İran ŞİÖ?ye Üye Olursa

Abone Ol

Türkİye içeriye kapanırken, İran bütün hatlarıyla başta

yakın çevresi olmak üzere bölgesel-küresel bazda başlattığı diplomasi atağına

hız vermiş durumda. Bir taraftan karşısındaki cephe sayısını azaltırken, diğer

taraftan da yeni işbirlikleriyle manevra alanını genişletmeye devam ediyor.

Bu bağlamda ABD/Batı dünyası ile yaşadığı krizde bir

rahatlama dönemine giren Tahran yönetimi, bu yeni süreci Doğu ile ilişkilerinde

de bir fırsata çevirmeye peşinde. Bunun yaparken de tüm tarafları şimdilik iyi

idare ediyor.

İşin püf noktası da zaten burada saklı. İran bir taraftan

ABD ile ilişkilerini geliştirirken, diğer taraftan da ABD karşıtı blok ile

ilişkilerini ikili ve çoklu işbirlikleri şeklinde derinleştiriyor.

İran ın yürüttüğü dengeye dayalı bu çok yönlü dış

politikası buram buram pragmatizm kokuyor ve açıkçası taraflar bundan da pek

rahatsız görünmüyor. İran, alttan alta ABD-AB ile ilişkilerini geliştirirken,

Rusya dan da istediklerini rahatlıkla almaya devam ediyor, S300 örneğinde

görüldüğü üzere.

S300 ler ile hava savunma sistemini daha da güçlendiren

İran ın bu politikasından İsrail bile rahatsız değil. İsrailli uzmanların

İran ı ciddi bir tehdit olmaktan çıkartması ve daha önceleri İran mevcut

uzlaşmaz tutumunu sürdürürse, İsrail İran ın nükleer tesislerine yönelik bir

önleyici saldırı düzenleyebilir açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Şimon Perez in

şimdilerde İsrail in İran a saldırı yapmak gibi bir niyetinin bulunmadığını

açıklaması oldukça dikkat çekici.

Batı dünyası ile yaşadığı krizde Rusya-Çin-Hindistan

ağırlıklı Doğu yu önemli bir denge unsuru olarak dış politikasında ön plana

çıkartan İran diplomasisi açısından Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) önemli bir

yere sahipti. ŞİÖ ye gözlemci statüsündeki üyeliği bunun en temel

göstergesiydi. İran ın ŞİÖ ye tam üyelik girişimleri bugüne kadar karşılık

bulmamıştı. Bundan dolayı da Rusya ile ikili ittifak boyutundaki ilişkiler ön

plana çıkmaktaydı ve bunun pratikte karşılığı da başta Suriye merkezli Ortadoğu

politikası olmak üzere fazlasıyla mevcuttu. 

Şimdilerde İran Rusya ile geliştirdiği bu ikili

işbirliğini ŞİÖ ve Orta Asya bağlamında bir fırsata çevirmeye çalışıyor.

Rusya-İran arasındaki bu geleneksel ve tarihsel işbirliği Türk Dünyası

açısından bir kez daha gündemde.

Kırgız Devlet Başkanı Almazbek Atambayev in İran ziyareti

ve burada İran Cumhurbaşkanı Ruhani nin yaptığı açıklamalar bu kapsamda önemli.

İran, Tacikistan sonrası Kırgızistan ile bölgedeki pozisyonunu perçinleme

peşinde. Kırgızistan ın bölgede Türkiye nin en güçlü ilişkilere sahip olduğu

Türk Cumhuriyetlerinden biri olduğunu da bu arada göz ardı etmemek gerekiyor.

Bu ziyarette, İran-Kırgızistan arasında başta ziraat,

ticaret, hava ve kara taşımacılığı ve turizm gibi konular olmak üzere, toplamda

sekiz mutabakat zabtına imza atıldı. İmzalar kadar, burada tarafların verdiği

mesajlar da oldukça dikkat çekici.

Ruhani nin bu anlaşmalarla birlikte İran ın ŞİÖ ye üye

olmasının önündeki engellerin kalktığını söylemesi, hiç kuşkusuz en çarpıcı

olanıydı. Ruhani aynen şu cümleyi kullandı: İran ın ŞİÖ ye üye olmasının

önündeki engeller kalkmıştır. Diğer üyeler de bu konuya sıcak bakmaktadır.

Görünen o ki, Pakistan ve Hindistan sonrası (bilindiği

üzere, Ufa da gerçekleştirilen son zirvede alınan karara göre bu iki ülkenin

tam üyelik prosedürlerinin 2016 yılındaki zirveye kadar tamamlanması

bekleniyor) tam üyelik sırası İran da...

Bunun dışında, Ruhani nin: Kırgızistan yeni hükümetinin

bağımsızlık göstergesi olarak ABD nin Manas üssünü kapatması bizlerin ne kadar

yakın fikirlere sahip olduğumuzu ve uluslararası alanda işbirliklerimizi

artırabileceğimizin göstergesidir. İki ülke arasında kalkınmaya yönelik

ilişkiler için 10 yıllık bir program yapma kararı aldık. Kırgızistan ekonomik

ve ticari yönden güneydeki uluslararası denizlere ulaşmaya ihtiyaç duymaktadır.

İran ın güneyindeki Çabahar ve Bender Abbas limanları Orta Asya ülkeleri ve

Kırgızistan ı uluslararası sulara ulaştırabilir. ifadeleri, Avrasya bazlı Yeni

Büyük Oyun un geleceği açısından Türkiye yi de çok yakından ilgilendiriyor.

Bu Yeni Büyük Oyun un merkezinde ABD nin yer aldığının

İran Cumhurbaşkanı tarafından Manas üzerinden ifade edilmesi, yukarıda

zikredilen İran dış politikasındaki pragmatizm ve Batı dünyası ile yeni süreç

ile pek uyuşmasa da, bu mesaj ile ŞİÖ Bloku nun rahatlatılmaya çalışıldığı da

ortada.

ŞİÖ nün rahatlatılması sadece bununla da sınırlı değil.

Burada Ruhani nin bölgesel güvenliğe yaptığı vurgu oldukça önemli. Bir sonraki

yazımızda bu üyeliğin olası etkilerini irdelemeye devam edeceğiz. Elbette,

Türkiye boyutunu da merkeze alarak...