İnsanlık vicdanı

Abone Ol

Filistin yanıyor, dünya seyrediyor... Gazze bombalanıyor, dünya seyrediyor... İnsanlık ölüyor, dünya seyrediyor... Bir büyük insanlık dramı yüreklerimizi kuşatıyor, kalplerimizi yakıyor, vicdanlarımızı sızlatıyor... Ama bütün dünya Ortadoğunun teröristi Siyonist İsrailin Gazzeye yaptığı saldırıları, sıradan bir hamleymiş gibi öylesine seyrediyor.

Amerikan seçimlerinde Barack Obamanın veya Mitt Romneyden herhangi birinin kazanıp koltuğa oturmasının bizim için hiçbir anlamı ve önemi yoktur, çünkü Amerikan sistemi bir mekanizmadır, bir sistematiktir. Dünyanın jandarması ve Siyonist İsrailin güdümündeki uşak Amerikanın Devlet Başkanı Barack Obama, Gazzeye yapılan saldırıları kınayacağına, "Ey dizginlerinden boşalmış İsrail, en kısa zamanda bu saldırıları durdur, yoksa biz bunun hesabını sorarız" şeklinde hesap soracağına, "Haklı saldırılar" diyerek yüreklerimizi sızlattı. İnsanlık vicdanının yok olduğunu, insanlıktan nasibini almamış güruhun yaptığı haksız saldırıların hiçbir karşılığının olmadığını bir kez daha öğrendik.

Hani diyordu şair, "Kimimiz nutuk attık, kimimiz öldük"...

Terörist İsrailin Gazzeye yaptığı saldırılardan sonra dünya kamuoyunda birkaç liderin göstermelik tepkisinden başka hiçbir şey yoktu. Onlar da sadece nutuk attılar... Konuştular... Seslerini öylesine yükselttiler...

Büyük Ortadoğu Projesinin ne menem bir şey olduğunu şimdi daha iyi öğrendik... İslam coğrafyasındaki ülkelerin liderlerinin şu veya bu şekilde kontrol altında tutulması, bu liderlerin üzerinden üretilen siyasal malzemelerle kamuoyunun tepkilerinin azaltılması, törpülenmesi, seslerinin kesilmesi, kısılması.

Dikkatinizi çekiyor mu bilmem... Eskiden böyle bir şey olduğunda, sokakları ayağa kaldırırdık, sesimizi dünya duyardı, tepkimiz heryeri kuşatırdı.

Şimdi, verdiğimiz tepkiler Siyonist İsrailin kudurganlığı için hiçbir anlam ve önem ifade etmiyor. Dünyanın değişik yerlerinden yükselen tepkiler, cılız kalkışmalardan başka bir şey değil. Seyrediyoruz... Televizyonlarda Gazzede yaşanan dramları, gökten yağan bombaları, bir havai fişek gösterisi gibi izlemekle, seyretmekle yetiniyoruz.

İnsanlar ölüyor, ocaklar sönüyor, yürekler yanıyor...

Bir kentin üzerine gökten bombalar yağdırılıyor...

İslam ülkelerinin birliği, dirliği, beraberliği ve bir araya gelme ülküsünün ne denli önemli olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz. Merhum hocamız Prof. Dr. Necmettin Erbakanın göreve gelir gelmez ilk etapta gerçekleştirdiği D-8 projesinin, birliğimiz, beraberliğimiz ve güç merkezi olma idealimiz bağlamında sergilediği değeri, şimdi çok daha iyi kavrıyoruz.

Terörist İsraile haddini bildirecek bir hamle yapmadıktan sonra, cilalı lafların, atılan nutukların hiçbir anlamı yoktur.

Tepkisizleştirilmiş, içi boşaltılmış, değerlerinden arındırılmış, İslami hassasiyetleri törpülenmiş İslam ülkeleri halklarının yeniden bir heyecan atmosferine ayarlanabilmesi için, mevcut siyasal düzlemlerin en kısa zamanda yok edilmesi gerekiyor.

Bu kudurganlığın sona erdirilmesi için, İslam ülkelerinin güçlü ve dirayetli olması gerçeğini bir kez daha hatırlamamız icap ediyor. Feraset, basiret, dirayet...

Eğer biz güçlü olmazsak, Siyonizm bu katliamlarına bugün de yarın da devam edecek.