Irak?ın Vahim Hali ve İki Yüzlü Batı

Abone Ol

İSLAM dünyasının problemleri bitmek bilmiyor. Suriye,

Mısır derken, şimdi de Irak ciddi bir tehlikenin eşiğinde. Son olaylar, Körfez

Krizi nden bu yana yaşananlara tuz biber ekti. Tek ümmet olan İslâm dünyası

olup bitenlere ferasetle bakmalıdır.

Batılılar tarih boyu; bencillik, ihtiras, kibir,

savaşlar, her türlü işkenceler, giyotinler, zindanlar, vahşet ve

barbarlıklarıyla tanındılar. 1492 de Endülüs ün yıkılmasıyla birlikte

Müslümanlara uyguladıkları vahşetin benzeri tarihte yaşanmış değildir.

İhtiraslı Batı birbiriyle de kanlı savaşlar yaptı. Haçlı

savaşları ile Müslümanları yok etmek istediler. 1. ve 2. Dünya Savaşları nın

hedefleri içinde bu da vardı: Birinci Dünya harbinin hedeflerinden birisi

Osmanlı Devleti ni yıkmak, parçalamak ve Müslümanları yok etmekti. (D8 Yeni

Bir Dünya, Bülent Alan, Yörünge Yy. sh. 11)

Avrupa, 2. Dünya Savaşı sonrası içlerinden çıkan fikir

adamlarının da etkisiyle, varlığını sürdürebilmek için toparlanma ihtiyacı

hissetti. Önce, 1948 de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ni imzaladılar. Bu

belge, büyük oranda Allah Resulü nün (s.a.v) Vedâ Hutbesi nin kopyası

şeklindedir. Sonra anayasalarını bu Beyanname ye göre düzenlediler. Batı, bir

miktar şirin görünüyorsa bu Beyanname sebebiyledir.

Toparlanma sürecinde sırasıyla Demir Çelik İşbirliği,

AET, AT, AB yi oluşturdular. BM ve NATO yu kurdular. Dünya barışı sözünü

dillerinden düşürmeseler de, gerçekte bu kuruluşlarla kendi varlık ve

geleceklerini garanti altına almayı amaçladılar. Batı hâlâ tarihteki genetik

özelliklerinden uzaklaşmış değildir.

BİR PLAN UYGULANIYOR

F. D. Roosewelt in şu sözü yaygındır: Politikada hiçbir

şey tesadüf değildir. Bir şey vuku buluyorsa, o hadisenin bu şekilde zuhur

edeceğinin önceden plânlandığından emin olabilirsiniz.

Bugün Irak ta yaşananların Batı nın stratejik bir plânı

olduğundan kimsenin şüphesi olmasın. Mevcut figüranlar, kamuoyunu yanıltmak ve

olaylar tabii seyriyle cereyan ediyor, algısı oluşturmak içindir. Batılıların

sözlerine her zaman itiyatla yaklaşmak gerekir.

Daha yakın tarihte ABD, Irak ta Saddam Hüseyin i

cesaretlendirdi. Körfez Krizi çıkardı. Saddam a Kuveyt i işgal ettirdi. Sonra,

Saddam ı Kuveyt ten çıkarma bedeli olarak (!) da Kuveyt petrollerine el koydu.

Kimyasal silahlar var gerekçesiyle Irak ı işgal etti. Kahramanını (!) ise, bir

kurban bayramı sabahı idam ettirdi. Şimdi de Irak ı parçalayıp yutmak istiyor.

Akif in Tükürün, Ehl-i Sâlib in asla güvenilmez sözüne ifadesi ne kadar da

isabetli.

IŞİD ı; Tâliban ve el-Kâide gibi oluşumlardan ayrı

düşünemiyorum. ABD nin iradesi dışında bile kurulsa, bunlar ABD nin işine gelen

kuruluşlar. İslâm imajını zedeliyor, Müslümanları başka türlü gösteren

icraatlar yapıyorlar.

Müslümanların ortak karar ve iradesine dayanmayan her

oluşum Batı nın emellerine hizmet eder. Onların işlerini kolaylaştırır.

IŞİD; Musul, Tikrit, Telâfer gibi yerleri ele geçirerek

ilerlerken, Batı müdahale için olayların olgunlaşmasını kollamaktadır. Irak

Başbakan ı Nuri el-Malikî nin IŞİD in durdurulması için, ABD yi göreve davet

etmesi Irak ve Müslümanlar adına bir zillettir.

Şimdi, ABD bu haliyle Irak a yardım etmeye

nazlanmaktadır. Orada, kendi kontrolünde Ulusal Birlik Hükümeti kurdurup ipin

ucunu elinde bulundurarak işi garantiye almak istemektedir.

BATI NIN IRAK İLGİSİ

Şu anda Batılılar Irak a kilitlenmiş durumda. Irak taki

yoğun diplomasi trafiği bunun ispatı. ABD nin haftalık saygın dergilerinden

Time son sayısında, Irak ın yangın yerine dönüp Ortadoğu haritasından

silinmekte olduğunu kapak yaparak THE END OF IRAQ-Irak ın Sonu başlığını

kullandı.

Fransa Dış İşleri Bakanı Laurent Fabius, Irak taki vahim

durumun bu ülkenin bölünmesine yol açacağı ve bunun da dünya barışını tehdit

ettiğini açıkladı: Ulusal Birlik Hükümeti kurulmadan uluslar arası müdahale

başarılı olamaz.

İnanç ve komşuluk sorumluluğunu yerine getiren İran böyle

bir müdahaleyi istemediğini duyurdu. Türkiye de kardeş ve komşu Irak ın

bölünmesini istemediğini deklare etmelidir.

Allah Resulü (s.a.v); Müslüman bir delikten iki kere

ısırılmaz   buyururken, aynı olayları

defalarca yaşadığımız halde, Müslümanlar olarak hâlâ ibret alıp gereğini

yapmayacak mıyız Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan bu konuda

Müslümanları defalarca uyarmıştı: Aynı olayları defalarca yaşıyor, ibret ve tedbir

almıyoruz. Siyonizm vahşetini önleyecek Saadet Partisi ve D8 den başka çözüm

var mı İkiyüzlüler, işbirlikçi politikacılar `barış sözü edip duruyorlar.

Fakat İslâm âleminin her yerinden çığlıklar yükseliyor. Dökülen hep Müslüman

kanı. Olaylara bu kadar hissiz kalabilir miyiz

Müslüman gâfil ve sorumsuz olamaz. İslâm dünyasının

kademeli olarak yok edilmesi karşısında ya bir çözüm bulmalı, ya da var olan

çözümü uygulamalıdırlar. Sıra kendilerine gelinceye kadar beklemek ümmet ve

İslâm kardeşliği şuuruna ulaşmış bir Müslüman ın tavrı olamaz.

İşte, rahmet, bağışlanma, feyiz ve bereket yüklü Ramazan

ayına ulaşmış bulunuyoruz. Allah ın yardımı bizimledir. Ramazan ayında bu

şuurun gelişerek problemlerimizin çözümüne vesile olmasını niyaz ediyorum.