Irakta oyuna gelmemek lazım

Abone Ol

Irakta Samarra şehrinde İmam El Askarinin türbesinin bombalanmasının bir tek hedefi olabilir o da; sünni ve şiileri birbirine vurdurmak. Bunda ise ne sünnilerin ne de şiilerin bir çıkarı olabilir. Meseleye bu gözle baktığımızda olayın arkasında işgalci güçler ile siyonistlerin olduğunu söylemek gerçeğe en yakın değerlendirme olur. Medyanın, saldırının ardından yaptığı değerlendirmelerde dikkatleri Zarkavinin üzerine çekme gayreti bize göre bu saldırıyı gerçekleştirenlerin isteğine uygun düşüyor.

Şiilerce kutsal bilinen Necef, Kerbela, Bağdatda Kazımiye ve Samarradaki İmam El Hadi ve İmam El Askari türbelerini çeşitli kereler ziyaret etmiş birisi olarak 12 İmamlara ait türbelerinde şiilerin nasıl gözyaşı döktüklerini yakından bilen birisiyim. Bir başka ifade ile bu türbelerin şiiler açısından önemini çok yakından çeşitli kereler müşahade ettim. Samarranın bir başka önemi ise İmam El Hadi ve İmam El Askarinin türbelerinin yanında 12. İmam Mehdinin de burada kaybolduğu ve bir gün geri döneceği şii inancının en önemli temel taşlarındandır. Bu bakımdan Samarranın ve İmam El Askarinin türbesinin bombalamak için seçilmiş olması bize göre bilinçli bir tercihtir. Sünni-Şii çatışmasının fitilini ateşlemek için en uygun yerdir.

Olayın bir başka dikkat çeken yanı ise Şii Lider Mukteda El Sadrın işgalcilerin kontrolünde hazırlanmış olan yeni Anayasayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını açıklamasının hemen ardından böyle bir bombalama olayının sahnelenmiş olmasıdır.

El Sadr açıklamasında işgalcilerin kontrolünde hazırlanan Anayasanın federal bir oluşum adı altında Irakın bölünmesini öngördüğünü, buna izin vermeyeceklerini de ısrarla vurguluyordu. Bu açıklamalar yeni anayasaya karşı ciddi bir şii direncinin oluşacağı anlamına geliyordu. Daha önce şiilerin başlattığı direnişi birtakım vaatlerle kırmayı başaran işgalciler, Sadrın bu açıklamasının ardından elde ettikleri desteği kaybetmekte olduklarını görmenin telaşı ile bu sabotaj olayını gerçekleştirdikleri anlaşılıyor. Böylece hem kendilerine karşı oluşacak muhtemel bir şii direnişini engellemiş hem de şiiler ile sünnileri birbirine düşürerek kendi isteklerinin gerçekleşemesinin önünü açmış olacaklar. Bir başka ifade ile Irak nüfusunun çok önemli bir bölümünü oluşturan sünni ve şiiler birbirlerine düşünce işgalciler ve siyonistler Irak üzerindeki planlarını daha rahat hayata geçirebileceklerini düşünmektedirler. Ancak, olayın hemen ardından İrandan gelen bir açıklama her iki kesimin de dikkatini çekici ve birbirlerine düşmemelerini hatırlatan nitelikteydi. İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney yaptığı açıklamada, "Siyonist istihbarat servisleri ve Irakın işgalcileri tarafından düzenlenmiş bir cinayettir" diyerek gerçeğe dikkat çekmiştir.

Hamaney ayrıca şiilere İslam düşmanlarına yardım etmemeleri amacıyla sünni camilerine saldırmamaları çağrısında da bulunuyor.

Bütün bunlar gösteriyor ki, bombalama olayı hedefine ulaşmayacaktır/ ulaşmamalıdır.

Bombalama olayının hemen ardından ilk heyecanla camilere ve sünni imamlara yapılan saldırılar dileriz son olur. Aksi halde başlayacak sünni-şii çatışmasından sadece işgalciler ve siyonistler yararlanmış olacaktır. Bu ise ırakın kaybetmesi anlamına gelecektir.  El Sadr bir yandan Irakın bölünmesine karşı olduklarını açıklarken öbür yandan çatışmaları körükleyici bir tavır sergilenmesi iki tarafada zarar verecektir.