İnsanlığı “bozan” 10 yemek!..

Abone Ol

1. Vergi ve zekât kaçırarak yetimin, yoksulun hakkını yemek.

2. Düşük ücretle işçi çalıştırarak çoluk çocuğunun hakkını yemek.

3. Kamuda liyakatsiz ve ehliyetsiz kişileri makamlara atayarak halkın geleceğini yemek.

4. Elektriği kaçak kullanarak milletin hakkını yemek.

5. Trafikte sağdan soldan öne geçerek geride bıraktıklarının hakkını yemek.

6. Ticarette hile yaparak müşterinin hakkını yemek.

7. İsraf ederek gelecek nesillerin rızkını yemek.

8. İnsanların düşünce ve inançlarına baskı yaparak özgürlüğünü yemek.

9. İhalelerde hile yaparak vatandaşın hakkını yemek.

10. Yalan söyleyerek, dedikodu yaparak, iftira atarak toplumun huzurunu yemek.

Adı; Zehra Elif Anaç.

Erzincan Cumhuriyet Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi.

Bu yıl yapılan TEOG ortak yazılılarının ikisinde de tüm soruların tamamını doğru cevaplayarak Türkiye birincisi oldu.

Böylelikle, Erzincan’da iki dönemde tüm soruları doğru cevaplayan tek öğrenci unvanını aldı.

Elbette bu sonuçla, ailesinin ve öğretmenlerinin gurur kaynağı oldu, Zehra Elif Anaç.

Peki, bu başarısını neye borçlu?

Zehra Elif Anaç, başarısının sırrını düzenli çalışmak, derslerini dikkatli dinlemek olarak açıkladı.

Ayrıca bu başarıya ulaşırken sadece okul kurslarına gittiğini asla özel ders almadığını da ifade etti.

Son vurgu çok önemli; zira, dershaneler kapanmasına rağmen belli şartlarda devam ediyorlar ve de hâlâ çuvalla para istiyorlar, velilerden…

En kritik soru da şu; küçük Zehra acaba hangi liseyi tercih edecek?

Kendisi henüz kararsız olduğunu dile getirdi.

Ama keşke İmam Hatip Lisesi’ni tercih etse.

Zeki, ahlaklı, gelecek vizyonu olan öğrencilerin İmam Hatip Liselerini tercih etmesi çok önemli.

***

Zehra Elif Anaç’a ve Erzincan Cumhuriyet Ortaokulu’na da buradan tebriklerimi iletiyorum. Helal olsun…

Selami Güder… Kadim dost…

Üçüncü kitabı çıktı; “Gözün Kalır Geride”

Birbirinden ilginç öyküler yer alıyor, kitapta.

Kitabın sayfalarında gezinirken;

* Bazen panikliyorsunuz,

* Bazen meraklanıyorsunuz,

* Bazen terliyorsunuz,

* Bazen tebessüm ediyorsunuz,

* Bazen iç geçiriyorsunuz,

* Bazen hayıflanıyorsunuz,

* Bazen muzipleşiyorsunuz,

* Bazen kahkaha atıyorsunuz,

* Bazen korkuyorsunuz,

* Bazen de öfkeleniyorsunuz…

***

Öyküde geçen bir “şaka” karşısında hayli öfkelendiğimi, “Ama bu kadar da olmaz ki!” dediğimi itiraf etmeliyim… Tabii, kendi kendime…

“Gözün Kalır Geride” esasen hayatın gerçeklerini gerçek üstü bir betimleme ile anlatan, damakta pastoral bir tat bırakan bir eser.   Öykü kahramanlarının hayat hikâyelerini okurken kendinizi zaman zaman bir köy evinde buluyorsunuz, âdeta.  Hararetle tavsiye ederim…

(Gözün Kalır Geride, Selami Güder, MGV Yayınları, 0312 4805111, www.mgvyayinlari.com)

Geçen yazımda, Fransa Cumhurbaşkanı Macron hakkında, “Macron, işte bu JacquesAttali denen adam aracılığı ile Rotschild İş Bankası’na geçti. Performansı ile orada olağanüstü hızla yükseldi, milyarlarca dolarlık satış dosyalarını yönetti. Özellikle sermaye ile yakınlaşması bu dönemde gerçekleşti” ifadesini kullandım.

İş Bankası Müşteri İlişkilerinden Grup Başkanı Gül Mumcu Mutlay aradı. Şunları söyledi; “Yazınızda, ‘Macron, işte bu JacquesAttali denen adam aracılığı ile Rotschild İş Bankası›na geçti’ cümlesindeki ‘iş’ ibaresi sanıyorum çevirideki bir hatadan dolayı kullanılmış. Macron’un çalıştığı banka “Rothschild et CieBanque’dir. Bu bağlamda  konunun İş Bankası ile ilgili olmadığı şeklinde bir düzeltme yayınlamanız bizim için önemli.”

Duyururum…

Şehit olan Tümgeneral Aydoğan Aydın’ın 1992 yılında Topçu Üsteğmen olarak görev yaptığı yıllarda yazdığı ‘Hanke’ye Ağıt’ isimli şiiri şöyle:

«Doksan kişiydik biz o gün.

Aç, susuz, uykusuz.

Nasır tutmuş ayaklarla,

Yürüyorduk kaygusuz

Sis, çamur, kanla, terle,

Üzerindeydik bulutların.

Ayrım Hanke Yaylası›nda,

Yeşerirken umutlarım.

Soğuk namlular elimizde,

Yürüyorken dağlara.

Şehitlerden selam geldi,

Savaşan tüm sağlara.

Uzaklarım yakınlaştı,

İnancımla, davamla.

Uyan Hanke geliyorum,

Heybetimle, havamla.»

Şehit Tümgeneral Aydoğan Aydın’a ve tüm şehitlerimize Allah’tan (C.C.) rahmet diliyorum…

İş dünyasında attığı adımları ilgiyle takip ettiğim Ali Koç’tan nihayet bu kadar netlikte bir açıklama geldi. Ne dedi Ali Bey;

“30 Mayıs 2015›te taşın altına elimizi koyacağımı her zaman söyledim. Ben bugün yine aynı noktadayım. Kongre üyelerinin karşısında bunu vurgulamak için bir kez daha söylemek istediğim için buradayım. Mayıs 2018›de önce Allah›ın izniyle sonra da sizlerin desteğiyle kongrede başkanlığına aday olduğumu belirtiyorum.”

***

Bu açıklamadan sonra Ali Koç’un 2018’de Fenerbahçe’nin yeni başkanı seçileceği neredeyse kesin gibi diyebiliriz, herhalde.

Tabii bir “son dakika” gelişmesi olmazsa…

Fenerbahçe camiasına hayırlı olsun…

1 Haziran’da ABD, Virginia eyaletindeki WestfieldsMarriottHotel’de başlayan gizli ve gizemli Bilderberg Toplantısı’na bu yıl Türkiye’den gazeteci-yazar Mustafa Akyol, Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel, Koç Holding’den Ömer Koç ve Koç Grubu CEO’su Levent Çakıroğlu ile Sinan Ülgen’in katıldığını, biliyor musunuz?