Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, İslam ı bir hayat nizam olarak gönderen,
hesap gününün hâkimi, Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz
Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve sahabelerine olsun.
Milli Görüş İslamsız saadet olmaz inanışıdır. İslam bir
hayat nizamıdır. Nizam, dirlik ve düzen içinde yaşamak demektir. İslam, dünyada
bütün insanlığın barış içinde yaşamasını mümkün kılacak hak esaslara sahiptir.
Türkiye, İslam dan kopup batıya bağlandığı günden itibaren huzurunu, barış
içinde yaşama imkânını, kardeşlik düzenini kaybetmiştir. Yeniden İslam a
dönmeden de bunları elde etmesi mümkün değildir. İslam, Allah ın rızasını
kazanma yoludur. Allah ın rızasını kazanmak isteyen fert ve tolumlar İslam ın
hem şekline hem de ruhuna uymak zorundadırlar. İslam a uyulmazsa fitneler zuhur
eder ve insanlık helak olup gider. İnsanlık bunun için helake doğru koşuyor.
İslam, faizi haram kılmış, hâkim olan düzen ise faizi ticari bir değer haline
getirdiğinden kanla beslenen vampirler gibi milletin malını, alın terini,
üretimini haksız yere elinden alarak Siyonizm e aktarıyor. İslam, zinayı haram
kılmış, hâkim düzen ise zinayı bir insan hakkı sayıp aile kurumunu tahrip
ediyor ve milletin kadınlarını sokağa döküp çağdaş cariyeler olarak istihdam
ediyor. İslam, kumarı haram kılmış, hâkim düzen ise kumarı millileştirip
piyangolaştırıyor, totolaştırıyor, ganyanlaştırıyor, şeytan işi bu pislik işler
ile millete hayal satarak kasasına milyarlar indirmeyi hizmet sayıyor. İslam
içkiyi haram kılmış, hâkim düzen ise içki içmeyi aydın olmanın ön şartı olarak
gördüğünden, içen, çocuğunu değil, köpeğini seven bir nesil yetiştirmek için
eğitim yapıyor. İslam haksız yere adam öldürmeyi haram kılmışken, hâkim düzen,
dünya Siyonizm inin geleceği için öldürmeye yemin etmiş, dünyayı savaş alanına
çevirmiş, insanlığı barış içinde yaşama nimetinden mahrum bırakıyor. İslamsız
bir dünyada babalar ağlıyor, analar ağlıyor, gençler ağlıyor, kızlar, delikanlılar
ağlıyor, çocuklar ağlıyor velhâsıl bütün âlem ağlıyor. Bizi kim ağlatıyor. Bizi
İslamsız bırakanlar, İslam düşmanı ABD, AB ve Siyonizm ağlatıyor. Bizi ABD nin,
AB nin, Siyonizm in işbirlikçisi siyasetçiler, toplum önderleri, bilim ve film
adamları, gazeteciler, televizyoncular, para ve toprak ağaları ağlatıyor. Bizi,
hevasını ilah edinenler ağlatıyor. Bizi, şuursuz, cihadsız Müslümanlar
ağlatıyor. Allah hevayı ilah edinmeyi haram kılmış, hevayı ilah edinenlerin
arkasından gitmeyi yasaklamıştır. Toplum hevanın peşine düşmüş büyük bir
felakete doğru gidiyor. Milli Görüşe, Saadet Partisine dönmeden kurtulması da
mümkün değildir, çünkü şerden hayır çıkmıyor.
Çıkmaz Sokak
ABD nin öncülüğünde kurulan yenidünya düzeninden saadet
ummak, barış ve huzuru orada aramak boşunadır. AB müktesebatına, batı
kıstaslarına meyledip, üstün Kur an ahlakını bırakıp, batı ahlakına yönelmek
çıkmaz sokaktır. ABD, AB, Siyonizm, nefis ve arzuları ilah edinmişlerdir.
