Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, İslam ülkelerinin sahip olduğu potansiyelin tam olarak hayata geçirilmediğini belirtirken, ‘‘Bu manzarayı değiştirmemiz, dünya siyasetinde de daha fazla söz sahibi olmamız gerekiyor‘‘ dedi.
İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) üye ülkeleri tarafından oluşturulan İslam Ülkeleri Standardlar ve Metroloji Enstitüsü‘nün (SMIIC) 1. Genel Kurul toplantısı, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) konferans salonunda başladı.
Kuran-ı Kerim okunmasıyla başlayan toplantının açılışında, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün konuşma yaptı. Ergün konuşmasında, dünya ülkeleri arasındaki ortak faaliyetlerin çok büyük oranda arttığını ve küreselleşme nedeniyle coğrafi sınırlardan bağımsız bir şekilde ülkelerin kaderlerinin birbirine bağlandığını belirtti.
Standartlar ekonomide ortak dili oluşturuyor
Ülkelerin standardizasyon, belgelendirme ve deney pratiklerindeki farklılıkların da ticaretin önündeki başlıca teknik engeller arasında yer aldığını ifade eden Nihat Ergün, zira standartların değişik kültürlerden gelen alıcı ve satıcılar arasında ortak dili sağladıkları için önemli olduğunu söyledi. Ergün, ‘‘Nasıl bugün İngilizce dünyanın hemen her yerinde ortak bir dile dönüşme noktasında ise standartlar da alıcı ile satıcılar arasında ortak bir dil görevi görmektedirler‘‘ diye konuştu. Bakan Ergün, standartların sadece ülkeler arasındaki ticaretin kolaylaştırılmasını sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda ürünün emniyet ve sağlık gibi özellikleri hakkında da bilgilenilmesini sağladığını kaydetti.
Üretime dayalı ekonomiler kurulmalı
İslam ülkelerinin sahip olduğu potansiyeli tam olarak hayata geçirmediğini ifade eden Ergün, konuşmasına şöyle devam etti: ‘‘Bu manzarayı değiştirmemiz, dünya siyasetde de daha fazla söz sahibi olmamız gerekiyor. Zira bizim güçlü olmamız dünyanın hemen her yerinde yaşanan birçok adaletsizliğe de son verecektir. Sahip olduğumuz güçlü gelenek bize ekonomi ile ahlakın birbirinden kopuk alanlar olmadığını gösteriyor. Bugün belki de dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, ekonomi ve ahlak bütünlüğünün yeniden sağlanmasıdır. İslam ülkeleri olarak güçlü ekonomiler tesis etmemizin yolu üretime dayalı modellerden geçiyor. Başka ülkeler tüketim veya spekülasyona yönelik ekonomiler kursalar bile biz üretime dayalı ekonomiler kurmak mecburiyetindeyiz. SMIIC‘in yapacağı çalışmalarla ülkelerimizin üretim ve ticaret potansiyelini ciddi oranda artıracağına inanıyorum.‘‘