmuş.
Türkiye, gözün aydın!.. Aylardır beklediğin yardım nihayet en yakın bir ülkeden, İsrail’den geldi. Hani Türkiye batılılara çağırıda bulunup duruyor, yardım bekliyordu, bir türlü istenilen sonuç alınamıyordu. Bundan ötürü devlet yetkilileri de bu ilgisizlik karşısında buruktular. Fransızlar Mali’yi vururken ve batılı birçok ülke onlara lojistik destekte bulunuyorlarken, aylardır Suriye’de yaşanan insan kırımına ilgisiz kalıyorlar.
İsrail öteden beri sotada bekliyordu. Seçimleri de yapıldı. Artık gerekli müdahalelerde bulunabilir. Hedefinde şimdilik iki ülke var, önce Suriye, ardından da İran.
İsrail biliniyor ki yıllardır işgal ettiği Golan Tepeleri’nden çekilmedi. Bu yeni durumda yeni bölgelerin işgali olsa bile artık kimse ses çıkarmaz.
Türkiye ile İsrail arasında alttan alta yakınlaşmalar epeydir vardı. Şimdi bu fiili işbirliği daha bir yakınlaşma getirebilir. Suriye’de sadece insan kırımı yaşanmıyor. Bundan böyle artık Selahaddin Eyyubi, Muhyiddin İbn Arabî, Emeviye Camii, Yahya Peygamber ve diğer peygamberlerin türbeleri Türkiye, İsrail, Beşar Esad, Suriyeli muhaliflerin işbirliği ile yerle bir edilebilir. Allemby’in yarıda kalan düşü gerçekleşiyor. Nasıl ki Allenby Sultan Selahaddin’in türbesine çizmeleriyle vurmuş:
“Kalk Selahaddin kalk Haçlı seferleri artık son buldu” demişti. Şimdi, o son darbe vurulmaya hazır durum söz konusu.
Türkiye görünürde iyi niyetle bir zalim olan Beşar Esad’dan kurtulalım derken farkında olmadan Siyonizm’e hizmet ettiğinin farkında değil. Öngörüsüzlük buna denir. Bir de Batılı egemenlerin, emperyalizmin tuzağına düşmekten başka bir şey değil bu durum.
Türkiye, İsrail’in bu müdahalesini nasıl karşılayacak, merak ediyorum. Kendilerine doğrudan destek verdiği için müteşekkir mi olacak
Türkiyeli Müslüman aydınlar da uzun bir süredir farkında olmadan düştükleri mezhep tuzağını sürekli gündemde tutuyorlar. Hatta İran ile Amerika’nın el altında işbirliği yaptığını bile söylüyorlar. Yazılar, gazeteler, makaleler yayımlanıyor. Oysa İran, bu yakın zamanda çok önemli mesajlar veriyor. Müslümanların ortak bir ordu oluşturmaları, birlikte hareket etmeleri konusunda uyarılarda bulunuyor. Türkiye ile ilgili de şaşkınlıklarını dile getirmekten kaçınmıyorlar.
Geçen hafta içinde, bir Ayetullah’ın: “Hz. Peygamberi seven, ona bağlı olanlar Sünni ise biz de Sünni’yiz” açıklaması önemliydi. Nasıl ki bizler Alevi veya Şia kardeşlerimizle Hz. Ali sevgisinde buluşuyor isek, tek ortak paydamız Sevgili Efendimiz ise neden birbirimize düşüyoruz ve geriliyoruz. Gene, İranlı bir Ayetullah: “Türkiye İslâm yolunda iken 180 derece dönüş yaptı Amerika ile İsrail’in güdümüne girdi” açıklamasında bulundu.
Şimdi; İsrail, Türkiye’ye yerleştirilen patriotlar ile daha bir güvende. Çok rahat Suriye’yi vurabilir. Beşar Esad İsrail’e karşı kendisini koruyamayacak. Çünkü Türkiye’deki patriotlar hemen müdahalede bulunma hakkına sahip. Bunu da isteyen Türkiye. Patriotların artık hangi niyetle konuşlandığı belli oluyor.
Ne yazık ki, bizler kendi tarihimizden ders almıyoruz. Uhut harbinde Allah Elçisi, Müşriklere karşı Yahudilerin de kendilerine destek vermesine karşı çıktı. Onlarla asla işbirliği yapmayacağını belirtti. Hele hele Müşriklerle savaşırken, Müslüman olmayanlarla işbirliği yapmam buyurmuşlardı. Müslümanlar birbiriyle vuruşurken buna Hıristiyanlar ve Yahudiler buna müdahil. Bu paradoks izah edilemez. Ve artık Suriye savaşı başka bir seyir almış durumda.
Türkiye ile İsrail fiili olarak işbirliği içinde.