Türkiye-İsrail ilişkileri uzmanı Ofra Bengio, iki ülke arasındaki ilişkilerin kesilmesi halinde, İsrail‘in Türkiye‘den daha fazla kaybedecek şeyi olduğu yorumunda bulundu.

Tel Aviv Üniversitesi öğretim görevlilerinden Bengio, Mavi Marmara baskınından sonra, Binyamin Netanyahu hükümetinin, Ankara‘nın talep ettiği özrü dilemediği bir dönemdeki açıklamasında, ‘‘Bu güç gösterisinde, İsrail, bir NATO üyesi olan ve Müslüman ülkelerle sıkı ilişkileri bulunan Türkiye‘den daha fazla şey kaybeder. Bölgede tecrit halindeki küçük bir ülke olan bizden kolayca vazgeçer. Çok ideooljik iki hükümetle işimiz var. Ayrıca bir uzlaşma bulmak da çok zor. Türkler abartılı taleplerde bulundu(!), İsrailliler de biraz daha fazla esneklik göstermeliydi‘‘ ifadesini kullandı.

Bengio, İran‘ın nükleer tesislerini vurmak için terörist İsrail uçaklarına Türkiye‘nin hiçbir zaman hava sahasını açmamış olmasına rağmen İsrail‘in askeri stratejik ilişki sürdürdüğü tek Müslüman olduğunu vurgularken, ‘‘Washington‘un bu iki önemli müttefikini uzlaştırmaya sadece ABD kalkışabilir, kalkışmalıdır‘‘ görüşünü ortaya koydu. Paris‘teki Fransız Ululsararası İlişkiler Enstitüsü‘nün (IFRI) Türkiye uzmanlarından Dorothee Schmid, hava sahası konusunda Bengio‘nun söylediklerine ek olarak, ‘‘Türkiye‘nin ilişkilerin iyi zamanlarında bile İsrail‘in İran‘ı bombalamaya giden İsrail uçaklarına hava sahasını açmasının söz konusu olmadığının‘‘ altını çizdi.

"İsrail bedel ödüyor"

Bu arada, İsrail‘in eski Türkiye Büyükelçisi Zvi Elpeleg, ‘‘İsrail, Avrupa‘nın Türkiye ile bütünleşmeyi reddetmesinin bedelini ödüyor. Türkler uzun zaman Brüksel‘i etkilemek için İsrail‘in koridor olduğunu düşündü. Artık böyle düşünmüyorlar‘‘ yorumunda bulundu.

Adının açıklanmasını istemeyen bir İsrailli üst düzey diplomat da, ‘‘Ne yazık ki Türkiye eksenini değiştirmekte, eski bir Osmanlı İmparatorluğunun dönüşü rüyasını yeniden uyandırmaya çalışmakta, ki bütün bunlar ‘Türk gibi inatçılık‘ yapan İsrail‘in aleyhine. Şu anda ise, olayların yatışacağını umarak, bu büyük değişimi saptamaktan başka yapacak birşey yok‘‘ ifadesini kullandı.

İşin ekonomik yönünü değerlendiren işadamı Dany Carativas da, iki ülkenin özel şirketleri arasında ‘‘son günlerde‘‘ ilişkilerin sürdüğünü anlattı ve ‘‘Her iki tarafta patronlar siyasetle iş hayatını birbirine karıştırmama ve yıllık 3 milyar dolara yakın ticaret hacmine zarar gelmemesi konusunda hem fikir‘‘ diye konuştu.

"Şu ana kadarki en açık tehdit"

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu‘nun İsrail ile ilişkilerin geleceğine ilişkin son sözleri, İngiliz basını tarafından ilişkilerin kesileceğine yönelik bir tehdit olarak yorumlandı. Guardian gazetesi, bu hafta resmi ziyarette bulunmak için Londra‘ya gelmesi beklenen Davutoğlu‘nun "İsrail ya özür dilemeli ya da uluslararası soruşturmayı kabul etmeli" sözlerine yer verdi. Bu açıklamanın "Türkiye‘nin İsrail ile diplomatik ilişkilerini keseceğine yönelik olarak şu ana kadarki en açık tehdit" olduğu yorumunu yapan Guardian, ayrıca bu uyarının sürpriz olduğunu, çünkü Davutoğlu‘nun geçen hafta İsrail Sanayi ve Ticaret Bakanı Binyamin Ben Eliezer ile Brüksel‘de yapılan görüşmenin ardından bu açıklamının yapıldığını kaydetti.

Independent gazetesi de "Gazze‘ye yönelik abluka (sözd) hafiflerken, yardım gemisine yönelik saldırının yol açtığı diplomatik kavga büyüyor" başlığını attı.

Muhabir: Haber Merkezi