İnsanın ufku insandır

Abone Ol

İnsanı insanın kurdu yapan tüketim ekonomisinin kurbanı olmamak için, insanı önceleyen bir yapı kurmak gerekiyor. Yoksulluk kadar yoksunluğun da arttığı bir dünyaya karşı, sadece yeni markalar değil, yeni yaklaşımlar üretecek modeller geliştirilmelidir. Mesela, insanı, insanın yurdu yapacak bir şehirleşme yeniden başlatılabilir. Çünkü tüketim ekonomisinin lokomotifi kentleşmedir ve günümüzde şehirlerin dünyanın yeni markaları olması, yalnızlığın artmasının da bir göstergesidir.

Tüketim ekonomisi, insanları takibine almak için, daha kentli ve daha konforlu tercihler sunsa da bireyselleştirerek yalnızlığa itmektedir. Dünyada son altmış yılda kentlerin hızla büyümesi, ülkelerin büyük kentleriyle algılanması bu süreci tetiklemiştir. Ancak sadece tüketim ve konfor üzerinden insanların gelecek beklentileri doğru tespit edilemiyor, ekonomide fayda dağılımı genişletilemiyor. Bu noktada şehirlere rehberlik etmesi gereken kurumlar, birbirini taklit ederek zaman ve imkân israfına neden olmayı sonlandırmalı, yapıları değil insanı öncelemelidir.

Şehirleşmenin gizlediği, eğitim ve bunun kültürel yansıması yüzünden tükeniyoruz. Bu yapıya teslim olunamaz! Bu noktada, mevcut sistemi sürdüren değil, dönüştüren çalışmalara ihtiyaç var. İlk olarak tüketim anlayışının tükettiği bir nesil olmamak adına iş ortamlarına dikkat edilmelidir. Çünkü özellikle iş ortamları arasındaki ilişkiler sürekli tüketim lehine destekleniyor. Böylece, tüketim ekonomisinin takibindekilerin listesi sürekli yenileniyor, konut sahibi olması gerekenler, banka hesabı olması gerekenler şeklinde sıralanarak yeni tüketiciler listeleniyor.

İnsanı önceleyen yapı, “insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır” anlayışına sahip çıkarak ve herkesin payına düşeni vererek kurulabilir. Bu noktada insanları akıllıca, sorumluluk sahibi kararlar almaya yönlendiren bir şehirleşmenin yolu bulunmalıdır. Hayat boyu maksimum kazanç elde etmek yerine toplumun genelini de içine alan daha köşesiz bir bakış açısı kazandırılmaya yönelik bir model benimsenmelidir. İnsanların bakış açılarını “para”nın ötesine taşımak amacıyla paradigma değişimleri başlatacak, ufku geniş insanlara olan ihtiyaç artıyor. Çünkü insanın ufku insandır!