Gündem

İnsanın olduğu yerde çatışma olur

İnsanın olduğu yerde çatışma olur

Abone Ol

Öncelikle şunu kabul etmeliyiz ki, insanın olduğu yerde çeşitli anlaşmazlıklar, düşünce ve algı farkları olabilir. Yapılması gereken bu çatışmaları uzlaşmaya çevirebilmek ve farklılıklarla başa çıkmayı öğrenmek olmalıdır.

ÇATIŞMA NEDENLERİ

Eşlerden birinin diğerini değiştirmek istemesi

Eşlerin ilgilerinin dağılması ve aileye vakit ayıramamaları

Eşlerin birbirlerini anlayamamaları

Aile içinde şahısların rollerini aksatmaları

Aile içinde kopukluğun olması ve eşlerin birbirlerini dinlememeleri

Aile bireylerinin birbirlerine vakit ayıramamaları ve destek vermemeleri

Kadının ya da erkeğin işinden arta kalan vaktini televizyon ya da internet başında geçirmesi

Eşlerin birbirlerinin haklılığını kabul etmemeleri

Yaşanan çatışmalarda eşlerin birbirlerinin kişiliğini hedef almaları ve rencide edici ifadeler kullanmaları

Problemi çözerken katı bir tutum içinde olmaları

İLETİŞİM HATALARINI ORTADAN KALDIRMAK

Ailede sağlıklı bir iletişim sağlayabilmek için, önce iletişimin önünü tıkayan engelleri kaldırmak gerekir. Bunun için kadına da erkeğe bazı sorumluluklar düşüyor:

İlişkilerinizde empati yapmaya ve karşı tarafın duygularını anlamaya çalışın.

Eşinizi eleştirmek yerine rahatsız olduğunuz durumu ortaya koyun ve kendinizi açın

Beklentilerinizi açık bir dille ifade edin

Yaşadığınız sorun ne olursa olsun eşinizin kişiliğini hedef almayın davranışın yanlışlığına vurgu yapın

Eşinizle konuşurken ben dili kullanın

Düşüncelerinizi ifade edin fakat aynı şekilde farklılıklara da saygı gösterin

Soruna değil çözüme odaklanın

Ailenizle birlikte vakit geçirmeye ve sohbet ortamı oluşturmaya çalışın

Değiştiremeyeceğiniz durumlarda kendinize yüklenmeyin, güçlü olmaya çalışın

Aile içinde yaşanan sorunları eşinizle birlikte çözmeye çalışın ve mümkün olduğunca dışarıya taşımayın

Aile ilişkilerinizde saygı ve sevgiyi dikkate alın

Eşinizle ilişkilerinizde kul hakkının her şeyden daha önemli olduğunu unutmayın

Keşke demenin faydası yok

Hayatta pek çok pişmanlıklarımız vardır. Hatalarımız yaptıklarımız ya da yapamadıklarımız keşkelerle ifade edilir ve kişi arkasına baktığında büyük bir burukluk yaşar. Oysa keşkelerin bir şeye faydası yoktur, geçmiş geçmişte kalmıştır ve insan artık önüne bakmalıdır. Keşke hem kişiyi yorar hem de ruh sağlığını olumsuz yönde etkiler. Evliliklerle ilgili yaşanan sorunlarda eşler, çözüme odaklanmak yerine keşkelerin peşine takılıyorlar. Keşke evlenmeseydim, keşke tanışmasaydım hezeyanları devam edip gidiyor. Oysa insan keşke demek yerine "yaşadığım sorunları ortadan kaldırabilirim ve daha mutlu huzurlu bir ortam oluşturabilirim" diye düşünebilse arkasına dönmek yerine önünü görme şansını bulacak. Ama nedense keşkelere takılıp gidiyor.

