Saadet Partisi GİK Üyesi ve İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan, "paranın dini" tartışmasının yaşandığı şu günlerde, Vakıfbank‘ın "Hızır kredi" adı altında kredi vermeye başlamasına tepki gösterdi.
Hızır kelimesinin bereket, bolluk anlamlarına geldiğini ifade eden Erdoğan, "Peygamber veya büyük bir veli olduğu kabul edilen Hızır isminin Vakıfbank tarafından faizli kredide kullanılması son derece talihsiz bir uygulamadır. Hızır, bereket demektir, ama Vakıfbank bu ismi kullanarak faiz veriyor. Peki "faiz" nedir? Esnafın, sanayicinin, tüketicinin, üreticinin anasını ağlatan bir işlem, bir sistemdir" dedi. Erdoğan, Vakıfbank‘ın "Hızır kredi" adı altında verdiği faizli kredi kapmasındaki Hızır ifadesinin derhal değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Partisinin Sivas İl Teşkilatı‘nın davetlisi olarak geldiği Sivas‘ta, Genişletilmiş İl Divan Toplantısı‘na katılan Erdoğan, burada yaptığı konuşmada ülke gündemini ve partisinin yaklaşımlarını anlattı.
Saadet‘in bu ülkedeki herkesle yüzde 1‘den yüzde 99‘a kadar ortak bir paydada buluşabileceğine işaret eden Saadet Partisi GİK üyesi ve İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan, "Biz bu ülkenin ev sahibi miyiz, kiracısı mıyız? Biz bu ülkedeki herkesi vatan evladı biliyor muyuz? Biz 72 milyonu özde vatandaş kabul ediyor muyuz? Biz siyasetimize, çözümlerimize, geçmişimize, projelerimize güveniyor muyuz? Saadetliler bu soruların hepsine ‘evet‘ diye cevap veririz. Evet, biz bu ülkenin ev sahibiyiz. Biz bu ülkedeki herkes vatan evladı biliyoruz. Biz 72 milyonu özde vatandaş kabul ediyoruz. Ve biz siyasetimize, çözümlerimize, geçmişimize, projelerimize güveniyoruz. Biz genel başkanımıza güveniyoruz" şeklinde konuştu.
Saadet iktidara yakın
Herkesin ilkesinden vazgeçtiği bir ortamda Saadet için yeni alanlar açıldığını ileri süren Erdoğan şöyle konuştu: "Bu ülkenin Başbakanı "Paranın dini imanı olmaz" diyecek kadar farklı bir yöne savrulmuşsa. Bu ülkenin sol partisi her türlü özgürlüğün karşısına dikilmeye ant içiyor ve Kurtuluş Savaşının sembolü çarşafı yırtmayı marifet zannediyorsa. Bu ülkenin Milliyetçi Partisi Doğu Türkistan‘daki zulümlere ses çıkarmıyor ve ülke ekonomisini Kemal Derviş‘in adeta sömürge ekonomisine çevirmesine fırsat veriyorsa. Bu ülkenin başka bir milliyetçi partisi, sokak gösterilerinde kapı, cam, çerçeve indiriyorsa, Saadet Partisi iktidara yakın demektir.
Kendine adil olan zalim olur
Konuşmasında, "İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır" ve "Kendi nefsin için istediğini başkası için de istemedikçe cennete giremezsiniz" hadis-i şeriflerini hatırlatan Erdoğan, "Adalet herkesi gözetmekle olur" diyerek; kendine demokrat olanın diktatörlükten kurtulamayacağına, kendine adil olanın da zalimlikten beri olamayacağına vurgu yaptı.
Siyaset ganimet biriktirme yeri değildir
Siyasetin, ganimet, statü dağıtma, zenginlik sağlama ve mal biriktirme aracı olmadığına işaret eden Erdoğan, "Siyaset, insanların en hayırlısı olmak için insana, toprağa, göğe, doğaya faydalı olma çabası ve gayretidir. Onun için siyaset ‘aklımıza geleni yaparız, bugün öyle yarın şöyle yaparız‘ denilecek bir heva işi değildir" dedi.
Anayasa mahkemesi‘ne iki yeni üye
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yargıtay Üyesi Burhan Üstün‘ü, Anayasa Mahkemesi Yedek Üyeliği‘ne getirdi.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül, Anayasa Mahkemesi Yedek Üyeliği‘ne, Yargıtay Büyük Genel Kurulunca gösterilen üç aday arasından Yargıtay Üyesi Burhan Üstün‘ü seçti. Öte yandan - Alparslan Altan‘ın, Anayasa Mahkemesi yedek üyeliğine seçilmesine ilişkin karar Resmi Gazete‘de yayımlandı.