Yediklerimiz bizim tenimizi ve kanımızı etkiliyor. Hastalanmamıza sebep olduğu gibi hastalıktan iyi olmamıza da sebep oluyor.
Aynı yaşta, aynı kiloda ve aynı boyda olan iki delikanlıya aynı yemekler verilse, ancak birisinin yemeğine azar azar uyuşturucu koyulsa bir zaman sonra bu delikanlı farkına varmadan uyuşturucu bağımlısı olur.
Hayatında hiç uyuşturucu görmemiş, duymamış, ne olduğunu bilmeyen bu delikanlı o yediği yemeğe bağımlı olur ve hareketleri de dengesiz olur.
Midemize girenler bizim dengemizi veya dengesizliğimizi belirlerken ya beynimize, gönlümüze girenlerin bizdeki etkisi nasıl olur
İşte onun içindir ki Kur an-ı Kerim in ilk inen ayeti "Yaratan Rabbinin adıyla oku" diye başlamıştır. (Alak, 1)
İlim, iman, amel, helal gıda ile bir ömür boyu yolculuk yaparken ilmin Rahmani olmasına dikkat etmemiz için "Rabbin adıyla oku" denmiştir. İlmin şeytani olması durumunda uyuşturucu alan adamın dengesizliğinden daha tehlikeli olaylar meydana gelir. Uyuşturucu alan yalnız kendisine ve çevresine zarar verir.
Ama inkar üzerine kurulmuş bir ilim ise şehirlerin, bir ülkenin veya ülkelerin felaketini hazırlar. Örnek, çok iyi eğitim aldığına inanılan Amerikalı yöneticiler, her gün kaç tane insanın kanına girdiklerinin sayısını bilemez hale geldiler.
Kur an a göre kendisini ayarlamaya çalışan bir Müslüman "İsra" suresinin 44 üncü ayetini okuyunca, göklerde ve yerde her şeyin Allah ı tesbih ettiğini, kendi diliyle tesbih ettiği için bizim anlayamayacağımızı öğrenir.
"En am" suresinin 38 inci ayetini okuyunca yerde yürüyen, gökyüzünde uçan her canlının bizim gibi ümmet olduğunu öğrenir.
Öğrenince ne olur Yunus gibi:
"Dağlar ile taşlar ile
Çağırayım Mevlam seni
Seherlerde kuşlar ile
Çağırayım Mevlam seni"
der ve taşın da atan bir nabzı olduğunu bilir de onun da nabzını tutmaya çalışır. Onu dahi israf etmez.
Veya Şeyhülislâm Ebu-s- Suud Efendi gibi, bir tarafta görevini yaparken, öbür tarafta Kur an ı tefsir ederken öbür tarafta aşılama yoluyla "Nur-u Adn=cennet nuru" isimli lâle üretir.
Cemil olan Allah ın cemaline aşık olan ninelerimiz, uçkurlarının ucuna bile gül nakışı konduracak kadar bile zevkleri incelmiş.
Günümüz eğitiminden kana kana içen kızlarımız ve erkeklerimiz, yüzlerce insanın yaralanmasına sebep olan bombaları kendi halkının üzerine atmaktan, arabaları yakmaktan zevk alır hale gelmiş.
Kur an eğitiminden geçen ecdadımız lâle türleri üretirken, bugünkü eğitimden geçen gencecik delikanlılarımız bir tarafta insanlara ve dükkânlara zarar verirken öbür tarafta lâleleri de elindeki tahta parçasıyla döverek kameralara poz veriyor. Kur an eğitiminden geçenler kır çiçeklerini şehre indirerek şehirleri süslerken bugünkü eğitim, çiçek gibi çocukları dikenleştirip dağa çıkarıyor.
Biz, Yaratanın ülkesinde Yaratıcının kitabına bakarak taşların, kuşların, çiçeklerin, böceklerin, denizlerin, yıldızlarında zikrettiğine inanarak yürüdüğümüzden hiçbir varlığa zarar vermeyiz.