Irak?ta yeni denge arayışları

Abone Ol

1961 yılında ABD tarafından, Türkiye ye nükleer başlıklı

Jüpiter füze sistemini yerleştirmesi ve dönemin SSCB nin de misilleme olarak

Küba ya nükleer başlıklı füze sistemi yerleştirmesi ve ardından ABD Başkanı J.

F. Kennedy nin Rus lideri Nikita Kuruşçev e 24 saat içerisinde füze sistemini

geri çekmemesi durumunda Küba ya hava operasyonu başlatma tehdidi ve Rusya nın

Türkiye yi olası işgal planı, belki de ABD ye geri adım attıran en önemli unsur

olsa gerek.

ABD, bir yandan kendisine bağlı Batista rejiminin Castro

tarafından 1959 da yıkılması ve Domuzlar Körfezi Çıkarması nın başarısızlıkla

sonuçlanması karşısında durumdan kendine pay çıkaran SSCB, ABD nin yanı

başındaki stratejik konuma sahip Küba yı yanına çekerek ABD ye soğuk savaş

nispetinde bulunmuş oldu

Adnan Menderes in 1959 da ABD ile füze sistemi anlaşması

imzalaması ve Küba daki değişim rüzgârları, Türkiye nin jeopolitik durumunu ABD

açısından daha önemli bir düzeye getirdi. Menderes, anlaşmaya rağmen, füze

sisteminin Türk topraklarına yerleştirilmesi durumunda olası Rus işgalini göz

ardı etmeyerek ABD ye karşı direnmeye başlayıp, Rusya ile ikili ilişkileri

geliştirmeye çalıştı. Menderes in Ekim 1959 da ABD ye yaptığı gezi programı da

iki ülke arasında oluşan kara bulutların dağılmasına yetmedi. 1960 ihtilalinin

arka planında şüphesiz Menderes in ABD ye karşı yürüttüğü bu politikanın etkisi

büyüktür.

Nitekim ABD güdümünde gerçekleştirilen ihtilalden sonra,

Türkiye ye yerleştirilen nükleer başlıklı füze sistemi uzun yıllar Türk

kamuoyundan gizlendi. Rusya, Türkiye deki füze sistemini bahane ederek,

Türkiye ye misilleme olarak saldırı tehdidini de koz olarak kullanarak, ABD nin

Küba ya saldırı planlarını önlemiştir. Daha sonra iki ülke arasındaki

gerginliğin yumuşamaya (detente) dönüşmesi sağlandı.

Anlaşılan o ki, 1961 de Türkiye ye yerleştirilen nükleer

başlıklı füze sisteminden ders çıkaramayan iktidar, NATO Füze Kalkanı Projesi

kapsamında 2011 de Malatya/Kürecik e yerleştirilen 5000 km menzilli AN/TPY 2

X-band radar sistemi ve son olarak petriot füzelerinin Adana, Gaziantep,

Kahramanmaraş a yerleştirilmesi ile birlikte, ister istemez Türkiye ile komşu

ülkeler arasındaki ilişkilerin bıçak sırtında yeni bir seyir izlemesine neden

oldu. İsrail e de Kürecik benzeri AN/TPY 2 band sisteminin yerleştirilmesi

ABD nin niyetini açıkça ortaya koymaktadır.

ABD Başkanı Barack Obama, Beyaz Saray Harita Salonu nda

(Map House) The New York Times dan Thomas Friedman a verdiği mülakatta, Rusya

ile yaşanan Ukrayna sorununun yeniden soğuk savaşa neden olup olamayacağı ve

Ortadoğu daki tüm gelişmeleri masaya yatırırken, Türkiye nin Cemal Gürsel

döneminde konuşlanmasına izin verilen nükleer başlıklı füze sistemleri ile şu

anda Kürecik e yerleştirilen AN/TPY-2X-band radar sisteminin benzer özellikte

krize neden olduğu ve Türkiye nin 1961 den sonra yeniden bölge ülkeleri

tarafından yalnızlaştırılma politikası ile karşı karşıya bırakıldığını

görmekteyiz.

Obama nın 8 Ağustos 2014 te Thomas Friedman a yaptığı

açıklamalara bakacak olursak, durumun vahametini daha net görmek mümkün

olacaktır. Obama, 29 Ağustos 1897 yılında Basel de Theodor Herzl yönetiminde

toplanan I. Siyonist Kongresi ne göndermede bulunarak, İsrail in bölgedeki

varlığı ve güvenliği için; İsrail i kuranların en iyi değerlerini yansıtan bir

Yahudi devletini nasıl koruyabiliriz ifadesiyle, Ortadoğu da ve özellikle

Gazze de akan kanın ne anlama geldiğini vurgulamaya çalışmaktadır.

Keza, Suriye de Esad rejiminin çok iyi silahlandığını ve

Rusya, İran ve Hizbullah tarafından desteklendiğini ve Esad rejimine karşı

güven içinde askeri destek verebilecekleri seküler unsur olmadığına vurgu

yaparken, Suriye deki muhalefetin silahlandırılması düşüncesinin masada yer

almadığını ifade ederken, aynı Obama, daha önceden ABD Harp Akademisi mezuniyet

töreninde yaptığı açıklamada; Suriye muhalefetine yardımı çoğaltmanın günü

geldi, bu hedefi gerçekleştirmek için de Kongre ile yakın çalışma

içerisindeyiz vurgusunu yapıyordu.

Obama, F 18 ve insansız hava araçlarıyla IŞİD (İD)

mevzilerini vururken, bir yandan da; ABD, Irak ın Hava Gücü olmayacağını

ifade ediyordu. Aslında, İŞİD in Kuzey Irak a doğru saldırılarını durdurmasının

yegâne nedeni, mahsur kalan Yezidi ve Hıristiyanlardan çok, Ortadoğu nun yeni

petrol merkezi olmaya aday kent Erbil in güvenliğinin sağlanmasıdır. Oysaki

IŞİD in cephe gerisinde mahsur kalan on binlerce Şii Türkmen de benzer

pozisyonda ve güvenlik koridoru açılamadığı için ölümle pençeleşmektedir.

Şu anda, 1,5 milyon nüfuslu Kürt Bölgesel Yönetimi nin

merkezi olan Erbil de; Afren, Exxon Mobil, Chevron, Aspect Energy, Marathon Oil

Corporation, Hillwood International Energy, Hunt Oil, Prime Oil, Murphy Oil,

Hess Corporation, HNK Energy, Viking International gibi Batılı petrol

şirketleri yer almakta ve petrol endüstrisi büyük önem kazanmaktadır.

Burada dikkat çekici olay şudur; Libya ya yönelik askeri

müdahale sırasında Başkan Obama, kamuoyunun dikkatini çekmesin diye özellikle

petrol vurgusu yapmıyordu. Oysaki Libya dünyanın altıncı büyük petrol rezervine

sahip bir ülke konumundadır. Aynı şekilde, Kuzey Irak Kürt Bölgesi de şu andaki

mevcut rezervle dünyada dokuzuncu sıradadır.

Irak ve Suriye de etkinlik kurmaya çalışan İŞİD, 2 milyar

dolarlık nakit varlığı ve günlük 3 milyon dolarlık petrol, vergi vs. geliri ile

Suriye ve Irak taki hassas noktalarda Bingazi Emirliği nin kurulması sizce bir

tesadüf eseri mi Obama, Irak Kürt Bölgesi ne ve Bağdat taki Şii yönetimine

IŞİD ile zoru göstererek, tek başına hareket edemeyecekleri düşüncesini empoze

etmeye çalışmaktadır.