'İslam'ı' Müslümanla buluşturmak

Abone Ol

İslam a göre bir yaşam biçimi elde edebilmek için, nasıl

bir kulluk görevimiz olmalı

Kendimizi Müslüman olarak tanıtmamız, İslam ı

yaşamaya yeterli midir

Bir kimsenin namaz kılıp kılmadığına, oruç tutup

tutmadığına, hacca gidip gitmediğine bakarak hüküm vermek, bizi sağlıklı

sonuçlara ulaştırır mı

Öğrendiğimiz bilgilerle tefekkür edemiyorsak,

İslam ı, evrensel olarak değerlendiremiyorsak,

Kulluk görevimizin yanında, çevremizdekiler için bir şey

yapmıyorsak,

Mensubu olduğumuz dini, toplumsal ve siyasal olarak

yorumlamıyorsak, bilinçli bir İslami bakış açısını yakalamış olur muyuz

İslam la buluşan her Müslüman ın birinci görevi, kulluk

ibadetlerinin yerine getirilmesidir.

Kulluğa yönelik dini ibadetler , her müslümanın kişisel

görevi olduğuna göre, söylenmeden yerine getirilmesi gerekir.

***

Şu halde,

Dini vecibeleri yerine getirmeye çalışan bir kimseye,

bilinçli müslüman diyebilmek için, onun kişisel yükümlülüklerinin ötesinde

bulunan hususlara bakıp ona göre değerlendirme yapmak gerekiyor.

Bu değerlendirme nasıl olacak

Mecburi kulluk ibadetlerini yerine getiren kimse, kendi

nefsini kurtarabilmek için yaptığına göre, o kişi bunların dışında ne yapıyor

ona bakmalı

Allah ın rızasını kazanmak için, ne gibi icraatlar

yapıyor Çevresi için, komşuları için, insanlık için ne gibi faaliyetleri var

Kendisi için istediğini, başkası için de istiyor mu

Gerçek bir Müslümanın, İslam la buluşabilmesi için,

Kişisellikten kurtulup umumi icraatları olması gerekiyor.

Çevresi ve ülkesi hakkında duyarlı olması gerekiyor.

Dünyada olup bitenler hakkında asgari bilgilere sahip

olması gerekiyor.

Yakınında ve uzağında zulme uğrayan Müslümanlar hakkında

hassas olması gerekiyor.

Okuduğunu düşünebilen, öğrendiğini yorumlayabilen ufku

geniş bir Müslüman olması gerekiyor.

***

Bunları söylerken kulluk görevimiz olan,

Namaz kılmak,

Oruç tutmak,

Zekât vermek,

Hacca gitmek,

Haramlardan kaçınmak gibi kişisel görevlerimizi ihmal

edelim anlamını kimse çıkarmasın.

Bu vecibeleri yerine getirirken,

Çevremiz için,

Ülkemiz için,

Bütün insanlık âlemi için bilgimiz, tecrübemiz ve

kabiliyetimiz doğrultusunda yapmamız gereken görevleri de yerine getirme

mecburiyeti vardır.

Günümüz Müslüman ı,

Kapitalizmin,

Liberalizmin,

Teknolojinin,

Bilgisayarın,

Ve

Kitle iletişimin her türlü imkânlarından rahat rahat

yararlanırken yanı başında duran komşusundan da sorumlu olduğunu bilmesi

gerekiyor.

Çünkü,

Yüce Peygamberimizin koyduğu, komşusu açken, tok yatan

bizden değildir düsturunu yerine getirmekle mükellefiz.

Komşumuzu düşünürken, uzağımızdaki insanları da düşünmek

zorundayız.

Hatta

Dünyadaki Müslümanları da düşünmek zorundayız.

Somali de açlıktan ölen,

Filistin, Suriye, Irak da katledilen insanları

düşünmezsek, kişisel kıldığımız namazlarımız ve diğer ibadetlerimiz, kıyamet

gününde bizleri kurtarabilecek mi acaba