İslam’a, itibar edilmezse…

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Ey akıl sahipleri, yaşanılan zilletin, cehaletin, karanlığın, zulmün ve rezilliğin sebebi nedir, bilir misiniz? Bütün rezilliklerin, cehaletin, karanlığın, zulüm ve zilletin tek sebebi, bir saadet düzeni olarak İslam’ın yaşanmıyor olmasıdır. İslam; Allah’ın ilk insandan son insana kadar gelecek bütün kişilere, bütün toplumlara ve bütün çağlara gönderdiği din ve düzen olmasına rağmen, bu asrın fert ve toplumları, onu hayatın tamamına ikame etmekten kaçıyor. Hâlbuki insanın, dünya hayatında itibar edeceği tek din ve düzen İslam’dır. İslam; Allah’ın insanlar için seçtiği adil ve saadet düzeninin özel adıdır. İslam; insanın Allah’a teslim olmasının yoludur ve insanla Allah’ın arasındaki tek sağlam bağdır. Mutluluğun, barışın, adalet ve refahın, şeref ve izzetin sağlandığı yaşama biçimidir. Allah insanlara İslam’ı, dünya ve ahiret saadetini kazansınlar diye ikram etmiştir. İslam; imanla birlikte tam bir teslimiyeti, barış ve güvenliği de ifade eder. İslam; bütün peygamberlere gönderilen tek dindir. Allah’ın İslam adını verdiği bu hak din, Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) ile kemale ulaşmış, bütün hükümler açısından tamamlanmış, bütün ilkeleri Peygamberimiz (S.A.V.)  tarafından açıklanmış bir hidayet yoludur. Allah katında geçerli tek din ve düzen İslam’dır ve Allah’ın rızasıdır. Allah, bu din ve düzene inanıp hayatına ikame edenlere Müslüman adını Allah vermiştir. Peygamberlerin hepsi Müslüman’dı ve o peygamberler insanları yalnızca İslam’a davet ettiler. Hz. Adem’in, Nuh’un, İbrahim’in, Musa ve İsa’nın da teslim olup davet ettiği ve yaşadığı din İslam’dır. Kâinattaki bütün varlıklar mülkün sahibine teslim olmuşlar, barış ve güvenlik içerisinde hayatlarını devam ettiriyorlar. İnsanlar da İslam’ı kendilerine hayat düzeni, yaşama biçimi yaparlarsa, aynı sonucu elde ederler ve bu toplum selam toplumu olmuş olur.

İSLAM’A TESLİM OLAN

İslam’a teslim olan, inanan kimse tevhit ehlidir, hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmaz. Şirkin büyük bir zulüm olduğunu bilir. Müslüman; iman eden mümindir, mümin de İslam’a teslim olmuş Müslüman’dır. İslam’a teslim olan bir kimse, gazaba uğramış Yahudiler ile sapıtmış Hıristiyanların milletine, düzen ve birliğine tabi olmaz. Faizci kapitalist düzeni benimseyip yürütmez. İslam’ın haram kıldığı domuzu, kasaplık hayvan haline getirerek alım ve satımını yapmaz. Kumarı, içkiyi, zinayı meşrulaştıracak adımlar atmaz. İnsanların mallarını haksız olarak elinden alıp kendisine servet yapmaz. Kur’an ahlâkı yerine Batı ahlâksızlığını ikame etmez. Kadını istismar ederek, annelik vasfını elinden alarak aile kurumunu tahrip etmez. İslam’a teslim olan bir kimse, zalimleri, stratejik müttefik edinmez. Kur’an esaslı bir eğitim yerine, inkârcı materyalist bir eğitimi tercih ederek Müslüman milletin evlatlarını İslam’dan ve adil düzeninden uzaklaştırmaz. İslam’ın yerine beşeri din ve düzenleri, faizci kapitalizmi ikame edip bu milleti ırkçı emperyalizmin kul ve kölesi yapmaya çalışanlar, Kur’an’ın hükmüyle ya inkârcı ya da zalim ve fasıklardan olurlar. İslam’a teslim olan kimse, İslam’ın adil düzeni yerine, faizci kapitalizmi ikame ederek yeryüzünde bozgunculuk yapmaz, fesat çıkarıp kadını ve tarlayı, tohumu, insan neslini helak etmez. İslam’a teslim olan kimse, bütün insanlık saadet bulsun diye “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya” kurmak için malıyla canıyla mücadele etmekten imtina etmez. İslam’a teslim olan kimse, “önce ahlâk ve maneviyat” esasından taviz vermez. Hakkın hak anlayışını gözeterek iş yapar. İslam’a teslim olan kimse, İslam itikadından, akaitten, ahlâk ve ahkâmından ayrılmaz. Sureti haktan gözüküp münafıklık yapmaz. İslam’a teslim olan kimse samimi olur, adil ve dürüst olur, Allah’ı tazim, fert ve topluma şefkat eder. Kesinlikle zalimlerden olmaz. En büyük zulüm, fert ve toplumu İslam ve düzeninden mahrum bırakmaktır.

KAFASI KARIŞIK OLANLAR

Şeytanın hile ve tuzaklarından kurtulmak, müstakim olan İslam yolunda yürümek içi Kur’an’a, sünnete ve salim fıkha itibar edip tabi olmak gerekir. Sapıtmamanın yolu, Allah’ın hidayetine tabi olmaktır. Kafası karışık olanlar, bu konuyu ciddiye almıyorlar. Bunun için de İslam’ı güncelliyorlar, şartlara göre, helali haram, haramı helal ilan edebiliyorlar. Faiz diyorsun, eskiden de vardı diyorlar, zina, içki, kumar diyorsun, bunlar birden düzelmiyor diyorlar. Pekâlâ, fert ve toplumu bu kötülüklerin şerrinden korumak için sen ne yapıyorsun dendiğinde, ona da sıra gelecek, her şeyin bir vakti var deyip Allah’a samimi bir kul olmaktan kaytarıyorlar. Dış güçleri bahane ederek, iç güçlere teslim oluyorlar ve her günah ve kötülüğü rahatlıkla işliyorlar. Ey kafası karışık adam, İslam’ın yarısı kendisi olmaz. İslam bir bütündür ve mükemmeldir. O’na bir şey ilave etmek, ondan bir şeyi çıkarmaya kalkışmak yapanı İslam’dan eder. Bu işin şakası olmaz.

GERCEK OLAN

Gerçek ve hak olan din ve düzen İslam’dır. Milli Görüş, bu inanca sahip olmaktır. Hz. İbrahim’in duasını hatırlayalım. Bakara 128: “Ey Rabbimiz, bizi sana teslim olanlardan/Müslümanlardan kıl, neslimizden de sana teslim olan Müslüman bir ümmet çıkar, bize ibadet yerlerimizi göster, tövbemizi kabul et, zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.” Bu dua, bize yolumuzun ne olması gerektiğini gösteriyor. Allah katında gerçek din ve düzen İslam’dır. Kim İslam’dan başka bir din ve düzen ararsa, ondan bu din ve düzen asla kabul olunmaz. Allah kimin gönlünü İslam’a açmışsa o, Rabbinden bir nur ve istikamet üzerinde olur. İslam’a çağrılırken, Allah’a karşı yalan uyduran her kimse katıksız bir zalimdir. Allah, zalimler topluluğunu hidayete, doğru yola erdirmez. Selam hidayete tabi olanlara…