Irak ta önce Musul gibi merkez bölgelerden birini ele
geçiren, sonra tüm Sünni bölgelerde hâkimiyet kurmaya çalışan IŞİD, geçtiğimiz
günlerde ne hikmetse hilafet ilan etti. Halife olan isim de çok yabancı değil:
El-Kaide ile uzun süre ortak çalışan, El-Kaide liderlerinden Zevahiri nin
Irak taki IŞİD varlığını istememesinden sonra onunla ayrışan ve en sonunda da
Şam daki varlıklarını Irak a da taşıyan IŞİD lideri El-Bağdadi nin ta kendisi.
Söylenecek çok fazla şeyin kalmadığı, hatta sözün bittiği anlardan birini
yaşıyoruz. Müslümanların kurtuluş adına ümit bağladığı, duyacaklarında
irkilecekleri pek çok kavramın bugüne kadar içi boşaltılmıştı. Şimdi hilafet
makamına da el attılar. Bundan sonra sahte bir Mehdi ortaya çıksa da şaşırmamak
gerekir.
Bugüne kadar zaten bir Sünni-Şii çatışması için canla
başla çalışılmıştı. Ancak başarılı olunamayınca bir de baktık, yeni Hariciler
de bu kavgaya ekleniverdi. Eskiden politik manada seslerini çok fazla
duymadığımız ya da sesleri bizlere duyurulmayan bu yeni Hariciler, hem bölgesel
anlamda tüm bölgeyi istikrarsızlaştırdılar hem de İslam dünyasında uydurulmak
istenen kanlı mücadelenin öncüsü olmaya doğru sürüldüler. İslam dünyasının bu
üçlü bölünüşünün merkezi maalesef bugün Irak ta kendisine hayat buluyor ama bu
bölünme ve parçalanmanın Irak ile sınırlı kalacağını zannetmek açıkçası aşırı
iyi niyetlilik olur. Bugün Rusya bile içerisine düştüğü Ukrayna çukurundan
kolay kolay kurtulamıyor. Vekil gruplar öncülüğünde Irak ta alan kapatan
ülkelerin Irak ın bölünmesiyle durulması ancak bir güç toplama amaçlı olabilir.
Irak Yok mu Oluyor
Aslında bu soruya karşı, Irak diye bir şey kaldı mı ki
diye yanıt vermek daha uygun görünüyor. Bugün nasıl Suriye diye bir ülke
kalmadıysa, Irak diye bir ülke de kalmadı. Ülke çapında bir ekonomiden söz
edemiyorsak, ülke çapında bir devletten söz etmemiz de imkânsız hale gelmiş
demektir. Irak taki kontrol haritasına
bir bakacak olursak, bir tarafta İran ve merkezi yönetim destekli Şii bölgesi,
diğer tarafta Suud destekli bir Sünni bölgesi ve son olarak da Kuzey de Türkiye
destekli bir Kürt bölgesi gittikçe daha fazla kendini gösteriyor. Yani koskoca
Irak birkaç haftada üçe bölünüverdi. Irak belki bugün resmi anlamda varlığını
sürdürse de, fiili anlamda ortadan kalkmış durumda.
Artık aktörler Suriye de olduğu gibi ülkedeki belirli güç
merkezlerini desteklemekten başka bir şey yapmıyorlar. Tam bir ayrışma söz
konusu ve görünürde herkes Irak ın bütünlüğü taraftarı ancak herkes Irak diye
bir ülkenin tarihe karıştığının farkında.
Kürdistan Kurulur mu
Diğer taraftan bugünlerde bölgesel anlamda en fazla
tartışılan konulardan biri de Kürdistan diye bir ülkenin kurulup
kurulamayacağıdır. ABD bugüne kadar her zaman Kürdistan diye bir ülkenin
kurulmasının yanındaydı ve bu uğurda en büyük destek sağlayan aktörlerin
başında geliyordu. Ancak bugün geldiğimiz noktada Irak ın bütünlüğünü savunur
hale geldi ve Kürtlerin Irak tan kopmaması adına çaba sarf ediyor. Asıl önemli
olan nokta ise Türkiye nin tutumu. Türkiye tarihsel bağlamda Ortadoğu da bir
Kürt devleti kurulmasının en büyük karşıtıydı. İşte burada siyasetin
cilvelerinden birini daha görüyoruz. Siyaset nasıl bir zamanlar aynı fotoğrafta
yer alan Erdoğan ve İhsanoğlu nu bugün farklı köşelere sürüklediyse, aynı
şekilde Irak ta da yıllarca Kürtlerin ayrılmasına en fazla karşı çıkan
Türkiye nin bugün onların en büyük destekçisi olmasına neden oldu. Bölgesel
çıkarların alt üst ettiği Ortadoğu ilişki haritası önümüzdeki günlerde daha
fazla kutuplaşacak gibi görünüyor. Barzani nin önümüzdeki aylarda bağımsızlık
referandumuna gideceklerini açıklaması ise henüz sadece başlangıcın politik bir
yansıması olarak görülmelidir.
Çözüm Süreci Nasıl Etkilenir
Kürt siyasetinin yaşanan bölgesel dalgalanmalardan
etkilenmemesi ise düşünülemez. Ancak bugün geldiğimiz noktada Kürt siyaset
yapımcıları iç politikada farklı dış politikada farklı bir tavır takınarak
ikili bir politika takip ettiği gözlemlenebiliyor. İkiyüzlü anlamına
gelemeyecek olan bu siyaset, içerde muhalif dışarıda tarafsız bir siyasete
karşılık geliyor. Yani Kürt siyaset yapımcıları dışarıdaki dalgalı gidişatlar
karşısında temkinli bir yaklaşım sergileme taraftarı bir portre çiziyorlar. Bu
bakımdan çözüm süreci şimdilik dışarıdaki kitlesel çatışmalardan birkaç olay
dışında çok fazla etkilenmedi. Ancak daha çok sayıda bayrak indirme olayıyla
karşılaşabiliriz. Sonuç olarak Halifeliğin ilan edildiği Irak taki güncel
gelişmeler, sözde Halife nin de dâhil olduğu yeni politik aktörler doğurabilir.