İslâmiyet’le Alay Edenlerin Alayı Perişan Oldu

Abone Ol

İslâmiyet, Allahu Azimüşşân’ın seçtiği ve beğendiği, bu dünyada insanların ve cinlerin hayat nizamını tanzim eden dinin adıdır. 124 bin peygamberin tebliğ ettiği dinin adı, İslâmiyet’tir. İslâmiyet’in sahibi, Allahu Azimüşşândır. Bu dini gönderen Allahu Teâlâ olduğu gibi, gönderdiği dini koruyan da O’dur.

İnsanlık tarihi boyunca, Allah’ın dinini tebliğ eden peygamberlere karşı çıkan, hatta onlarla alay edenler olmuştur. Allah’ın dinini alay vasıtası yapanlar çıkmıştır. Ancak o alaycıların tamamı perişan olmuş, rezil, rüsvay olmuş, ibretlik bir şekilde ölüp gitmişlerdir. Hz. Nuh Aleyhisselam devrindeki kâfirlerin hali buna en canlı misaldir. O kâfirler, Allah’ın diniyle ve Allah’ın peygamberiyle alay etmişler, küstah bir şekilde Allah’ın azabının üzerlerine gelmesini istemişlerdir. Nuh Aleyhisselam da, “Ya Rabbi o kâfirlerden bir tekini bile sağ bırakma” diye duâ etmiştir. Bu duâdan sonra tufan hâdisesi vuku bulmuş ve kâfirlerden bir teki bile sağ kalmamacasına tamamı boğulup gitmiştir.

Mekke müşrikleri Sevgili Peygamberimiz’le de çokça alay etmişlerdir. Bir defasında Mekke’nin ileri gelenlerinden beş müşrik Peygamber Efendimiz’le alay ederlerken insan suretinde oradan geçmekte olan Hz. Cebrail (as) o beş kâfire dönüp bakmış, bu bakıştan sonra o beş müşrik de hiç ummadıkları bir zamanda başlarına gelenlerle perişan şekilde geberip gitmişlerdir. Biz onların mâcerasını “Meşhur Zâlimler ve Âkıbetleri” kitabımızda anlattık.

Rabbimiz (cc), Hicr Sûresi’nin 95. âyetinde; “İnnâ kefeynâke’l müstehziiyne” [(Seninle) alay edenlere karşı Biz sana yeteriz (alay edenlere karşı biz Sana destek olmaktayız.)] buyurmaktadır.

Bakara Sûresi’nin 14 ve 15. âyetinde münafıkların alaycılıklarından bahsedilmekte ve o alaycıların âkıbetlerinden haber verilmektedir. Bu âyet-i kerimelere meâlen bakalım:
“(Bu münafıklar) mü’minlerle karşılaştıkları vakit ‘(Biz de) iman ettik’ derler. Hâlbuki kendilerini saptıran şeytanları ile baş başa kaldıklarında ise ‘Biz sizinle beraberiz, biz ancak onlarla (mü’minlerle) alay ediyoruz’ derler.
“Gerçekte Allah onlarla istihzâ (alay) eder, azgınlıklarında onlara mühlet verir, bu yüzden onlar bir müddet başıboş dolaşırlar.”

Müslümanlarla en çok münafıklar alay etmişlerdir. Tebük Seferi sırasında o alaycı münafıkların yaptıklarını Rabbimiz meâlen şu şekilde haber vermektedir:

“Münafıklar, kalblerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin mü’minlere indirilmesinden (dâimâ) çekinirler. (Bununla beraber mü’minlerle alay etmekten de geri durmazlar). De ki: Siz alay edin, Allah o çekindiğiniz şeyi ortaya çıkaracaktır. (kalblerinizdekini açığa vuracaktır).” (Tevbe Sûresi / 64)
Buna mümasil pek çok âyet-i kerime vardır. Rabbimiz alaycı münafıkların da, kâfirlerin de perişan olacağını haber vermektedir. Tarih boyunca hep böyle olmuştur. Allah’ın dini ile alay edenler perişan olmuşlardır. Yakın tarihte, Peygamber Efendimiz’le alay eden karikatürler yayınlayan Charlie Hebdo dergisi, Kur’ân-ı Kerim’i yakmaya kalkışanlar perişan olmuşlardır.

Ülkemizde İslâm dinini “ılımlı” hale getirmek, daha doğrusu bozmak için “dinlerarası diyalog”, “hoşgörü” safsatasını icad eden, cenneti ve cehennemi yaratan Allahu Azimüşşan’ın kesin hükümlerine rağmen, kendilerini ilah yerine koyarak Hıristiyan ve Yahudi gibi kâfirlerin de cennete gireceğini söyleyen, “Türkçe Olimpiyatları” diye genç kızlara şarkı, türkü söyletip dans ettiren ve onlarca haramı terviç etmeye çalışan FETÖ’nün başına gelenler gözler önündedir.

İslâmiyet’le, İslâm’ın değerleriyle alay etmeye kalkışanlar akıllarını başlarına almalı. Başındaki kıllar gözükmesin diye başına bir bez parçası bağlayıp vücudunun geri kalan yerlerini açmak, Charlie Hebdo dergisindekinden daha kurnazca tasarlanmış bir alaycılık performansı değil midir? Müslümanlar olarak dinimizle, dinimizin değerleriyle alay edilmesi bizi yaralar, rencide eder. Asıl bu dinin sahibi olan Allahu Azimüşşan’ın alaycılara neler yapacağını düşünmek lazım.