İslam?a Yönelik Saldırılar

Abone Ol

Günümüzde İslam a yönelik en büyük fikri saldırılar

şunlardır.

1. Mezhepsizlik Akımı

Burada amaçlanan sünni inancı çökertip, Müslümanları

köksüz hale getirip yeni fikirlere açık hale getirmek. Çünkü Sünni düşünce

İslami düşüncenin ana omurgasını oluşturmaktadır. Bu Ana omurga çökertildikten

sonra her türlü saldırıya açık hale gelmiş olacağız.

Aslında ilk yapılan saldırılar mezhepler üzerinden oldu.

Mezheplerin İslam ı daralttıkları ve gereksiz oldukları propagandası yapıldı.

Ardından özellikle Ebu Hanife ye yönelik eleştiriler yapıldı. Mezheplere

saldıranlar, Kitap ve Sünnet i savunma kılıfı altında saldırılarını

yoğunlaştırdılar. Bu saldırılar sonucu birçok genç ifsad oldu.

Gençler, mezhepleri kabul etmeyerek aslında tüm köklerini

inkâr ettiklerini ve 1400 yıllık birikimlerini yok saydıklarını görmediler.

Mezheplerin kabul edilmemesinin, bizi yeniden ictihadlara ve usul kurmaya

yönelteceklerini görmediler. Çünkü mezhepleri kabul etmeyenler, İslam ı sadece

özel hayata ve ibadetlere münhasır kıldıklarının farkında değildiler. Mezhepler

sayesinde İslam ın bir devlet ve hukuk doktrini olduğunu unuttular. Devlet

kurulduğunda hangi hukuk, ekonomik ve siyasi doktrin uygulanacaktı Gelişmiş

bir alt yapımız var mıydı İşte bunun cevabı mezheplerde gizliydi. Ama

mezhepleri kabul etmeyenler, İslam ı sadece bir ahvali şahsiye ve ibadetlere

münhasır kılarak aslında sekülerleştirdiklerin farkında değildiler. Çünkü

yapılan işler İslam adına yapılıyordu. 

2. Hadis Ve Sünnet Düşmanlığı

Buradan amaçlanan Müslümanları Resulullah tan ve ortak

bir yaşam kültüründen uzaklaştırmaktır. Ayrıca, Resulullah ve hadis etrafında

şüpheler oluşturarak, Müslümanların hadislere olan güvenini zayıflattıkları

gibi, Resullahın da örnek insan olma modelini yok etmeyi amaçlamaktadırlar.

Bunların çoğu fikirlerini çok güzel boyamaktadırlar.

Resulullahın da insan olduğunu ve hata yaptığından başlayarak onu Müslümanların

gözünde düşürdükleri gibi sıradan bir insan mevkiine indirmektedirler. Hiç şunu

düşünmezler mi Allah neden milyarlarca insan içinden onu seçti Resullerin

manevi boyutu yok mu

Onlar, Sünnetleri ve hadisleri kabul etmeyip bize Kur an

yeter diyorlardı. Bunlara biz Kur aniyun diyoruz ve bu düşünce de aslında kökü

dışarıda olan bir düşünceydi.

Sünnetlerin/hadislerin devreden çıkması İslam ı

savunmasız kılacağı gibi Kur an ı bazı aklı evvellerin heva ve heveslerine göre

yorumlanması tehlikesini de barındırmaktadır. Çünkü hadis ve sünnet aslında

Kur an ın bir tefsiridir. 

3. Mealcilik

Buradan amaçlanan Sadece Kur an ı öne sürmek ama asıl

amaçları, tüm kaynakları yok ettiklerinden Kur an-ı kendi heva ve heveslerine

göre yorumlamaktır. Bu fikir de bize Oryantalistlerin ve özellikle İngiliz

istihbaratının çalışmaları sonucu gelmiştir. Zaten fikrin ilk ortaya çıktığı

Hindistan ve Mısır bölgesine baktığımızda buraların birer İngiliz sömürgesi

olduğunu görüyoruz. Bu da çalışmanın İngilizlerin eşliğinde yapılmış olup,

İslam dünyasını dönüştürme ve aslında Kur an a yöneltme adı altında Kur an dan

uzaklaştırma, dejenere etme ve tahrif etme çalışması olduğunu göstermektedir.

Kur an a dönelim ve bize Kur an yeter diyenlerin bu

çalışmanın uğrayacağı nihai nokta Kur an ın da eksik ve hatalı olduğu

şeklindeki bir düşünce ve hedeftir. Daha sonra ibadetler ortadan kalkacaktır.

Çünkü onlar; diyecekler ki Kur an da namaz kılın (salat ın kelime anlamı dua)

biz de dua ediyoruz diyerek, namazı terk edecek ve budistler gibi meditasyon

(yani dua) yapacaklar. Namaz vakitlerini de azaltacaklar. Hac, sadece kutsal

yerlere ziyarettir diyerek hacı da kaldıracaklar. Böyle böyle İslam ın tüm ana

damarlarını koparacaklar.

Yani Hadisleri ortadan kaldırmak bizi İslam dan

koparacaktır.

Yani mealciliği kabul ettiğinizde önce aklını kendine put

edinen bazı heva ve bidaat sahibi insanları kendinize rehber edinmiş olacak,

Allah Resulü, sahabe ve müçtehit imamlar yerine başka insanlara tabi

olacaksınız. Sonra da ayetleri işinize geldiği gibi yorumlayacaksınız. Din

oyuncak olmuş olacak. Cahil insanlar bile konuşmuş olacak, insan sayısı kadar

fikir ve mezhep ortaya çıkacak, fikirsel anarşi doğacaktır.

4. Dinden uzaklaştırma

Sonraki aşama da Kur an da da eksiklikler ve yanlışlıklar

varmış diyeceksiniz. Bunu dedikten sonraki nihai son vuruş da İslam ın sahih

olmadığı şeklindeki dinsizliktir. Şu anda zaten bu konudaki çalışmaların

işaretleri verilmektedir. Hatta bu konuda çalışanlar yeri geldiğinde ilahiyatçı

ve prof etiketiyle karşımıza çıkabilmekte ve talepler çok masum

gözükebilmektedir.

Zaten bütün amaç budur.

İslam ı yok etmek veya etkisiz hale getirmek için İslam boyası

ile İslam a saldırıdır.

Sonuç Olarak

İslam a yönelik saldırılar bitmez. Bu saldırılara karşı

dikkatli olalım. Bu saldırılar önlemenin yolu, sahih akideye mensup insanların,

uzmanların, âlimlerin, akademisyenlerin örgütlenip insanlara tebliğ görevini yerine

getirmeleridir. Makam, mevki ve para peşinde koşmayı bırakıp biraz da din ve

iman peşinde koşmalıdırlar. Çünkü İslam düşmanları gece ve gündüz

çalışmaktadırlar. El birliği ile tebliğ görevi yerine getirilmelidir. Kitaplar,

gazeteler, dergiler, internet sayfaları, televizyonlar, eğitim kurumları

oluşturulmalı, gerekirse Resulullahın yaptığı gibi tebliğ için seferber

olmalıdırlar. Yoksa tüm toplum vebal altına girecektir. Çünkü tebliğ görevi her

ne kadar farzı kifaye ise günümüzde bu farzı kimse yerine getirmediğinden

herkes günahkâr olmuştur.