İslamsız Kürt Devleti Projesi

Abone Ol

"Silahın değil yüreğin güçlü olduğunu ispatlayarak barışı ve esenliği pekiştirelim. Evlatlarımızın, kardeşlerimizin, canlarımızın akan kanlarına dur diyelim" mesajının verildiği saatlerde, PKK terör örgütü Diyarbakırın Silvan ilçesinde bir askerimizi daha şehit etti. Bu saldırı, bir anlamda terör örgütü tarafından zamanlaması itibarıyla "mesaj alındı" şeklinde kendini gösterdi.

Terör örgütünün verdiği en temel mesaj, Türk ve Kürdü bir araya getiren, kökleri yüzyıllar öncesine dayanan, ortak tarih, coğrafya, inanç, kader ve misyon anlayışı üzerine inşa edilen İslam kardeşliğini ret olarak karşımıza çıkıyor.

Çünkü gerçek bir Müslüman Kürdün din kardeşine zarar vermeyeceğini, özellikle de dinimizce kutsal sayılan bayramlardan birinin arifesinde kurşun sıkmayacağını herkes bilir. Tarih bize bunu böyle söylüyor.

Fakat son dönemde yürütülen operasyonlarda bu ortak tarih de bir anlamda hedef alınmış vaziyette. 7 Haziran sonrası patlak veren terör eylemleriyle birlikte bazı "uzmanlarca" yorum adı altında "Türk ve Kürtler arasında duygusal bağ kopmuştur" ya da "kopmak üzeredir" türünden yapılan değerlendirmeler, yeni ve fazlasıyla tehlikeli bir algı operasyonu ile karşı karşıya kaldığımızı göstermektedir.

Çünkü bu türden "tespitlerin" ucu bir iç savaşa kadar uzanmaktadır. Bu tür değerlendirmelerle birlikte iç savaş olasılığına yapılan vurgulardaki artış da bu bağlamda fazlasıyla manidardır. Bu yeni sürecin özellikle dış basın tarafından adeta teşvik edildiği de dikkatlerden kaçmamaktadır. İçeride çok sayıda farklı kimlikler altında cirit atan istihbaratçıların, daha bildik bir tabirle "Kürt Lawrence"lerin varlığı yeni bir aşamaya girildiğini göstermektedir.

Bu algı operasyonunu bozmaya yönelik kilit kurumlardan biri olan Diyanet İşleri Başkanlığının da eş zamanlı olarak hedef haline getirilmesi, hiç bir şekilde tesadüf kavramı ile izah edilemez. O yüzden çok büyük ve sinsi bir oyun ile karşı karşıyayız.

Bu kapsamda Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmezin Doğu ve Güneydoğudaki olaylar konusunda, bu oyunu bozmak için bölgede 500e yakın medrese âlimiyle yaptığı son görüşmenin kendisi bile, bu tespitimizi fazlasıyla destekliyor.

Söz konusu görüşmede, halkın olayları terörden ziyade İslama karşı, hatta daha da ötesi Kürtleri İslamdan koparmaya yönelik kirli bir projenin parçası olarak görmesi ve bunun din âlimleri tarafından ifade edilmiş olması, 12 ilden 120 aşiret lideri ve kanaat önderinin çağrısı ile birlikte göz önünde bulundurulduğunda oldukça önemli bir adım olarak karşımıza çıkıyor.

Burada kilit ifade, hiç kuşkusuz "Kürtlerin İslamdan koparılması" olarak kendisini gösteriyor. Marksist-Leninist bir terör örgütünün son 35-40 yıldır varlığını devam ettirebilmesi, işte bu açıdan oldukça manidar!

Terör örgütünün uluslararası güç odaklarını arkasına alarak başlattığı, sözde bir Kürt devleti vaat ettiği bu saldırıların nihai hedefinin "İkinci İsrail" inşası olduğu artık aşikâr. IŞİD ile mücadele adı altında Ayn el-Arapta (Kobani) hikayesi yazılan ve dört Müslüman devletin tam ortasına monte edilmeye çalışılan "Büyük Kürdistan"ın bölgeye huzur getirmeyeceği ortada. Bunun için kâhin olmaya gerek yok!

Bunun için sözde devletin inşasında kimlerin rol oynadığına bakmak, yeter de artar bile. İçinde İngilizlerin, Almanların, Fransızların, Amerikalıların, İsraillilerin, hatta Kanadalıların bile yer aldığı "kutsal bir ittifak" ile karşı karşıyayız. Bu Evanjelist ittifakın temel hedefi, "İslamsız Kürt Devleti" üzerinden İslamın son kalesi olan Türkiyeyi bölmek, parçalamak.

Geçmişten günümüze Haçlı seferlerine birlikte karşı koyan Türkler ve Kürtler arasındaki bu güçlü bağ ortadan kaldırılmadıkça bunu gerçekleştiremeyeceklerini de gayet iyi biliyorlar. Bu noktada, Kürt gençleri arasında başta Zerdüştlük ve ateistlik olmak üzere her türlü İslam dışı akımın desteklenmesi ve hatta Hıristiyan Misyonerlerin özellikle de göçmenler-mülteciler ağırlıklı yürüttüğü faaliyetler daha bir anlam kazanıyor!

Biliyorlar ki, Kürtleri İslamdan koparmadan bu iç savaşı başlatabilmeleri mümkün değil. Bunu daha önce de denediler. Sevrde boylarının ölçüsünü alanlar, BOPta da gereken cevabı alacaklardır. Bundan kimsenin endişesi olmasın.

"İslamsız Kürt Devleti" projesi kursaklarında kalacak!

Bu vesileyle, değerli okuyucularımın Kurban Bayramını can-ı gönülden kutluyor, sevgi ve selamlarımı sunuyorum.