İslam ülkeleri ortak para birimi mümkün mü? (1)

Abone Ol

Para bir değişim ve değer biriktirme aracı olarak binyıllardır kullanılmaktadır. Her ne kadar bize, parayı “M.Ö. 6. Yüzyılda Lidyalılar keşfetmiştir” diye öğretilmiş ise de, yazılı tarihin ilk dönemlerinden itibaren buğday, gümüş ve daha sonra da altının para olarak kullanıldığını biliyoruz. Mezopotamya uygarlıklarında M.Ö. 2. binyılda belli ağırlıkta gümüşün, çubuk veya halka şeklinde işlenerek para olarak kullanıldığını, hatta bu paralarla Asurluların Hititler öncesi dönemde Anadolu’da ticaret yaptıkları bilinmektedir. O dönemde şekel diye adlandırılan ölçü birimleriyle ölçülen bu gümüş paralar tüm Önasya’ya yayılmıştır. Muharref Tevrat’ta da şekel ağırlığıyla gümüş tutarlarından bahsetmektedir. Bugün İsrail devletinin resmi para biriminin adı da bu nedenle şekeldir.

Peygamber Efendimiz döneminde Hicaz bölgesinde; Bizans paraları, daha önceki Roma İmparatorluğu’ndan kalan bir isimle, yani dinar adıyla, kullanılmaktaydı. Altın para olarak kullanılan bu paraların yanında gümüş Bizans drahmosları da -Araplar tarafından dirhem olarak adlandırılmaktaydı- kullanılmaktaydı. Her ne kadar hem Asrı Saadet hem de Dört Halife döneminde Müslümanların kendileri tarafından darp edilmiş paralar bulunmasa da, para kullanımına belirli bir düzen verilmiş, Hz. Ömer Efendimiz döneminde altın dinar ve gümüş dirhemin ağırlıklarına belli bir standart getirilmişti. İslam dünyasında Müslümanlar tarafından darp edilen ilk para, Emevi dönemine aittir. Üzerinde Kelime-i Şehadet yazan altın dinarlar ve gümüş dirhemler,  Fransa sınırında Pirene Dağları’ndan, Çin sınırında Hindikuş Dağları’na kadar olan geniş bir coğrafya da kullanılmıştır.  İlk dönem İslam alimleri de paranın “değişim aracı” ve “değer biriktirme aracı” olma özelliklerinin farkındaydılar. Para ve paranın cinsi ve kullanımına ilişkin birçok fetva günümüze kadar ulaşmıştır.

Paranın bu tarihsel gelişiminin ve belirli para birimlerinin yaygın olarak kullanılmasının ardında ticaretin hızla gelişimi ve büyüyen ekonomilerin etkileri bulunmaktadır. Asurlular döneminde belirli ağırlıkta gümüş çubuklar tüm Önasya’da standart haline gelmiş, Roma İmparatorluğu döneminde tüm Akdeniz havzasında altın dinariuslar ortak para birimi olmuştur. Ortaçağ Avrupa’sında Floransa şehrinden ismini alan altın florinler, Venedik şehrinin dükleri tarafından darp edilen düka altınları, tüm Akdeniz havzasında Osmanlı İmparatorluğu’nun gümüş akçeleri yanında kullanılmıştır.

Kağıt paranın kullanımının yaygınlaştığı ve merkez bankalarının sayılarının hızla arttığı 20. yüzyıla kadar olan dönemde, özellikle 19. yüzyılda Avrupa’da birkaç para birliğinin oluşturulduğunu görmekteyiz. Bu para birlikleri daha çok aynı paranın kullanımından ziyade belirli ağırlık ve standartta altın ve gümüş paraların farklı ülkelerde kullanımını içermekteydi. Bu para birliklerine örnek olarak, 1865-1927 yılları arasında; Fransa, İtalya, Belçika, İsviçre, Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve San Marino’yu içine alan, ülke paralarını 0,29 gr. altın veya 0,45 gr. gümüşe endeksleyen “Latin Para Birliği”, 1873-1914 tarihleri arasında İsveç, Norveç ve Danimarka arasında 0,403 gr. altına endeksleyen “İskandinav Para Birliği” verilebilir.

