İran şiddetle yönetiliyormuş!

Abone Ol

ABD Başkanı Trump, sanki Venezuela’yı karıştırdığı yetmiyormuş gibi şimdi de gözünü İran’a dikmiş bulunuyor!

Ve İran’ı yönetenleri “şiddete başvurmakla” suçluyor!

Ne kadar komik bir açıklama değil mi?

Kendisinde bir devlet başkanını yatak odasından kaçırma hakkını görüyor ama İran yönetimini protestoculara karşı direniyor diye şiddete başvuran yönetim olarak ilan ediyor.

ABD Başkanı Trump, açıklamasında, İranlı muhaliflerin liderleriyle görüşmelerin devam ettiğini söylüyor.

Yani İran’ı karıştıran olayların ardındaki gerçek gücün ABD olduğunu itiraf ediyor.

Venezuela devlet başkanını kaçırıyor.

Kendisini Venezuela’nın “başkanı vekili” ilan ediyor.

Küba’ya “artık sonunuz geldi” diyor.

Meksika’ya gözdağı vermeyi ihmal etmiyor.

İran’ı karıştıran gücün kendi ülkesi oluğunu itiraf ediyor.

Bütün bunları yaparken kendisi şiddete başvuran başkan olmuyor ama İran yönetimi karışıklıkların önüne geçmek isteyince şiddete başvuran yönetim oluyor.

Şimdi rahmetli Demirel gibi soralım:

Var mı bunun bir izahı?

Yerkürenin hangi noktasında bir karışıklık varsa bilinmeli ki arkasında ABD Başkanı Trump ve onunla birlikte hareket eden işbirlikçiler var!

İran halkının ülkeden kovduğu Şah Pehlevi’nin çocukları şimdi ABD Başkanı Trump’ın en has adamları halindeler!

Trump’tan, İran yönetimini kendilerine teslim etmesini bekliyorlar.

Trump’ın “İran’ın muhalif liderleriyle temasımız devam ediyor” açıklaması bu yüzden olsa gerek.

Trump, İran yönetimini, ülkeden kovulan Şah Pehlevi’nin çocuklarına elbette babasının hayrına teslim etmez.

Ülke yönetimini teslim alacak olanlar İran’ın yer altı ve yer üstü kaynaklarını Trump’ın emrine tahsis etmek zorundalar.

Al gülüm ver gülüm geçinip gidecekler.

Trump bu adımları atarken bir noktada önemli bir yanılgının içine düşüyor.

Sanıyor ki her şey hep onun istediği gibi olup bitecek.

Ve kimse buna itiraz edemeyecek.

Bu planların ve bu tezgâhların dışında kim bilir daha ne planlar ve ne tezgâhlar var. Unutulmamalı ki ABD yıllar önce de bu yolda birtakım adımlar atmış ve sonunda büyük hüsranlar yaşamıştı!