İslami muhalefet, düzene değil de şahıslara, gruplara, partilere, ideolojilere veya sadece iktidarlara muhalefet etmeyi bir alışkanlık haline getirdiği sürece toplumsal tabanını kaybetme riski ile karşı karşıya kalır. Çünkü bozuk düzen dışında muhalefet hedefi olarak seçilen her görüş, ideoloji veya şahıs İslami muhalefetin karşısına alıp, uğraşmak zorunda kalacağı büyük bir kitle demektir. Oysa İslami muhalefetin asıl görevi hangi görüş ve düşünceden olursa olsun bütün kitleleri sadece ve sadece bu bozuk düzen karşısında tek saf haline getirebilmek olmalıdır.
Camide namaz kılanından meyhanede içki içenine, medresede ilim tahsil edeninden, uzay teknolojisi okuyanına, ev hanımından iş kadınına, asgari ücretlisinden fabrikatörüne ve hatta muhalefetinden düzeni ayakta tutan iktidarına kadar her kesimin düzenden şikâyetçi olduğu bir zeminde, İslami muhalefetin bunu bir fırsat haline çevirememesinin en önemli sebeplerinden birisi de düzene muhalefet ruhunun zayıflamasıdır. Bu bozuk düzene muhalif olmayan her yapı, zamanla düzeni ayakta tutan diğerlerinden birisi haline gelerek, kitleleri hareket geçirecek muhalif ruhu kaybetmek zorunda kalacaktır.
İslami muhalefet, geçmişte toplumu sürükleyen başörtüsü ve İmam hatip hedefleri gibi, Kur’an ve sünnetin diğer emirlerini de kitlelerin anlayacağı dilden siyasi, ahlaki, ekonomik, askeri ve uluslararası hedefler olarak güncelleyen, toplumu heyecanlandıran ve harekete geçiren bir siyaset tarzı üretmeye mecburdur. Aksi takdirde muhafazakârlığın ve beşeri ideolojilerin toplumun önüne koyduğu milli gelir seviyesi, muasır medeniyetler, ekonomik kalkınma, duble yol ve kanalizasyon yapma gibi hedeflerle yarışmaktan başka bir çaresi kalmayacaktır.
İslami muhalefet, özellikle ümmetimizin ve milletimizin yaşadığı, darbeler, ihanetler, terör , savaş tehdidi, ekonomik kriz, buhranlar ve bunalımların çözümü ile ilgili Kur’an ve sünnetin tekliflerini güncel, somut, anlaşılabilir ve pratik siyasi projeler olarak toplumun önüne koyabildiği ölçüde bir umut olma halini sürdürebilir.
İslami muhalefet için en büyük tehlikelerden birisi de bütün hedeflerini iktidar olana kadar ertelemesidir. Elbette ki hedefleri gerçekleştirmek için iktidar olmak öncelikli şarttır. Çünkü düzene muhalefet edenlerin söylemlerini eyleme çevirebilecekleri yegâne makam iktidardır.
Ancak unutulmamalıdır ki İslami muhalefeti iktidara taşıyacak olan şey de onun muhalefetteyken yaptıklarıdır. İşte bu yüzden İslami muhalefetin muhalefetteyken yapacağı en önemli işlerden birisi de tüm algılara, baskılara ve ötekileştirmelere rağmen kendini iktidara taşıyacak olan geniş halk kitlelerini İslami çözüm önerileri ve projeler konusunda ikna edebilecek aksiyonlar ortaya koyabilmektir.
İşgal edilmiş, yakılmış, yıkılmış İslam coğrafyasının, soykırıma uğramış, katledilmiş, iffeti kirletilmiş ümmetin, faizin ve ahlaksızlığın pençesinde çırpınan kitlelerin İslami muhalefetin iktidara geleceği günleri bekleyecek ne mecali ne de zamanı kalmıştır. İşte bu nedenle İslami muhalefet bir yandan iktidar hedefleri için canla başla çalışırken bir yandan da tüm bu olup bitenlere muhalefetteyken de dur diyebilecek ya da en azından bir kısmına engel olabilecek yol ve yöntemler üretme, mekanizmalar kurma peşinde olmalıdır.
İslami muhalefetin iktidar olmadan da gerçekleştirebileceği projelerle ilgili başka bir makale de buluşmak duasıyla…