İran niçin vurulacak?

Abone Ol

Mahmud Ahmedinecad, İran Cumhurbaşkanı olduğundan beri Ortadoğu da siyaset ve fitne rüzgarları bir başka türlü esiyor... Zaman zaman Irak ikinci plana düşürülüyor... Ne dersiniz, yoksa, zaten yapılmak istenen bu mu .. ABD ile müttefiklerinin genel olarak Irak, özel olarak BOP/Büyük Ortadoğu Projesi ndeki beceriksizlik ve başarısızlıklarını kamufle etmek, dikkatleri dağıtmak, ilgiyi başka yöne çekmek...

Batı medyası, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad ın şahsını ve onun zaman zaman söylediklerini bahane ederek, İRAN a karşı olabilecek en olumsuz yorumları yapıyor...

Washington, Londra ve Tel Aviv üçlüsü Bermuda şeytan üçgeni gibi çalışırken, aynı zamanda ağza alınmayacak sözler söylüyor ve Ahmedinecad ı dünya kamuoyu nezdinde şeytanlaştırmaya çabalıyorlar...

AB ana üçlüsünden Almanya, Fransa ve İngiltere ise İran ın emperyalizm adına ABD kontrolü altına alınması çabalarının birbirini tamamlayan parçaları durumunda...

Rusya ve Çin bu oyuna karşı olanca güçleriyle direniyorlar Zavallı aciz dünya ise çaresiz, sadece seyrediyor

Uçurulan haberlere bakılırsa, ABD ya da İsrail güçleri, birlikte ya da ayrı olarak, İran nükleer tesislerini önümüzdeki bahar aylarında bombalayacak...

Önce, 11 Aralık 2005 tarihinde London Sunday Times da yayınlanan bir makale, bu meseleyi gündeme getirdi ve Batı dünyasının nabzına göre şerbet sundu...

Sonra, İskoçya da yayın yapan The Herald da, danışıklı dövüş veya dar alanda paslaşmalar izlenimi veren bir şekilde Sunday Times ın bu haberine atıfta bulundu...

Son olarak, 13 Ocak 2006 tarihinde New York Times da çıkan bir haberde, "İran ın nükleer tesislerine yönelik askeri bir operasyon seçeneğinin masada olduğu" kaydedildi... Ancak, yetkililere dayandırılan haberde, "İsrail in şimdilik soruna tek başına ya da sadece askerî yöntemlerle müdahale etmeyeceğine" vurgu yapıldı...

Batı dünyasında ve sermaye güdümündeki dünya medyasında ve Türkiye deki uzantılarında bu yorumlar yapılıyor. Bizim de bunlara inanmamız isteniyor. Ne yapalım, biz de inanalım bakalım...

Türkiye siz olmuyor!..

Öyleyse; İsrail, tek başına mı, yoksa ABD ile birlikte mi ortak bir askerî operasyonla İran a saldıracak Alman gazetesi Der Spiegel e dayandırılan bir haberin ardından, ülkemiz medyasında da değerlendirmeler yapıldı. Alman gazetesinin haberinde, "Washington un, İran a yönelik muhtemel bir saldırı için müttefiklerini hazırlamak üzere bu ülkelere üst düzey yetkililerini gönderdiğine" vurgu yapıyordu...

Bizi yakından ilgilendiren ve çarpıcı olan nokta şu: CIA direktörü Porter Goss un Ankara ziyaretinin arkasında, İRAN hedeflerine karşı uçakların Türkiye den kaldırılması ve üs tutulması niyetinin yattığı belirtiliyor. Yani; sonunda baklayı ağızlarından çıkarıyorlar ve 1 Mart Tezkeresi zamanında Irak bataklığına sürüklemeye çalışıp başaramadıkları Türkiye yi, şimdi İran a karşı kullanmaya çalışıyorlar...

Bu arada, saldırı niyetlerinin ve planlarının ilerlemiş bir adım mı olduğu, yoksa İran a baskı uygulamak için kullanılan bir yöntem mi olduğu henüz net değil... Ama, her halükârda, aynen Irak meselesi döneminde olduğu üzere, Türkiye bir şekilde işe bulaştırılmaya çalışılıyor...

Türkiye bu maceraya bir sürüklense, bir taşla birkaç kuş birden vurmuş olacaklar.

Durum her ne olursa olsun, gerçek şu ki, İRAN yeniden uluslararası bir düşman konumuna getirildi. Dünya kamuoyu bu meseleyle meşgul edilmeye başlandı.

Öyle gözüküyor ki, bir müddet bu sakızı çiğnemeye devam edeceğiz...

Asıl mesele neymiş

Konudan biraz dolaylı görünüyormuşçasına uzaklaşıp, uruknet.info nun 15 Ocak 2006 tarihli başyazı yorumuna bakalım. Böylece asıl meseleye ulaşalım: Geçenlerde Heritage Vakfı nın 2006 Ekonomik Özgürlük Endeksi yayınlandı. Endeks, yatırım yapmaktan, hizmet getirmek ve götürmekten en memnun olduğunuz ülkelere dair bir ölçüm yapmış. Birinci sırada, Hong Kong var ki, burada vergiler düşük ve bir kapitalistin istediği her şey var. İkinci sırada Singapur geliyor. Sonra Lüksemburg ve İngiltere...

ABD Dışişleri Bakanlığı nın istenmeyen ülkeler listesinin ilk sıralarında ise Küba, Belarus, Venezüela, Zimbabwe, İRAN ve Kuzey Kore bulunuyor... Çünkü bu ülkelerin kendi politikaları var ve bu politikalar ABD ve İngiltere ile çatışıyor. Ancak bu ülkeleri dışlama nedeni olarak sömürü sermayesinin serbest dolaşımı değil de anti-demokratik eylemler sebep gösteriliyor!

Evet, bu ülkelerin tek ortak yanı, yabancı sermaye ve ithal ürünleri kısıtlamaları...

Kendinize bir sorun: ABD, Irak ı söz konusu endekste bir diğer Hong Kong yapmaya çalışırken, İRAN ı kaçıncı sıraya çıkartmaya çalışıyor acaba ..

İşte, asıl mesele bu!