İran ile ABD birlikte mi hareket ediyor?

Abone Ol

Birkaç gündür Irak ordu birlikleri ile Şii milis

güçlerinin Tikrit e yönelik 30 bin kişiden oluşan bir güçle saldırıya geçtiği

haberleri geliyordu. Dünkü gazetelerde ise birbiri ile tam uyumlu olmasa da,

Ordu birlikleri ve Şii milisler Tikrit e girdi/giriyor şeklinde haberler yer

alıyordu. Tikrit yazıyı yazdığım sıralarda tam olarak IŞİD in elinden

kurtarılamasa da bazı mahallelerin Irak güçleri ile Şii milislerin eline

geçtiği anlaşılıyordu. Kısacası, Tikrit i IŞİD den kurtarmak için günlerdir savaş verildiği bilinmekle birlikte

sonuçla ilgili kesin bilgi yok. Bu arada gazeteler haberleri farklı boyutlarda

aktarıyorlar. Bazıları Tikrit e yönelik harekâtı Irak ordu güçleri ve Şii

milislerin birlikte yürüttüğünü ileri sürerken, bazı gazeteler 30 bin Şii

milisin Tikrit e girdiğini yazarak olayın Irak ordu birliklerinden çok Şii

milisler vasıtasıyla sürdürüldüğüne vurgu yapılıyor. Tüm bu farklıklara rağmen

haberlerin ortak noktasını Şii milislerin yönetiminin İranlı komutanlarda

olduğu ve Irak ordu güçleri ile birlikte hareket edildiği oluşturuyor. Bu

arada, bazı açıklamalarda Irak ın IŞİD den temizlenmesi için İran ın Irak a

yardımcı olduğu belirtiliyor. Geçmişte yaşanan bazı olaylarda hatırlandığında

Irak ve Suriye de İran ın aktif rol üstlendiğini söylemek yanlış olmaz. Hatta bir

adım daha ileri atarak Irak ve Suriye de ABD ve müttefikleri ile İran ın

birlikte hareket ettiğini söylemek de yanlış olmaz.

Irak ve Suriye den gelen her haberin doğru olduğunu kabul

etmek mümkün değil. Ancak, farklı açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde

Irak ve Suriye de başından beri olmasa da son zamanlarda bir ortak hareket

oluştuğunu söylemek abartı olmaz Her ne kadar ABD kaynakları Tikrit e yönelik

harekât sırasında ABD ve müttefiklerinin havadan yardımcı olmadığını açıklıyor

olsalar da bu açıklamaları doğru kabul etmek pek mümkün değil. Çünkü Musul dan

önce Tikrit in hedef alınması stratejik önemini ile izah edilse de Saddam ın

burada doğduğu ve Saddam sempatizanlarının Tikrit i elde tutmak konusunda

kararlı duruşları düşünüldüğünde söylenenler ile yaşananların farklı olduğunu

söyleyebiliriz.

Musul un ilk düştüğü günlerde burada çok sayıda Saddam

döneminden kalma askeri varlık bulunduğu ve Musul u bunların boşaltması

sebebiyle kolaylıkla IŞİD in eline geçtiği haberleri gündeme gelmişti. Kısacası,

IŞİD in vurucu gücünü Saddam ordusundan kalma asker ve subayların oluşturduğu

vurgulanmaya çalışılıyordu. Bu haberleri doğru bulup bulmamak ayrı bir konu

olmakla birlikte İran ın geçmişten gelen Saddam düşmanlığı ve mezhebi

beraberlik sebebiyle Irak güçlerine destek vermesini, onlarla ortak hareket

etmesini anlamak mümkün olmakla birlikte ABD ve yandaşları ile İran ın aynı

noktada birleşmiş olmalarının izahı biraz zordur. İki devlet arasında ilan

edilmemiş bir anlama söz konusudur ya da ABD ve müttefikleri ile İran ı

çıkarları aynı noktada birleştirmiştir. Üçüncü bir ihtimal ise İran ın Irak ve

Suriye ile bir birliktelik oluşturmak için karmaşadan yararlanarak hareket

ettiğidir. Bir başka ihtimal ise bu tür haberler özellikle yayılarak bölgemizde

Şii-Sünni çatışması ateşlenmektedir.

Sıraladığım ihtimallerin birlikte düşünülmesi de yanlış

olmaz. ABD ve müttefiklerini sadece çıkarlarının ilgilendirdiğini biliyoruz.

Özellikle ABD nin İslam dünyasında ne zaman nasıl bir pozisyon alacağı belli

olmaz. Bir zamanlar Saddam en iyi müttefikleri idi ama sonunda kellesini

aldılar.