20. yüzyılın üçüncü çeyreğine kadar olan dönemde daha çok sömürge ülkelerinde benzer para birlikleri görülmektedir. Örneğin; 1959-1966 yılları arasında eski İngiliz sömürgeleri olan Bahreyn, Katar, Umman ve Kuveyt’de kullanılan, Britanya İmparatorluğu’nun Hindistan’da bastırdığı ve sonrasında bu ülkelerde kullanılmaya devam eden Körfez Rupisi gibi. Ancak 20 yüzyılda gerçek ve tek para birliği hepimizin çok yakından bildiği Avrupa Para Birimi Euro’dur. Avrupa Birliği ülkeleri ortak bir merkez bankası kurarak Euro Bölgesi olarak adlandırılan AB ülkelerinde tek bir para birimine geçmişlerdir. Euro Bölgesi değerli metallerin para olarak kullanımın terk edildiği modern dönemdeki ilk ve tek başarılı para birliğidir.

Peki, İslam ülkeleri arasında ortak bir para biriminin kullanımı mümkün müdür Abbasi döneminin sonlarından bu yana, maalesef İslam Dünyası’nda ortak bir para biriminin kullanıldığını söylemek mümkün değildir. İslam coğrafyasında özellikle Osmanlı, Safevi ve Babür İmparatorlukları’nın siyasi ve askeri olarak gerilemesiyle birlikte, ekonomik ve ticari faaliyetler de hızla gerilemiş, İslam ülkelerinin sömürgeleştirilmesi ve çöken Osmanlı İmparatorluğu ile İslam ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler neredeyse sıfırlanmıştır.

Ancak 20 yüzyılın ortalarında sömürgecilik döneminin bitmesi ve birçok İslam ülkesinin bağımsızlığa kavuşması, az da olsa İslam ülkeleri arasındaki ekonomik faaliyetleri canlandırmıştır. Ancak halen birçok İslam ülkesinin dış ticaretinde diğer İslam ülkelerinin payı oldukça düşüktür. Peki, ortak bir para biriminin ana amacı ne olmalıdır Öncelikle bu soruya paranın bir değişim aracı olduğunu ve mal ve hizmet mübadelesi için kullanıldığı şeklinde cevap vermemiz gerekir. Bu nedenle İslam ülkeleri arasında kullanılacak ortak bir para biriminin ana işlevi, İslam ülkeleri arasındaki dış ticaret hacmini artırmak olmalıdır. Eğer bu tür bir projeye sadece siyasi prestij elde etme amacıyla başlanırsa pratikte çok fazla mesafe alınması mümkün olmayabilir.

Peki ortak bir para birimi oluşturmak için öncelikle ne gerekir Euro örneğine baktığımızda, ortak para birimi projesinin her şeyden önce “Tek Bir Avrupa Vizyonu” çerçevesinde yürütüldüğü bilinmelidir. Bu nedenlerle eğer İslam ülkeleri arasında ortak bir para birimi oluşturulacak ise bunun vizyonu da benzer nitelikte olmalıdır. Ortak bir para birimi için öncelikle İslam ülkelerinin devlet ve hükümetlerinin ortak bir vizyona ve kararlılığa sahip olmaları gerekmektedir. Bu ortak bakış açısı oluşturulursa yolun yarısı alınmış demektir. Peki daha sonra ne yapılmalıdır

Modern çağda bir para birimi, bir merkez bankası tarafından ihraç edilen kıymetli bir evraktır. Bu nedenle 57 İslam ülkesinin merkez bankalarının ortaklığıyla “İslam Ülkeleri Merkez Bankası” kurulmalıdır. Finansal açıdan böyle bir merkez bankasının kurulması, bugün İslam ülkeleri için, özellikle petrol zengini Arap ülkeleri için çok zor olmayacaktır.  Peki, çıkarılacak paranın ismi ne olmalıdır Kanaatimce böyle bir para biriminin adı, klasik İslam Medeniyeti döneminde kullanılan, her ne kadar Latince kökenli olsa da dinar olmalıdır. Peki böyle bir merkez bankasının yapısı, varlıkları, rezervleri, kur politikası vb. reel işlevleri nasıl olmalıdır Bunu da bir sonraki yazımızda ele almaya çalışacağız.