Salman İnşaat Limited Şirketi Genel Müdürü İbrahim Akbal:İş değil, tahsilat yaparken yoruluyoruz
1985‘ten beri yol ve asfalt işleri yapan, 450 kişiye istihdam sağlayan ve 60 kişilik çekirdek kadroyla çalışmalarını sürdüren Salman İnşaat Limited Şirketi‘nin Genel Müdürü İbrahim Akbal, "Belediyelere iş yaparken değil, tahsilat yaparken yoruluyoruz" dedi.
Röportaj/SELAMİ ÇALIŞKAN
1985‘ten beri yol ve asfalt işleri yapan, 450 kişiye istihdam sağlayan ve 60 kişilik çekirdek kadroyla çalışmalarını sürdüren Salman İnşaat Limited Şirketi‘nin Genel Müdürü İbrahim Akbal, "Belediyelere iş yaparken değil, tahsilat yaparken yoruluyoruz" dedi. İbrahim Akbal ile şirketin Kartal‘daki genel Müdürlük binasında yaptığımız söyleşi şöyle sürdü:
-Salman inşaat kim tarafından ve ne zaman kuruldu?
-1980 yılından önce patronumuz Hükmü Salman taş ocağı işleterek başlamış bu sektöre. İhtilalden sonra ocak işi bittiğinden asfalt yol yapım ve yol işleri almaya başlamış. 1985‘ten beri çok düzenli yol inşaatı ve asfalt işleriyle ilgileniyor. Bunun sebebine gelince de çok ciddi bir şekilde İstanbul‘un yol ihtiyacını, asfalt ihtiyacını karşılama yönünde de İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin, ilçe belediyelerinin gerçekten çok güzel işlerini yaptığını görüyoruz. Yani özellikle ilçe belediyelerinin işlerini halletmesi, gerçekten çok önemli. Tabi bunu yaparken de önce kalite, sonra müşteri memnuniyeti çok önemli.
-Toplam ne kadar işçi çalıştırıyorsunuz?
-Bu yıllara ve aylara göre çok değişiyor. Ekonominin çok kötü geçtiği dönemde bile biz İSFALT‘ın taşeronu olarak, Büyükşehir Belediyesi‘nin taşeronu olarak herkes işçi çıkartırken, kışın 450 işçiyle çalıştık. Bu 4 ay sürdü. 4 ayın sonunda sözleşmeli olduklarından dolayı kış şartlarından dolayı işçi çıkışları oldu. Şu anda 60 kişilik işçiyle çalışmaya davet ediyoruz.
-Sadece Büyükşehir Belediyesi‘nin mi işlerini yapıyorsunuz.
-Hayır, ilçe belediyelerinin ve özel firmalara ‘da iş yapıyoruz.
-Hizmetlerinizden bahseder misiniz?
-Yol yapım, asfaltlama, sıfırdan yol, köy yolları, satıh kaplama, inşaat işleri, alt yapı işleri: kanalizasyon, şu anda yapımı devam eden İSKİ işimiz var. Şile‘nin köylerinin atık su depolarının inşaatını yapıyoruz. Temizleme dolaplarının imalatıyla ilgili çalışıyoruz.
Acılı baba, oğlunun mezarını arıyor
Iraklı acılı baba Hüseyin Hasan, 10 yıl önce Türkiye üzerinden Avrupa‘ya kaçak yollarla gitmek isterken, sınırda açılan ateş sonucu ölen oğlunun mezarını arıyor.
Irak‘In Süleymaniye kentinden bir grup kafadar arkadaşıyla birlikte Avrupa‘ya gitmek hayali ile kaçak olarak Türkiye‘ye üzerinden gitmeye çalışan Aras Hüseyin Hasan ve arkadaşları, Van sınırında güvenlik güçleri tarafından "PKK militanı oldukları" ve "dur ihtarına" uymadıkları gerekçesiyle üzerlerine ateş açıldı. Açılan ateş sonucu 25 kişilik grupta Aras Hüseyin Hasan‘ın (28) da bulunduğu 9 kişi hayatını kaybederken birçok kişi de yaralandı. Ölenler, güvenlik güçleri tarafından Van‘a getirilerek Van Müftülüğü görevlilerince Garipler Mezarlığı‘na defin edilir.
Olayı çok daha sonra Irak Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile öğrenen acılı aile Türkiye ile bölge arasında yaşanan olumsuz havanında etkisiyle bir türlü cesaret edip çocuklarının mezarının yerini öğrenmeye çalışamazlar. Son dönemlerde Türkiye ile Kuzey Irak arasında gelişen olumlu hava Hasan ailesinin umutlarını yeniden yeşerti. Oğullarının Van‘da olan mezarını bulmak ve yerini öğrenmek için Türkiye ve Van‘daki yetkililerden basın yolu ile yardım çağrısında bulunan aile kendilerine yardım eli uzatılmasını bekliyor. Gözyaşları içinde oğlunun hikayesini anlatan acılı baba Hüseyin Hasan, oğlunum o dönemin zulüm ve zor şartlarından kurtulmak hayali gittiğini söyledi.
"Avrupa hayaliyle çıktı"
O dönemler iş olmadığını ve yaşanan fakirlikten dolayı oğlu Aras‘ın Avrupa hayali ile yola çıktığını belirten Baba Hasan, "Oğlum Aras, bir grup arkadaşı ile Avrupa‘ya gitmeye karar verir. Orada daha iyi bir imkan ve iş sahibi olmak için yola çıktı. Ancak 1990 yılında Van üzerinden kaçak girmeye çalışırken güvenlik güçlerinin kendilerini terörist zannederek üzerlerine ateş açmışlar. Oğlumun da aralarında bulunduğu 9 kişi hayatını kaybetti. Daha sonra cenazeleri Van Müftülüğü görevlilerince Garipler Mezarlığı‘na defin edilir. İsteğim oğlumun mezarını bulmak. Başında dua etmek. Türkiye‘deki yetkililere sesleniyor ve rica ediyorum. Bize yardımcı olsunlar ki oğlumun mezarını bulayım. Ben oğlumun kabrini görmek istiyorum. Ben 17 yıldır bu acıyı çekiyorum. " dedi.
Abisinin 10 yıl önce yeni bir yaşam adına yola çıktığını ifade eden Tajan Hüseyin Hasan (21), "O dönemlerde burada siyasi ve ekonomik durum iyi değildi. Bu kötü durumundan dolayı abim de herkes gibi Avrupa‘ya gitmek maksadıyla Türkiye sınırından geçmek istedi. Ancak buradan gittikten 5 gün sonra Van bölgesinde yanlış bir operasyonda 25 kişiden 9 kişi öldü. O günden beri bir haber alamadık. 10 yıldır onlardan bir haber bekliyoruz. Onun cenazesini ve mezarını görmedik. Türkiye‘deki, Van‘daki yetkililerden rica ediyoruz bu mezarları bilmek ve görmek istiyoruz. Bize yardımcı olsunlar. Abim gittiği zaman 11 yaşındaydım. Şu an 21 yaşındayım. Ailemle ve ben Türkiye‘den güzel bir cevap bekliyoruz. Türkiye ile bölge arasında durumlar iyi değildi. Bu nedenle kimseye başvurmadık. Ama Elhamdülillah durumlar şimdi eskiden daha iyi. Şimdi durumlar iyi oldu. Bu nedenle ricamız yetkililer bize yardımcı olsunlar." şeklinde konuştu.