IŞİD mi Emperyalizm mi? Hangisini tercih edelim

Abone Ol

Böyle bir soruyu sormak işi çıkmaza sürüklemek anlamına

geliyor. Daha açık bir ifade ile IŞİD in yaptıklarına bakarak emperyalizm

tercihi tek seçenek olarak bırakılıyor. Dolayısıyla daha baştan itibaren

seçeneksizlikten emperyalizm tercihi bir anlamda zorunlu kılınıyor. Ya bu ya da

şu denilmek isteniyor. Böyle olunca da çözümsüz kalınıyor. Ne o ne de o

denilemiyor.

IŞİD ise yapacaklarından geri kalmıyor. Medya gücünü

ellerinde bulunduranlar habire onların yaptıklarını servis ederek IŞİD in şahsında

İslâm ve Müslümanlar olumsuzlanıyor. Yüzlerine bakılmayacak insanlar olarak

sunuluyorlar. Bunu fırsat bilen İsrail Başbakanı Netenyahu hemen zehrini

kusuyor: IŞİD ile Hamas aynı zehirli ağacın dalları ve meyveleridir

deyiveriyor. Katliamı için haklı gerekçe buluyor. Burada çıkan sonuç şudur

İslâm ve Müslümanlar zehirdir. IŞİD olayını fırsat biliyor geri kalmıyor anında

Suriye topraklarını bombalıyor. Topraklarımız tam bir bombardıman kâbusu

yaşanıyor. İnsanımız, topraklarımı, kültürümüz ve uygarlığımız bombalanıyor. Bu

coğrafyanın ruhu bombalanıyor.

Hollanda gibi küçük bir devlet ta Avrupa ortasından

geliyor bizim toprakları bombalıyor. Suriye toprakları bizim topraklarımızdır.

Müslümanların yaşadığı her yer bize aittir. Bizim topraklarımız da onlarındır.

Dünya mülkü Allah a ait. Şam ı Bağdat sız, İstanbul suz, Kudüs süz, Mekke ve

Medine siz düşünemeyiz. Hangi millet nerede yaşıyorsa orası onlara ait. Avrupa

Batılıların, Müslümanların yaşadığı topraklar da dünya Müslümanlarının tamamına

ait. Kültürleri ve uygarlıkları aynıdır çünkü. Irkların farklılığı bir şey

değiştirmez.

Emperyalizm büyük bir oyun oynuyor ve kurban olarak bu

tuzağın içinde debelenip duruyorlar.

IŞİD i bu kadar büyüten güç kim

Devlet erkânının yaptığı açıklamalar da bize şaşırtıcı

geliyor pek de inandırıcı gelmiyor. IŞİD in eline geçen silâhlar Ruslara ve

Suriye devletine aitmiş. Suriye bu kadar modern ve güçlü silâhlara sahipse

neden kendini savunabilecek bir durumda değil. Ve neden bu sarmalın içinde.

Neden IŞİD bu kadar güçlü ve kabul görüyor Burada şöyle bir yönlendirme söz

konusu oluyor. Bu silâhlar Abede ye ait değil, Suriye ve Irak ta kendileri ele

geçirmişler. Bir diğer yönlendirme de IŞİD e müdahaleyi haklı nedenlere dayandırmak.

Bunun ötesinde çok güçlü maddî olanaklara sahip olacak, bu nasıl oluyor

IŞİD i oluşturan ve ortaya çıkaran bahane, bu toprakların

işgaline ve bombalamasına haklı gerekçe oluyor. Eli kolu bağlı olan ülkeler de

emperyal güçlerin tutsağı oluyor. Bu, başka bir biçimde izah edilemez.

Burada ortaya çıkan temel sorun şu: Biz kimden yana

olacağız. Eğer IŞİD den yana tavır koyarsak bu bizim açmazımız olur. Çünkü

tarzı, insanları öldürme biçimi, cihad duygusunun ötesinde bir durum. Bu vahşi

ve acımasız bir yüzü oluşturuyor. Bu tutum insanları İslâm a yönlendirme ve

yaklaştırmadan çok uzaklaştırmaya, ikraha ve nefrete neden oluyor.

Emperyalizm ile birlikte olursak kendimize ihanet etmiş

oluruz. Kendi kendimizi de tutsak hâle getirmiş oluruz. Bu, şu anlama geliyor

biz bu teröristlerin hakkında gelemiyoruz, ey emperyaller gelin bizi bu belâdan

kurtarın anlamına geliyor. Bu daha vahim bir durum. Bir diğer sonuç da şu, biz

sizin izniniz ve emriniz olmadan hiçbir şey yapamıyoruz oluyor. Bu daha daha

vahim.

Sonuç mu diyeceksiniz Müslümanlar kendi iradeleriyle

aralarında güç birliği oluşturmadan sağlıklı bir sonuca asla varamazlar.

Emperyalizmin oyuncağı, kuklası olmaktan başka.

Ne yapalım çaresiziz demek asıl sorun. Bu da insanı

kölelik duygusuna götürür. Biz ölelim ama azar azar ölelim ya da yok olalım

demeye geliyor. Abede, AB güçlüdür, NATO suz olmaz onlarla birlikte olmalıyız,

denilince sonuçları da yukarıda anlattığımız gibi olur. Hadi bakalım kimi

seçecekseniz seçin!