Gündem

İşin ucu kendilerine dokununca...

İşin ucu kendilerine dokununca...

Abone Ol

Yasadışı dinlemelere ses çıkarmayan ancak yasal dinlemelere karşı çıkanları ‘iki yüzlü‘ olmakla itham eden Diker, "demek ki bunlar yasal dinmelerle yasadışı işlerinin ortaya çıkmasından rahatsızlık duyuyorlar. Bunun altında bu yatıyor." dedi.

Yasadışı dinleme mağdurlarından eski Manisa Milletvekili Tevfik Diker, mahkeme kararı ile yapılan telefon dinlemelerini eleştirenlere sert çıktı. Yasadışı dinlemelere ses çıkarmayan, ancak yasal dinlemelere karşı çıkanları ‘iki yüzlü‘ olmakla itham eden Diker, "Demek ki bunlar yasal dinlemelerle yasadışı işlerinin ortaya çıkmasından rahatsızlık duyuyorlar. Bunun altında bu yatıyor." dedi.

19.-20. dönemlerde milletvekilliği ve DYP‘de yöneticilik yapan Diker, aynı zamanda Yolsuzlukla Mücadele Derneği Başkanlığı‘nda da bulundu. Diker, Susurluk olayının patlak vermesinin ardından yıllarca faili meçhuller, yasadışı işler ve yolsuzluk çeteleri ile mücadele etti. Bu sırada telefonlarının dinlendiğini öğrenen Diker, bunun üzerine TBMM‘ye soru önergesi verdi, ancak bundan bir sonuç alamadı. Bir süre sonra Diker‘in ismi yasadışı dinlenenler arasında belgeleriyle basında yer aldı.

CİHAN‘a konuşan Diker, bugün yasal olarak yapılan telefon dinlemelerinden rahatsız olanların tavrını anlamakta güçlük çektiğini söyledi. Bunların tavrını ‘çifte standart‘ olarak gören Diker, "Bugün faili meçhullerden, telefon dinlemelerinden ve askerin içindeki antidemokratik oluşumlardan rahatsız olanlar, eğer o günlerde bizi dinleseler ve olayların üstüne yüreklice gitselerdi bugün Türkiye‘deki manzara bu olmayacaktı." dedi.

Bugünkü dinlemeler hem yasal hem etik

Tevfik Diker, yasadışı dinleme ile yasal teknik takiplerin aynı eyler olmadığına dikkat çekti. Birilerinin kasıtlı olarak bunları karıştırarak toplumu yanıltmaya çalıştığını vurgulayan Diker, "Öncelikle yasal dinleme ile yasadışı dinlemeyi çok net olarak ayırmak lazım. Biri mahkeme kararı ile diğeri ise çeteler tarafından yapılıyor. Bazı yargı mensuplarının dinlenmesi yasaldır. Çünkü, bugün yargının dinlenmesi konusu olarak gündeme getirilenlerin hepsi mahkemeden belgelidir. Burada bir mağduriyet yok. Asıl yasadışı dinlemenin üzerinde durulması gerekir. Çünkü, yasadışı dinlenenlerin mağduriyeti önemlidir. Yasadışı dinlenmiş belgelerin itibar görmesi tehlikelidir. Buna bakmak lazım. Ancak yasadışı dinlemelere karşı çıkmayanlar yasal dinlemeleri gündeme getiriyor. Yanlı ve tehlikeli olan budur." şeklinde konuştu.

Diker, yasadışı dinlemeleri görmeyenlerin bugünkü duruma karşı çıkmasını vicdansızlık olarak nitelendirdi. "Başbakan‘ın 6 yıl boyunca dinlenmesine sessiz kalanların sağduyusu eksik." diyen Diker, bu tavrın yasal dinlemeye olan hassasiyeti de öldürdüğünü kaydetti. Diker, şöyle dedi:

"Bir ‘kocakulak‘ telefon dinlemesi diye bir şeyi ortaya attılar. Yasal dinlemeyi bu çerçeveye sokarak bütün yasal ve etik dinlemeyi yasadışı dinleme gibi yaptılar. Bu da yasadışı dinleme ile ilgili hassasiyeti ortadan kaldırıyor. Başbakan‘ın yasadışı dinlenmesine tepki göstermeyenlerin, yasaya dayanılarak yapılan dinlemeye karşı çıkanların vicdanının, sağduyusunun eksik olduğunu düşünüyorum. Böyle bir anlayışı içime sindirmem mümkün değil. At izi, it izi ile karıştırılmak isteniyor." dedi.