Hürmüz Boğazı'ndan yükselen savaş tamtamları tüm bölgeyi ateşe atarken, diplomatik kanallardan gelen son haberlerle kafalar iyice karıştı.
Washington ve Tahran hattında haftalardır süren gizli diplomaside beklenen olmadı.
Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen hassas süreçte, Trump'ın son dakika çıkışı ipleri kopardı.
ABD Başkanı, kan dökülmesini durduracak o kritik adımı atmaya yanaşmadı.
Pakistan Hattında Neler Oldu?
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, küresel medyanın günlerdir peşinde koştuğu o 14 maddelik taslağın şifrelerini paylaştı.
Bekayi, ABD tarafının taslağa dair görüşlerini İslamabad yönetimi üzerinden kendilerine ilettiğini ve bu yanıtların şu an masada titizlikle incelendiğini kaydetti.
Hürmüz Yalanı ve Asıl Hedef
Özellikle Batı medyasında köpürtülen ve piyasaları dalgalandıran "İran Hürmüz Boğazı'ndaki mayınları temizleyecek" iddialarına sert bir dille tepki gösterildi. Bu söylentilerin tamamen bir medya uydurması olduğu vurgulandı.
İranlı sözcü, masadaki teklifin nükleer pazarlıklarla uzaktan yakından ilgisi olmadığını, tek hedefin savaşa nokta koymak olduğunu aktardı.
Taslağın; önce çatışmalara bir duraklama getirmeyi, ardından 30 günlük süreçte barışın detaylarını ilmek ilmek örmeyi hedeflediği ifade edildi. Bekayi ayrıca, "Ültimatomla müzakere yürütmeyiz" diyerek, olası bir anlaşmanın tek garantisinin sahadaki güçleri olduğuna dikkat çekti.
İsrail Basınına Konuştu: O Bedel Ödenecek
Diplomatik teamülleri hiçe sayan ABD Başkanı Donald Trump ise kararı duyurmak için manidar bir şekilde İsrail basınını seçti.
Müzakere taslağı için "İran'ın yeni teklifini inceledim ve benim için kabul edilemez" ifadelerini kullanan Trump, barışa giden kapıları kapattı.
Aynı gün içinde kendi sosyal medya platformu Truth Social'dan da mesajlar veren Trump'ın, Tahran'ın son 47 yıldır dünyaya yaptıkları için henüz yeterince büyük bir bedel ödemediğini öne sürmesi gerilimi zirveye taşıdı.