Dünyada; 1. a) Toprak, b) hava, c) su ve d) canlılar hormonlu karışımlarla kirlenmektedir. 2. a) Doğum kontrolü, b) ilaçlı tedavi tababeti, c) kitle imha silahları ve d) fuhuş serbestliği ile insan nesli dejenere olmaktadır. 3. a) Biyolojik, b) kimyasal, c) tahrip edici ve d) radyasyonlu atom silahları ile yeryüzü barut fıçısına dönmektedir. Bunlar bir patladı mı yeryüzü paramparça olacak durumdadır. 4. a) İş, b) senet, c) rüşvet ve d) silahlı dağ/terör mafyaları sebebiyle ve saydıklarımızın tamamıyla insanlık -bizim "sosyal tufanlar" dediğimiz- kan denizi tufanına doğru yuvarlanmaktadır.
Dünyada bunlar olurken Türkiye de de; a) Dış borç, b) işsizlik, c) bağımlı yargı ve d) şaşırtmacı dışa bağımlı millî olmayan medya Türkiye yi felâketin eşiğine getirmektedir. Bunlardan sadece biri bile bir ülkenin uçuruma yuvarlanması için yeterlidir.
İnsanlık tarihte evrim geçirmiştir. 1. a) Doğu medeniyetleri doğar, insanlığa hukuk ve yönetim getirir. b) Buna dayanarak batı medeniyetleri doğar, teknikte ve ekonomide hamle yaparlar. c) Artık eski hukuk ve yönetim yeterli olmaz, bu da doğuda yeni uygarlığın başlamasına neden olur. d) Bu döngü insanlar arasında devam edip gider. e) Tarihî dönemlerde bu döngünün ömrü bin yıldır, Hz. İsa nın doğumuna tarihlenmişlerdir. 2. a) Her medeniyet iki medeniyetin sentezinden doğar. b) Medeniyetlerden biri zirvede iken diğeri yeniden oluşmaya başlar. c) Medeniyetleri bir ulus kurar. d) Medeniyeti kuracak olan ulus iki üç asır öncesinden itibaren hazırlık yapar. d) Tarihte toplayıcılık, avcılık, çobanlık ve tarım dönemlerinden sonra "yerleşik uygarlık" doğmuştur. Hz. Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed (hepsine selâm olsun) "doğu uygarlıkları"nı kurmuşlardır. Birinci ve ikinci Mısır, Yunan, Roma, Bizans ile bugünkü Avrupa uygarlığı "batı uygarlıkları"dır.
*
Bugün; a) III. bin yıl uygarlığı kurulmaktadır. b) Bu uygarlık peygambersiz ilk uygarlıktır; peygamberlerin yerini onların vârisleri olan ilim adamları almaktadır. c) Yeni kitap gelmeyecektir. Tevrat, İncil, Avesta ve Furkan insanlığa yol göstermişken; Kur an eksiksiz dili ve metniyle yeni uygarlığın ana dayanağı olarak ortadadır. d) Yeni uygarlığı kurmak için Türkiye görevlendirilmiş bulunmaktadır. En son iki uygarlığın sentezi ile III. bin yıl uygarlığı oluşacaktır.
5000 yıllık tarım döneminin Nuh Nebi den kalma hukuku insanlığın sorunlarını çözemiyor. Zaten insanlar onu da tahrif ederek yararlı olmaktan çıkarmış, zararlı hâle getirmişlerdir.
Batı uygarlıklarının anayasaları; 1) Ekseriyetin kararlarına, 2) ekseriyet seçimine, 3) hakim yönetimine, 4) merkezî yönetime, 5) hakim yargısına, 6) memur uygulamasına, 7) hakların dağıtılmasına, 8) faize, 9) gelir vergisine ve 10) fuhuş serbestliğine dayanmaktadır. Varsayımları bunlardır.
Doğu uygarlıklarının barış düzeni olan adil düzen anayasaları; 1) Ortak vekile, 2) temsilciyi değiştirmeye, 3) hâdim yönetime, 4) yerinden yönetime, 5) hukukta hakemliğe, 6) serbest meslek uygulamasına, 7) görevlerin verilmesine, 8) faizsiz kredileşmeye, 9) sermaye vergisine ve 10) iffetli aile müessesesine dayanmaktadır. Varsayımları bunlardır.
*
Her olayın bir kararlı hâli vardır. Elektrikte en zor problem anahtar açarken ve kaparken ortaya çıkar. Aşırı dalgalanmalar olur ve birden devre dışı kalma olayı gerçekleşir. Hattâ bu problemden dolayı kimi zaman motorlar yanar. Hayatınızda lamba yakarken veya söndürürken bu tür olaylarla karşılaşırsınız, anahtarı çevirdiniz mi lamba patlar.
Sosyal olaylarda da öyle birden bire geçişler olmaz. Bir düzenden başka bir düzene geçmek için geçiş uygulamalarına ve zamanına gereksinim vardır. Nasıl anne ve çocuk için en tehlikeli saatler doğum saatleri ise; sosyal olaylarda yeni doğum veya geçişlerde de aynı tehlikeler sözkonusudur.
Türkiye belki üç asırdır batılılaşıyor ama bir türlü batılı olamıyor; imparatorluğunu yıktı ama batılı olamadı. Mustafa Kemal 1933 te 10. yıl nutkunu söylerken batılı olduğumuzu, bundan sonra muasır medeniyetin fevkine çıkacağımızı hedefledi ama; şimdiki yöneticiler muasır medeniyetin fevkine/üstüne çıkmayı söylemekten utanıyorlar.
Bu girizgâh ve gerekçelerden sonra; yarınki yazımda geçiş varsayımlarını anlatacak, böylece "zalim düzen"den "Adil Düzen"e geçerken nasıl davranmamız gerektiğini ortaya koyacağız. İktidar partisinin veya Türkiye nin Anayasası böyle bir anayasa olmalıdır. Aksi halde, Allah korusun, Avrupa nın zinacı faizci anayasası sorunları artıracak ve ülkemizle birlikte insanlığı ölüme götürecektir.