Geçen yılın son ayı içinde Ankara önce FBI, ardından CIA Başkan ve heyetlerini ağırladı. Bu ziyaretlerin hemen ardından NATOGenel Sekreteri Ankaraya geldi. Medyada bu ziyaretlerle ilgili pek çok haber çıktı. Ama, çıkan haberlerin hemen hepsi Türkiye ve ABD tarafından sızdırılmış haberlerdi. Böylece işin aslı, daha doğrusu görüşmelerin esas içeriği gizlenmeye çalışıldı. Buna rağmen gelişmeleri yakından izleyen kalemler tarafından bu görüşmelerde ABDnin Suriye ve İrana muhtemel müdahalesi ve bu müdahale sırasında Türkiyenin konumunun ne olacağının görüşüldüğü kamuoyuna duyuruldu. Ama, tüm bunlar resmi açıklama değil, bazı tahminlerdi. Benzer tahmine dayalı değerlendirmeleri bizde bu köşede yaptık. Ve özellikle Türk yetkililerin görüşmelerin içeriğine dair kamuoyunu bilgilendirmeleri gerektiğini hatırlattık.
Biz bu talebimize Türkiyeden açıklama beklerken açıklama ABDnin sözcülüğüne soyunmuş olan İsrailde yayınlanan bir gazeteden geldi. İsrailde yayınlanan Jerusalem Post gazetesinin iddiasına göre ABDİranı Türkiye üzerinden vuracaktı ve bunun için ABDnin İrana olası saldırma planını NATOile koordine etmeye başlığını ve Türkiyeden 2006da saldırıyı yapabileceği askeri üsler sağlamasını istediği ileri sürülüyordu. Bir gazete haberinin resmi bir niteliği olmamakla birlikte bu haber Türkiye ve ABDtarafından kesin bir dille yalanlanmayacak olursa bilinmelidir ki haber doğrudur ve başta Türkiye olmak üzere dünya kamuoyu ABDnin İrana müdahalesine hazırlanmaya çalışılmaktadır.
Haberin detayında ABDnin bu isteğini CIABaşkanı Gossun geçen ayki Ankara ziyareti sırasında Başbakan Erdoğana ilettiğine de dikkat çekiliyor. Böylece olayın bir tahminden öte olduğu vurgulanmaya çalışılıyor. Bu arada Jerusalem Postun haberini bir Alman Gazetesine dayandırması bize göre hem hedef şaşırtmak hem de haberini kuvvetlendirmek gayretinden ibaret. Bugün herkes biliyor ki ABDİrana vuracaksa bunu sadece kendi çıkarları için yapmayacak İsrailin isteklerini de yerine getirmek için yapacaktır. Nasıl ki, İsrail hemen her konuda ABDnin sözcülüğünü gönüllü olarak üstlenmiş ise ABDde İsrailin çıkarlarının korunmasını kendisi için hem bir görev biliyor hem de kendi çıkarları ile İsrailin çıkarlarını aynı görüyor.
Burada önemli olan hususun haberin İsrail gazetesinde yayınlanmış olmaktan öte, söz konusu iddiaların yani CIAbaşkanının İrana saldırı yapılabilecek askeri üslerin 2006da ABDye sağlanmasını istemiş olup olmadığıdır. Böyle bir istek gerçekleşmiş ise -öyle görünüyor- başta Başbakan Erdoğan olmak üzere ne cevap verildiğidir. Ve özellikle de ABDnin bu istek ve dayatmasına AKPiktidarının direnme niyetinin olup olmadığıdır.
Bu arada dünyanın Irakın işgalinde olduğu gibi İrana muhtemel bir saldırıya da seyirci kalıp kalmayacağıdır. Çünkü, Irakın işgalinden önce ileri sürülen tüm iddiaların yalan olduğu bugün kesinlik kazanmıştır. Yani dünya ABDtarafından Irak konusunda kandırıldığını biliyor. Yeni bir kandırılma olabilir mi
Bu soruların cevabını hep birlikte önümüzdeki günlerde göreceğiz.