İslami muhalefet toplumsal tabanını kaybeder mi?

Abone Ol

İslami muhalefet, düzene değil de şahıslara, gruplara, partilere, ideolojilere veya sadece iktidarlara muhalefet etmeyi bir alışkanlık haline getirdiği sürece toplumsal tabanını kaybetme riski ile karşı karşıya kalır. Çünkü bozuk düzen dışında muhalefet hedefi olarak seçilen her görüş, ideoloji veya şahıs İslami muhalefetin karşısına alıp, uğraşmak zorunda kalacağı büyük bir kitle demektir.

Oysa İslami muhalefetin asıl görevi hangi görüş ve düşünceden olursa olsun bütün kitleleri sadece ve sadece bu bozuk düzen karşısında tek saf haline getirebilmek olmalıdır.  Ancak saf oluşumunda en önemli nokta bu safın duracağı koordinatların da bütünüyle İslami muhalefet tarafından belirlenmesidir. Koordinatları İslami olmayan bir düzlemde oluşturulan saflar sadece ve sadece İslami muhalefetin kendi için saflarının bozulmasına imkan sağlayacaktır.

Koordinatlardaki zemin kayması nedeniyle, kitlelerin nazarında pergelin sabit ayağının durduğu noktada bir şüphe ve güvensizlik oluşması kitleleri harekete geçirebilme yeteneğinin büyük oranda kaybolmasına kapı aralayacaktır.  Camide namaz kılanından meyhanede içki içenine, medresede ilim tahsil edeninden, uzay teknolojisi okuyanına, ev hanımından iş kadınına, asgari ücretlisinden fabrikatörüne ve hatta muhalefetinden düzeni ayakta tutan iktidarına kadar her kesimin düzenden şikâyetçi olduğu bir zeminde, İslami muhalefetin bunu bir fırsat haline çevirememesinin en önemli sebeplerinden birisi düzene muhalefet ruhunun zayıflamasıdır. Bu bozuk düzene değil de şahıslara, gruplara ve partilere muhalefet eden her yapı, zamanla düzeni ayakta tutan diğerlerinden birisi haline gelerek, kitleleri harekete geçirecek muhalif ruhu kaybetmek zorunda kalacaktır.

İslami muhalefet, geçmişte toplumu sürükleyen başörtüsü ve imam hatip hedefleri gibi, Kur’an ve sünnetin diğer emirlerini de kitlelerin anlayacağı dilden siyasi, ahlaki, ekonomik, askeri ve uluslararası hedefler olarak güncelleyen, toplumu heyecanlandıran ve harekete geçiren bir siyaset tarzı üretmeye mecburdur.  Aksi takdirde muhafazakârlığın, ırkçılığın ve beşeri ideolojilerin toplumun önüne koyduğu milli gelir seviyesi, muasır medeniyetler, ekonomik kalkınma, duble yol ve kanalizasyon yapma gibi hedeflerle yarışmaktan başka bir çaresi kalmayacaktır.

İslami muhalefet, özellikle ümmetimizin ve milletimizin yaşadığı, darbeler, ihanetler, terör, savaş tehdidi, ekonomik kriz, buhranlar ve bunalımların çözümü ile ilgili Kur’an ve sünnetin tekliflerini güncel, somut, anlaşılabilir ve pratik siyasi projeler olarak toplumun önüne koyabildiği ölçüde bir umut olma halini sürdürebilir. İslami muhalefet için en büyük tehlikelerden birisi, iktidar hedefi için İslamiliğini bir müddet görünmez kılarak toplumun her kesimine hoş görünme çabasıdır. Ancak İslamiliğin görünmez kılındığı her alanda İslami muhalefetin de görünmez hale gelmesi kaçınılmaz olacaktır. İslami muhalefet için diğer bir tehlike de bütün hedeflerini iktidar olana kadar ertelemesidir. Elbette ki hedefleri gerçekleştirmek için iktidar olmak öncelikli şarttır. Çünkü düzene muhalefet edenlerin söylemlerini eyleme çevirebilecekleri yegâne makam iktidardır.

Ancak unutulmamalıdır ki İslami muhalefeti iktidara taşıyacak olan şey de onun muhalefetteyken yaptıklarıdır. İşte bu yüzden İslami muhalefetin muhalefetteyken yapacağı en önemli işlerden birisi de tüm algılara, baskılara ve ötekileştirmelere rağmen kendini iktidara taşıyacak olan geniş halk kitleleri İslami çözüm önerileri ve projeler konusunda ikna edebilecek aksiyonlar ortaya koyabilmektir.