Birleşmiş Milletler (BM)’in görevi dünya üzerinde barışı korumak, adaleti tesis etmek değil de çeşitli ülkelerde yaşanan çatışmalarda kaç kişinin hayatını kaybettiği, kaç kişinin yaralandığı ve kaç kişinin ülkelerini terk ederek komşu ülkelerde mülteci durumuna düştüğüne dair raporlar yayınlamaktan ibaret kaldığına bu köşede çeşitli kereler dikkat çekmeye çalıştım. Özellikle Suriye’de iki yılı aşkın bir süreden beri devam eden çatışmalar sebebiyle bu ülkenin tam bir felaket bölgesi haline geldiğini, insanların ülkelerini terk ederek hiç olmazsa hayatta kalmaya çalıştıkları da biliniyor. Suriye meselesi öyle bir noktaya geldi ki, sadece ülkemize yansıyan boyutu bile felaketi göstermeye yetiyor. Suriyeli mülteciler sınırda oluşturulmuş kamplardan taşarak yurdumuzun her şehrinde görülmeye başlandı. Sadece İstanbul’a göçmüş olan Suriyelilerin sayısının 100 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Yurdumuzun çeşitli illerine dağılmış Suriyeliler konusunda elde kesin rakamlar yok ama sayıları her geçen gün daha da artıyor.
Ülkemize sığınmış insanlara millet olarak elimizden gelen yardımı görev bilerek yapacağız/yapıyoruz. Bir yandan devlet diğer yandan çeşitli yardım kuruluşları ülkemizde misafir olan Suriyelileri ayakta tutmaya çalışıyorlar. Ancak, bir de sınırın öte tarafı, yani Suriye içi var. Oralara yardım götürmek sanıldığı kadar kolay olmuyor. Bu sebeple de bastıran soğuklar sebebiyle her gün küçük yavruların donarak öldükleri haberleri geliyor. Kısacası, Suriye’de insanlar ya soğuktan donarak ya açlık ve hastalıktan ölecekler ya da Esad’ın varil bombaları ile hayatlarını kaybedecekler. Medyaya dün yansıyan haberlerde Esad rejimi tarafından varil bombalarıyla yapılan hava saldırısında 36’sı çocuk, 186 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyordu. Görünen o ki, Suriye giderek insansızlaştırılıyor. Bunu yapan Esad rejimi olarak karşımıza çıkmakla birlikte çatışmalarla ilgili sadece istatistikî rakamlar yayınlamaktan öte bir iş yapmayan BM’nin de bu katliamda Esad ile işbirliği halinde olduğunu söylemek yanlış olmaz.
BM Genel Sekreteri’nin insani işlerden sorumlu yardımcısı Valerie Amos ve Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres yaptıkları açıklamada Suriye’de iç savaşta nüfusun dörtte üçünün muhtaç duruma düştüğünü belirtip örgütten önümüzdeki yıl için 6,5 milyar dolar yardım istemişler.
Kısacası durum tespiti bakımından BM ciddi bir iş yapıyor(!) ama BM’nin görevinin sadece durum tespitinden ibaret olmadığını birilerinin hatırlatması gerekiyor. Çünkü BM’nin asli görevi çatışmaları önlemek, ölümleri durdurmaktır. Bugüne kadar 140 bin kişinin Suriye’de çatışmalarda hayatını kaybettiğini belirten de BM olduğuna göre kuruluş amacına uygun hareket etmiyor demektir. Böyle olunca da katillerle işbirliği halinde olduğunu söylemek abartı olmaz diye düşünüyorum.
Diyelim ki istenen 6,5 milyar dolar yardım önümüzdeki yıl için temin edildi, çatışmalar ve ölümler son bulacak mı Kısacası Suriye’de çatışmaları önlemek için BM’nin ne gibi bir planı vardır Önemli olan bunu açıklaması değil mi Şimdiye kadar bu yönde bir plan hazırlanmış olmadığı gibi, düşünüldüğüne dair bir belirti de yok. Sanki Suriye kendi kendini yiyip bitirerek insansızlaştırılmaya terk edilmiş durumda.
Böyle olunca, diyelim ki 6,5 milyar dolar bulundu -bulunacağını sanmıyorum- kime dağıtacaklar Türkiye’deki mültecilere de pay ayrılacakmış. Öyle söyleniyor. Şimdiye kadar BM Türkiye’deki mültecilere ne kadar yardım yaptığını açıklasa daha iyi olmaz mı