Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c) a hamd
ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve
sahabelerine olsun.
İslam ile savaşanların varlığını Kur an bize haber
veriyor. TEVBE 32: Allah ın (İslam) nurunu ağızlarıyla (çeşitli vasıtaları
kullanarak) söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler hoşlanmasalar da, Allah
nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez. İslam ile savaşanlar, kimdir bunlar
Bunlar; İslam ı reddeden inkârcılar, İslam a denk düzen icat eden müşrikler,
inkârcı ve müşrik kuvvetleri dost ve veli edinen işbirlikçi münafıklardır. Bu
üç zümre, İslam ile savaşmak konusunda ittifak etmişlerdir. Günümüzde İslam a
karşı yürütülen bu savaşın liderliğini ABD ve İSRAİL birlikte yapmaktadır.
AVRUPA BİRLİĞİ, RUSYA, ÇİN ve diğer batılı ülkeler de, İslam düşmanı cephenin
aktif unsurlarıdır. İslam ülkelerinin kimi yöneticileri de, bu karanlık savaşı
yürüten bu kuvvetlere lojistik destek sağlamaktadırlar. BATIL cephesi,
üstlendiği görevini kusursuz yapmaya, İslam âlemini darmadağın ve etkisiz hale
getirmeye çalışıyor ve bunun için bütün FİTNE kanallarını kullanıyor. İslam
düşmanlarının kullandığı fitnelerden birisi de İslam a karşı İslam fitnesidir.
İslam coğrafyasında yaşanan VEKÂLET savaşları, bu fitnenin tipik
örneklerindendir. Peygamberimiz haber veriyor: Ardınızda fitneler olacaktır. O
zaman mal çoğalacak, Kur an açılacak, mümin, münafık, erkek, kadın, köle, hür,
küçük, büyük herkesin elinde Kur an olacak. İçlerinden biri şöyle diyecek:
Neden bana onlar tabi olmuyorlar Ben Kur an okuyorum, yine de kimse bana
uymuyor. Ben onlara Kur an dan başka bir şey uydurmadıkça bana uymayacaklar.
Böyle bir kişinin uydurduklarına tabi olmaktan sakının. Zira onun ortaya
attıkları dalalet ve sapıklıktır. Ben sizi bilgili kimselerin ayaklarının
sürçmesine karşı uyarıyorum. Çünkü şeytan, ilim sahiplerinin dili ile dalalet
ve sapıklığa davet edecektir. Münafık da, bazen doğru söz söyleyebilecektir.
Sen bilgili kişinin o şöhret kazanmış sözlerinden kaçın ki, o sözler seni
kaydırıp yanıltmasın. Kim bilir, belki o bilgili kişi, bu sözlerinden döner.
Sen, hak ne ise onu kabul et, onun üzerinde ol, çünkü hakkın üzerinde nur
vardır. (Ebu Davud)
Yine peygamberimiz, İslam düşmanlarının İslam
coğrafyasına, yırtıcı hayvanların avına saldırdığı gibi saldıracağını haber
vermektedir. O gün yaşayan Müslümanlar VEHN (ölüm korkusu ve dünya sevgisi)
hastalığına yakalanmış kimseler olacağından, bir direniş içinde de
olamayacaktır. 04 Aralık 2015 tarihli Milli Gazete, bu durumu gündeme
taşımıştır. İslam coğrafyası, İslam ile
savaşanlar tarafından kuşatmaya alınmıştır. PAPA FRANCİS İN sık sık gündeme
getirdiği 3. DÜNYA SAVAŞI sahnelenen kanlı senaryo ile Müslümanlara yönelik
topyekûn bir haçlı savaşı olarak başlamak üzeredir. ABD, Rusya, Çin, Fransa,
İngiltere, Almanya gibi ülkeler askeri ve lojistik olarak bölgede varlığını
kuvvetlendirirken, bir zamanlar İSLAM GÖLÜ olan Akdeniz de, Haçlı İttifakı na
ait savaş gemileri cirit atıyor. Libya, Suriye, Irak, Afganistan, Yemen, Mali
gibi İslâm coğrafyalarının tarumar edildiği şu günlerde, Akdeniz de yaşanan
askeri hareketlilik, İslâm dünyası için yeni bir yok etme planının devreye
sokulduğunu gözler önüne seriyor. Akdeniz de, Rusya nın 8, NATO ülkelerinin
7, ABD nin 2, Fransa nın 1 savaş gemisi
hazır tutuluyor. İslam ülkeleri iki ye bölünmüş, bir kısmı ABD ve müttefikleri
ile beraber hareket ederken, diğer bir kısmı da Rusya ve Çin ile birlikte
hareket ediyor. Her iki gurup da İslam düşmanlarıyla işbirliği içindedirler.
BU SAVAŞIN GALİBİ
Allah, BATIL için mücadele eden toplulukları
mahvedeceğini, HAK için mücadele eden toplulukları da, muzaffer kılacağını
KUR AN DA beyan ediyor. Bu savaşın galibi, kesin İslam Ümmeti olacaktır. Bu,
Allah ın inanan ve kendi yolunda cihad eden ÜMMET için vadettiği HAK sözdür.
Ancak yaşanılan sıkıntı, İslam Ümmetinin topyekûn olarak, kurumsal
birlikteliğini sağlamış, müşterek bir plan ve strateji ile İslam düşmanlarının
karşısına çıkamama sıkıntısıdır. MİLLİ GÖRÜŞ, İslam ümmetini BATIL karşısında
üstün hale getirecek, ADİL DÜZEN ve YENİ BİR SAADET DÜNYASI inşasının
esaslarını yeniden tecdit etmiştir. Bu esaslara uyulup gereği yapılmadan,
ZİLLETTEN İZZATE ulaşmak mümkün değildir vesselam.