IŞİD taşıyla kaç kuş vurulur?

Abone Ol

Son zamanlarda haber bültenlerinde ön sıralarda yer alan revaçtaki konu, IŞİD (Irak Şam İslam Devleti), Araplar DAİŞ diyor. (Devletü’l Irak ve-ş’Şam).

***

IŞİD, bazılarının yorumladığı gibi, kıyameti anlatan hadis-i şeriflerde “siyah sarıklı grup” olarak tarif edilen kimseler midir bilemiyoruz.

Dünya gündemine farklı bir Müslüman prototipi veren, gönüllü bir maşa oldukları kesin. Varlığını sürdürmek için başkalarının kanını içen, kurşuna dizen, döven, vuran, kıran, yakan, yıkan, ezen ve kafa kesen bir topluluk görüntüsü sizce kime hizmet eder

Tarihte Batılıların, Müslümanlara (Türkler) karşı kullandığı “barbar” ifadesi, verilen imajlarla zihinlerde pekiştiriliyor.

İslam adına yola çıktığını iddia edip, İslam’a büyük zararı verdikleri kesin. Örgütün en büyük düşmanları da Müslümanlar…

Şaka yapmıyorum, ölüm listelerinde öncelikli hedef düşman olarak, muhalif Sünni liderler var.

Türkiye’de de İslam’ın önünde en büyük engel gördükleri grubun idealist Müslümanlar olması tesadüf değil!

***

Örgütün düşman tanımındaki mantıkları şu: “Mürtedin katli, kâfirden öncelikli olarak vaciptir. Öyleyse önce mürtetleri katledelim, sonra kâfirlere sıra gelir.”

Peki, mürted kim, ya da kimin Müslüman, kimin mürted olduğuna kim karar verecek

Kendileri!

O günkü kendi iç dünyalarındaki psikolojik durumlarına göre, akıllarının estiği şekilde…

***

Burada ikinci bir problem daha var. O da şu; radikal tekfirci bir akım olarak kılıçları çok keskin olduğundan, herkes kolayca tekfir edilebiliyor. Bunun bir ölçüsü yok.

Kimlere mi mürted diyorlar   O kadar eften püften şeylere ki. Günah mı mekruh mu olduğu tartışmalı konularda bile direk fetvayı basıyorlar; dinden çıktı, mürted.

Film izleyen, şarkı dinleyen, odasında vesikalık fotoğraf asılı bulunan, hatta namaz sürelerini ezbere bilmeyen, sigara içen ve kısa giyinen vs. gibi.

***

“Arkalarında kim var” sorusu, cevabı en çok merak edilen konu. Başlarında Amerikalı eski CIA başkanı çuvalcı generalin olduğu iddiasını hafife almamak gerek diye düşünüyoruz. Kurdukları yapay devletin arkasında da bu ve diğer destekler görmezden gelinemez.

Irak’ta kısa sürede sözüm ona büyük başarı(!) elde ettiler. Uzunca bir süredir Irak’ta zor hayat şartları altında yaşam sürdüren mazlum Sünni halk, İŞID’ı kurtarıcı olarak görüp bu gruba sarıldı. 

Saddam döneminin Baasçılarıyla birlikte hareket ederek, başlangıçta halktan büyük hüsn-ü kabul gördüler. Halk “Maliki zulmünden kurtulduk” sandı. Ancak beklentiler boşa çıktı.

Şimdi Merkezi Irak hükümeti ile Kuzey Irak yönetimi arasında kalan bölgede tecrit edilmiş vaziyette yaşıyorlar.

***

Sonuç olarak IŞİD, bölgedeki ve dünyadaki Müslüman ailelerin ocağına düşen büyük bir ateştir. Nasıl bir ateş olduğunu ve IŞİD taşıyla kaç kuş vurulduğunu da önümüzdeki yazıda izah etmeye çalışalım.