Yoğun gündemden çoğu insanın gözünden kaçtı İskit hazinesi.
Ya da yeryüzünün onca savaş meydanına, onca politik arenaya çevrilmesinden ötürü sanat haberleri fazlasıyla light bulundu.
Şubat ayında Kırım’daki dört müzeden yaklaşık iki bin tarihi eşya ve eser, sergilenmek üzere Hollanda’nın başşehri Amsterdam’a götürülür.
Aralarında İskit altınlarının da bulunduğu eserler, Rusya ve Ukrayna arasında krize neden olur.
Sergi biter bitmesine de.
Hollanda tarafından Rusya ve Ukrayna’ya salınan haber oldukça ilginçtir:
İskit hazinesi geri verilmeyecek.
Amsterdam Allard Pierson Müzesi, şöyle bir açıklama yapar:
“Tarafların konuyla ilgili anlaşma sağlayacağı ya da yetkili mahkemelerin kararının belli olacağı ana kadar eserleri koruma altında tutacağız”.
Batı dünyasına duyulan güven sonucu, doğu hazineleri sıkça batıya yollanır ve gururla sergilenir.
Biraz da şu kompleks vardır:
“Siz bizi bugün geri kalmış olarak görmektesiniz ama bakın biz geçmişte ne kadar kültürlü ve zengin idik”.
Hollanda’ da, şarka duyulan merakın büyük ayağını oluşturduğundan, doğuya ait pek çok sergiye ev sahipliği yapmıştır.
Ki, Osmanlı eserleri de pek çok kez sergilenmiştir Avrupa’ da ve Hollanda’ da.
Zira batının sergileyeceği fazla da bir şeyi yoktur.
Gezenler bilirler ki el sanatları olsun, hazineleri olsun fazla görkem yoktur batı müzelerinde.
Pergamon müzesini, bizden götürdükleri ile Bergama’yı taşıyarak doldurmuşlardır.
Ortadoğu’daki kazıları idare eden batılı sanat tarihçiler ne yazık ki heybeleri boş dönmemişlerdir ülkelerine.
Meşatta sarayının kapılarını Berlin’de görmek bu yüzden bana çok ağır geldi.
Ha insan öldürmek, ha bir ülkenin tarihi ve sanat değerlerini yükleyip yurt dışına kaçırmak.
Aynı şey.
Fakat adamların bizde olmayan bir değeri var ki işte onun önünde saygıyla eğilmekteyim.
Mimarilerini çok iyi korumaktalar.
Üçyüz, beşyüz yıllık evlerde oturmaktan gurur duymaktalar.
Bizse eski evlerimizden nefret ediyoruz, onlara savaş açıp beynine balyozları indirip vahşice katlediyoruz.
Bu yüzden kala kala elimizde 7 yüz yıllık Cumalıkızık köyü kaldı, bir de Safranbolu ve Beypazarı, Kütahya Germiyan evleri.
Ha bir de adamların hazinesi yok diye haksızlık etmeyelim.
Belki bizim gibi Topkapı müzesinde toplamıyorlar ama.
Dini mimarilerinde yeterince sergilemekteler.
Pek çok kiliselerinde tasvirleri, resimleri, ikonaları, aziz ve azize sandukalarını inciler, mücevherler ve altın mine işi ile nakışladıklarını görmüştüm.
Bu da bir zamanlar dinlerini cevherle desenlediklerinin bir kanıtı.
Amsterdam’ daki müzenin kararının ardından Rus basınına konuşan Rusya Federal Meclisi Bilim, Eğitim ve Kültür Komisyonu üyesi V.Kosourov, Amsterdam müzesinin kararının dünyada kötü bir örnek olarak hatırlanacağını söyledi:
“Şimdi dünyanın hiçbir müzesi koleksiyonlarını diğer ülkelere göndermeyecek. Çünkü geri dönüşlerini garanti edemeyecekler” diye kızgınlığını belli etti.
Kızar elbet, bir milletin bütün kıymetli değerleri size emanet ediliyor sonra siz onları mızıkçılık edip bütün etik kuralları çiğneyerek kabile anlayışı ile vermiyorum diyorsunuz.
Sanat dünyası şaşıp kalsa da.
Her şeyin politika ile iç içe geçtiği dünyamızda, sanata da sonuna kadar siyaset bulaştığının farkına varıyoruz.
Kosourov, sonunda baklayı ağzından çıkarıyor.
Söz konusu kararın, düşen Malezya uçağındaki Hollanda vatandaşlarının ölümünün getirdiği psikolojiyle alındığını düşündüğünü ve yetkililerin ilerleyen zamanlarda karar nedeni ile pişmanlık duyacaklarını savunuyor.
Bakalım İskit hazinesinin kaderi ne olacak.
Siyasi bir meselede, diyet olarak mı alıkonulacak.
Yoksa ait olduğu topraklara geri mi gönderilecek.