İsrail Filistin'i vuruyor, Kerry Sisi'yi tebrik ediyor

Abone Ol

İsrail in ve Siyonizm in gücünü gözümde büyütüyor,

yenilmez bir güç gibi kesenlikle görmüyorum. Başlıkta sadece ABD nin

Siyonizm in güdümüne girmiş olduğunu ifadeye çalışıyorum. Dikkat edilirse,

İslam ülkelerinde bir hareketlenme başlamış, Müslümanlar kendi başlarının

derdine düşmüş ise İsrail üç gencinin kaçırıldığını uydurarak ya yeni yerleşim

alanları oluşturuyor, bunun için Filistinlilerin evleri yerleri yıkıyor ya da

başta Gazze olmak üzere Batı Şeria ya yönelik saldırılarda bulunuyor, geniş

çaplı tutuklamalar yapıyor. Tutuklamakla da kalmıyor, karşısına çıkan çocukları

acımasızca öldürüyor Bunlar İsrail in yıllardan beri sürdürdüğü devlet

terörünün son örnekleri İsrail devleti varlığını koruduğu sürece Filistinliler

ya hiçbir direniş göstermeden kendilerini Siyonistlerin insafına terk edecekler

ya da bağımsız devlet hayalini külliyen terk edecek, İsrail in içinde belki de

vatandaş bile olmadan yaşamaya çalışacaklar. Çünkü İslam ülkelerinin sömürgeci

güçlerin oyunlarına bazen gönüllü bazen de gönülsüz alet olmaları sebebiyle

içine yuvarlandıkları iç çatışmalar sebebiyle Müslüman kardeşleri ile

ilgilenmiyor/ilgilenemiyorlar.

Bölgemize yönelik emperyalist güçlerin planlarının iki

hedefi var: Birincisi İsrail in güvenliği, ikincisi ise sömürgecilerin

çıkarlarının korunması. Bu iki hedef de İslam dünyasının yok edilmesini, yok

edilemezse sürekli olarak iç ve dış çatışmalardan kurtulmamalarını öngörüyor.

Bu köşede Birleşmiş Milletler(BM) denen örgütün sömürgeci

güçlerin çıkarlarını korumaya yönelik kurulmuş olduğunu sıkça dile getiriyorum.

Bu sebeple de İsrail in Filistinlilere yönelik son saldırıları karşısındaki

kayıtsızlığı, Filistin Devleti nin saldırıları değerlendirmek üzere acil toplantı

isteğini BM nin duymazdan gelmesine şaşmamak gerekiyor. Çünkü başta ABD olmak

üzere BM Güvenlik Konseyi nin 5 daimi üyesi istemediği sürece BM nin harekete

geçmesi mümkün değildir. ABD yönetimi üzerindeki Yahudi lobisinin ağırlığı

hatırlanırsa Filistin in çağrısı dikkate alınsa bile toplantıdan Filistin

lehine bir karar çıkması mümkün olmaz. Kaldı ki, İsrail Filistinlilere yönelik

saldırılarını sürdürürken ABD Dışişleri Bakanı Kerry Mısır a giderek darbeci

general Sisi ye Hayırlı olsun ziyaretinde bulunuyor. Yani seçilmiş

Cumhurbaşkanı Mursi ye darbe yapan, hapse atan Sisi yi Cumhurbaşkanı seçildiği

için tebriklerini  ve memnuniyetini

iletiyor. Bu Sisi, Mursi yi devirerek yönetimi ele geçirir geçirmez Gazze nin Mısır

tarafından dünyaya açılan kapısı görevi yapan geçitleri kapatan kişi. İlk

icraatı İsrail e olan muhabbetini göstermek. Kaldı ki, ABD yönetimi bugüne

kadar Mısır da Müslüman Kardeşlere yönelik darbeye darbe dememiş/diyememiştir.

Böyle bir ülkenin Dışişleri Bakanı nın Filistin de yaşananları görmezden

gelerek Mısır a tebrik ziyaretine gitmesinin de aslında yadırganacak bir yanı

yok. Bu bakımdan yadırganması gereken İslam dünyasının hareketsizliği, hâlâ

sömürgeci güçlerin merhametini bekliyor olmalarıdır.

Irak ta IŞİD in yönetimi ele geçirmek üzere harekete

geçmesi ile birlikte İsrail in Batı Şeria daki insan avı ve Gazze ye yönelik

saldırılarının aynı zamana denk gelmesi tesadüf olarak izah edilebilir mi

Bu arada darbeci general Hafter in Türklerin 48 saat

içinde Libya yı terk etmelerini istemesi de bir tesadüf müdür Çünkü darbeci

general Hafter uzun yıllar ABD de yaşamış, orada eğitilmiş Kaddafi nin ardından

bir süre el altında bekletildikten sonra Mısır daki Sisi gibi Libya da ileri

sürülmüştür. Kısacası İslam dünyasında tüm karışıklıkların ve darbelerin

arkasında ABD var. Bunu görebilmek için ille de ülke yönetiminde olmak

gerekmiyor. Böyle olunca da ABD yi hâlâ dost ve stratejik müttefik olarak tarif

edenlerin içine yuvarlandıkları şaşkınlığı ve perişanlığı izaha gerek var mı