Bunların arkasından gidilmez. Bunların düzeniyle adalet olmaz, Allah ın rızası
kazanılmaz. Ben Müslümanım diyenler nasıl oluyor da, Kur an ı reddedenlerin
düzen ve kanunlarına uyuyorlar Batılı rejimlerin tamamı fitnedir, zulümdür,
ifsattır. Kimi Müslümanların günümüzde yürüttüğü batı yanlısı siyasi, iktisadi
ve ahlaki çalışmalar, onların rejim ve yönetme oyununa alet olmaktan başka bir
şey değildir. Çünkü bu çalışmalar hayra değil şerre hizmet eden çalışmalar
oluyor. Bugün özelde Müslümanlar, genelde insanlar İslam düşmanı dünyanın
birçok isteğine, İslam dan bir dayanağı olmadığı halde, boyun eğmektedirler. Bu
bir zillettir. Onların hevalarına (kanun ve yollarına) uyma diye elçisini
ikaz eden Allah, bu ikazla gerçekte bizleri uyardığını ne zaman anlayacağız
İslâm a kayıtsız ve şartsız teslim olmak yerine, ABD, AB ve Siyonizm in
işbirlikçiliğine soyunan kimseler, derin bir gaflet içindedir. Tarihin hiçbir
döneminde Müslümanlar, düşmanları karşısında bu kadar zelil duruma
düşmemişlerdir. Peygamberimiz insanları İslâm a davet etmiş, ancak İslam
düşmanı müşrik ve münafıkların tehdit ve teklifleri karşısında hiçbir zaman
boyun eğmemiştir. Onların gazabına rağmen Allah ın rızasını gözetmiştir.
Peygamberimiz, MÂİDE SURESİ 49: İnsanlar arasında Allah ın indirdiği ile
hükmet, Onların hevalarına (kanun ve yollarına) uyma, Allah ın sana indirdiği
emirlerin bazısında seni fitneye düşürüp ondan saptırmalarından sakın ayetiyle
emredilen istikametten hiçbir zaman ayrılmamıştır. İnsanlar arasında güç ve
otorite sahibi olduktan sonra Allah ın indirdikleriyle hükmetmemek hevayı ilah
edinmenin vardığı son sınırdır. Bu sınırın imanla hiçbir bağı yoktur. Rabbimiz
buyuruyor, KASAS SURESİ 50: Eğer onlar
senin davetini kabul etmezlerse bil ki onlar, ancak hevalarına uyuyorlar.
Allah tan bir hidayet olmadan hevasına uyandan daha sapık kim olabilir Allah
zalim kavimleri hidayete erdirmez. Allah ın razı olmadığı bir şeye rıza
göstermek İslam ile bağdaşmaz. Bugün
ABD, AB ve Siyonizm in kuyruğuna takılan kimselerin, İslamsız bir hayat
düzenine rıza göstermeleri hidayetsizlikten başka bir şey değildir. ABD nin
hevasına uymak, onları veli ve stratejik ortak edinmek ve dünyaya onların hâkim
olması için yardımda bulunmak, zulmün en büyüğüdür.
Barışa Koşmak
Barış İslam dır, İslam ise barış dinidir. Allah, toptan
barışa, yani İslam a giriniz buyuruyor. İslamsız barış olmaz. Ülkemizde
yürütülen barış süreci İslam ın temel kaidelerine göre yürütülmediği ve bir ABD
planı olduğu için neticesiz kalmaya mahkûmdur. Büyük aileyi parçalamayı
hedefleyen bir anlayış, barışı değil çatışmayı derinleştirir. ABD ve müttefikleri
birlikte yaşamayı esas alan bir zihniyete sahip olmadıkları için tefrikayı
körüklüyorlar. Bunlar kendi saadetleri için uydurdukları hak anlayışı
doğrultusunda dünyayı kana bulamaktan çekinmiyorlar. Bu zihniyette olan ABD ve
müttefikleri 1- Toplumlar arasında fitne ve savaş çıkarmak, terör yapmak, adam
öldürmek, 2- Fikir ve mefhum kirliliği, zihin bulanıklığı, yozlaştırma, kültür
emperyalizmi, 3- İktisadi ve ticari kuruluşlar, 4- İşbirlikçi sermaye, medya ve
siyaset yollarını kullanarak insanlığı kendileri için birer köle haline
getirmenin yolunu yürütüyorlar.
