İnsanlar doğruyu nasıl bulacaklar?

Abone Ol

Zihni karmaşanın en yoğun yaşandığı, neyin doğru, iyi, güzel olduğu, ya da neyin kötü, çirkin, zararlı olduğunun anlaşılamadığı bir zamandayız. Kavram kargaşasının ötesinde bir durum ile yüz yüze bulunuyoruz. Üzerimize abandırılan ve bombaların ağdırılan durumların, şeylerin yanlışların altındayız. Her yönden kuşatılmışız. Dolayısıyla bu yoğun abandırmada seçicilikte de zorlanılıyor. Gürültü ve patırtı ile birçok gerçek örtbas ediliyor. Yeni zamanın üslubu budur. Gerçekleri, hakiki olanları, güzelleri, iyi ve doğruları örtmek zıtlarını öne çıkarmak. Irak ta öldürülen bir milyonu aşkın insan, gelecekleri karartılan milyonlarca insanın durumu insanlığı hiç mi ilgilendirmiyor Bu, bir çelişki değil midir Bu gerçeği insanlık ne zaman ve nasıl anlayacak

Kesimler var. Gruplar, klikler, meşrepler, cemaatler. Herbiri doğruyu, iyiyi kendilerinin temsil ettiklerine inanırlar. Kitleler de bu düzlemde bir tercihte bulunurlar. Bunu bir inanç ve akideye dönüştürürler. Artık bu, bir vazgeçilmezliktir onlar için.

Mazlum kitleler kendilerini temsil edecek olanını tercih ederler. Bu, öyle bir duyguya dönüşür ki, kişi, ya da onları temsil eden kurumun eksiklerini, yanlışlarını, hatta yanlış yönelimlerini bile görmezlikten gelirler. Bir iman akidesine bile dönüşebiliyor. Ne yazık ki, bu böyledir. Medya ve reklâm yüzyılında bulunduğumuzdan, yanlış ve yönelimsiz düşünceler ve bunları temsil eden kişiler haklı gibi, istikamet üzre gibi görünebiliyorlar. Bir siyasi parti başkanının hayatına baktığınızda bir on yıl öncesi ile bir on yıl sonrası arasındaki büyük uçurumun, ya büyük mesafenin farkını bile görmek istemezler. Öyle ki, o kişinin elde ettiği dünyalıklarının meşru yollardan elde edilip edilmediği bile önemli değildir. Bu günümüzün insanının bir mantığıdır.

Baskın basanındır, baskın çıkan taraf sürekli olarak bir adım öndedir. Haksızlığı bile savunmak bir erdem olarak görülebiliniyor.

Taraflar, haklı olmayan bir düzlemde çekişince böyle bir durumdan sağlıklı bir sonuç beklenemez. Bunlar da birbirilerini baskı altında tutarak baskın olmaya çalışıyorlar. Böyle bir ortamda olumlu olanını bulmak da zorlaşıyor.

Günümüzde doğru, iyi ve güzel olan nedir, hangisidir bunu bu karmaşada bilmek de zordur. Kişi suçunu bastırmak için saldırganlaşır, baskın çıkmaya bakar.

Peki yanlış ve meşru olmayan bir düzlem ve doğru bir istikamet üzere olmayanlardan ne beklenir Böyle kimselerden hayırlı sonuçlar sadır olur mu Niyeti halis olmayanların hayırlı sonuçlar elde etmesi beklenebilinir mi

Tartışma konusu edilen konulara bakıldığında yapay bir düzlem oluşturulduğu bir gerçek. Fakat bunlar o kadar gerçek gibi sunuluyor ki, hakikatin ne olduğu bile anlaşılamıyor.

Belli merkezlerden yönetilen ve yönlendirilen toplumların kendi olabilmeleri zordur.

Bir millet kuklalar tarafından yönetilmeyegörülsün, milletin kendisi bile o oyunun bir parçası haline dönüşüverir.

Asıl büyük tehlike bir milletin içten içe kemirilmesi ve kendi olmaktan çıkarılmasıdır. Haramı, meşru olmayanı zihninde meşru hale getirenlerin sonu pek de hayırlı olmaz.