İran‘ın Türkiye ve Brezilya tarafından ortaya atılan uranyum takası formülünü kabul ettiğini Viyana‘daki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı‘na (IAEA) resmen bildirmesi, Washington‘un Ankara‘ya duyduğu kızgınlığı daha da arttırdı... Taraflar arasındaki hatlar kesin bir şekilde çizildiğine göre, Türkiye ve Brezilya‘nın ortaya attıkları ve İran‘ın kabul ettiğini resmen duyurduğu formülün bir sonuç getirmesi aslında zor görünüyor. Öte yandan bu formülün ABD‘nin İran‘a karşı yaptırım girişimine darbe indirdiği de kesin.
Batı, Rusya ve Çin‘in bu durumda -aslında "ilke olarak" kabul ettikleri- yaptırım fikrini sonuna kadar destekleyecekleri konusunda kuşkulu şimdi. Kısacası, sonuçta her iki taraf açısından ciddi bir başarısızlık söz konusu olabilir. Bunun ise Ankara ile Washington arasındaki ilişkilere olumsuz yansıyacağı kesin. Dahası, Türkiye‘nin, İran‘a karşı yaptırımlara desteğin olduğu NATO‘da Rasmussen olayında olduğu gibi tekrar yalnız kalması olasılığı da yüksek. Özetle, bu artık Ankara için basit bir "İran‘ı yaptırımlardan kurtarma konusu" değildir.
Türkiye‘nin ABD ve Avrupa ülkeleriyle ilişkileri de bu gelişmelerle ölçülecektir. Ankara‘nın bu çabalarının sonunda İran‘a karşı Moskova ve Beijing‘in de desteği ile yaptırım uygulanırsa, bu da AKP iktidarı açısından bir diplomatik felaket olacaktır. Zira "Kahraman AKP Batı‘ya karşı" görüntüsü darbe yiyecektir. Başka bir şekilde ifade etmek gerekiyorsa, İran konusu Türkiye açısından bir "satranç oyunu" olmaktan çıkıp bir "poker oyununa" dönüşüyor. Ülkenin coğrafi konumu nedeniyle çok boyutlu ve esnek bir dış politika yürütmek zorunda olan Ankara açısından bunun bir başarı mı, yoksa ilerde faturası Türkiye‘ye çıkarılacak bir başarısızlık mı olduğunu elbette ki zaman gösterecek.
(Semih İdiz / MİLLİYET)