Biz millet olarak barış içerisinde birlikte yaşamak
istiyorsak bunun tek ilacı Milli Görüş tür. Milli Görüş ün esaslarından başka,
barışı sağlayacak bir yol yoktur. Bu sıradan bir şey de değildir. Çünkü Milli
Görüş 1- Maneviyatçı olmak. 2- Kaba kuvveti değil, hakkı üstün tutmak. 3- Nefse
esareti değil, nefis terbiyesini esas almaktır. Milli Görüş; hidayet sahibi
olmak, hakkı hak, batılı batıl olarak görüp bildikten sonra hakka girmek, doğru
yola iletmek, sapıklıktan ve batıl yoldan uzaklaşmak, doğruyu yanlıştan, iyiyi
kötüden, güzeli çirkinden, faydalıyı zararlıdan, adaleti zulümden, ayırt
edebilmektir. Milli Görüş; feraset sahibi olmak, hakta isabet etmek, hayrı şerden ayırabilmektir. Milli Görüş;
dirayet sahibi olmak, en geniş anlamıyla doğru olduğunu bildiği ve hayırlı
olduğuna inandığı şeyi sonuna kadar savunabilmektir. Barış ve kardeşlik ancak
doğru bir hak anlayışıyla gerçekleşebilir. Doğru hak anlayışı Milli Görüşün
savunduğu hak anlayışıdır. İnsanların doğuştan sahip olduğu haklar vardır Bu
haklar; a- Yaşama hakkı, b- Mülkiyet
hakkı, c- İnanç Hürriyeti (4 unsuru ile
birlikte: ifade hürriyeti, öğrenim hürriyeti, örgütlenme hürriyeti, inandığı
gibi yaşayabilme ve ibadet hürriyeti) d- Neslin muhafazası hakkı, e- Aklın
muhafazası hakkı, f- Seyahat, iş tutabilme, meslek seçebilme gibi diğer bilinen
temel insan hakları hürriyetleridir. İnsana bu haklar tanındığı zaman ortada
kavga olmaz, huzur, barış ve kardeşlik olur. Adalet olur. Refah, izzet, şeref
ve onur olur. Bunların hepsi ancak Milli Görüş ile temin edilebilir. Milli
Görüşsüz barış ve saadet olmaz. İzzet sahibi olmak önemlidir. NİSA SURESİ 139:
Müminleri bırakıp da kâfirleri dost ve yönetici edinenler, onların yanında
izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah a
aittir. İzzetin karşıtı zillet tir. Tarihteki şerefli yerimizi almamız ancak
Milli Görüşle gerçekleşir.
Milli Görüş olunca; sürtüşme yerine diyalog başlar,
sömürü kalkar, işbirliği gelir, çifte standart yerine adalet hâkim olur,
ayrımcılık eşitliğe dönüşür, Baskı gider, demokratur yerine istişareye dayalı
gerçek adil düzen gelir. İşte bu sebeplerden dolayı buhrandan kurtuluş ve
saadete ulaşmak her alanda ancak MİLLİ GÖRÜŞ ile mümkündür. Milli Görüş ABD nin
rızasını değil, Allah ın rızasını gözetmektir. Rabbimiz buyuruyor, BAKARA
SURESİ 208: Ey iman edenler! Top yekûn olarak barışa (İslam a) girin. Sakın
şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır. Vesselam.