"Birbirimize saygımız kalmadı" söylemi

Aile içinde yaşanan sorunların üstesinden gelemeyen ve yenilgiye uğrayan eşlerin ilk cümlesi, " birbirimize sevgimiz saygımız kalmadı" sözleri oluyor. Gerek kadın olsun gerek erkek içinolsun ,sevgi ve saygının bittiği bir evliliği sürdürmek kolay değildir. Byle durumlarda yapılacak tek şey sevgiyi aile ilişkilerine yeniden taşımaktır.

Bu durumda, eşlerin sevgilerini bitiren hataları tespit edip ortadan kaldırmaları gerekir. Aksi taktirde yaşanan sorunlardan bütün aile etkilenecektir.

Yalnızlık kaçınılmaz olur

İnsan yalnız yaşamaya müsait değildir. Ancak bazı durumlarda yalnızlık kaçınılmaz olabilir. İşte o zaman insanın kendine yabancılaşır, insanlar arasında dahi yalnızlık çeker, her şeyin anlamını kaybettiğini sanır ve kaybedilen bir şeyler vardır kişi bunu aramaya koyulur. Özellikle depresyon durumlarında kişi ilişki kurduğu nesnelerden uzaklaşarak bu yabancılaşmayı maksimum düzeyde yaşar.

Günümüzde insanlar yalnızlıktan kurtulmak için, arkadaş gruplarına, sosyal alana yöneliyorlar. Aynı hedefe yönelmek insanları geçici olarak sakinleştirebilir. Ama kişi yaratıcısını tanımadığı ve ona hakkıyla iman etmediği sürece bu sorununa kalıcı bir çözüm getirmesi mümkün değildir. Zira yakınında hissettiği bütün varlıklar onu bir süre sonra terk etmektedir.

Yalnızlığın sebebi dışarıda olsa da tezahürleri içeride olup bitiyor. Bu nedenle kişi önce iç dünyasında kalıcı bir huzur sağlamaya ve burada manevi olarak güç kazanmaya gayret etmelidir. Her şeyden önce şunu da untamamalıdır ki, Allah var yalnızlık yok, Allah‘a inanan ve ona tevekkül eden kişi ne yalnzılıktan ne de çaresizlikten söz edebilir. Çünkü gücü kainatı kuşatan bir varlığın huzurunda olduğunu bilmekte ve onun rızasına uygun yaşamaktadır.

Kışın enerji ihtiyacı artıyor

Pekmez, pestil ve cevizli sucuğun iyi enerji kaynağı olduğunu belirten uzmanlar, özellikle enerjiye ihtiyacın arttığı kış aylarında bu besinlerin yeterli miktarda tüketilmesini öneriyor.

Gaziantep Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Öner, genç yaşta dengesiz beslenmenin ilerleyen yaşlarda şişmanlık, diyabet, kalp- damar hastalıkları, hipertansiyon ve kanser gibi hastalıkların oluşma riskini artırdığını ifade etti. Özellikle kış günlerinde ara öğünlerde pekmez, pestil ve cevizli sucuk gibi doğal, besleyici değeri yüksek geleneksel ürünlerin tüketilmesinin çok yararlı olacağını belirten Öner, şöyle konuştu: ‘‘Pekmez, pestil ve cevizli sucuk enerji kaynağıdır, kansızlık, halsizlik, zayıflık ve ishale iyi gelir. Pekmez, pestil, ceviz ya da fıstıktan yapılan muska, üzüm şırası, cevizli sucuk, üzüm şırası ve bulgurdan yapılan tarhana vazgeçilmez enerji kaynağıdır. Bu ürünler yüksek oranda ve sindirim gerektirmeyen şeker içermesi ve hızla kana geçmesi nedeniyle enerji kaynağıdır. Hızlı enerji sağlaması bu ürünleri yoğun aktivite içinde olan sporcular, gençler ve ağır işçiler için ideal enerji kaynağı konumuna getirmektedir. Ayrıca demir, kalsiyum, fosfor, potasyum, magnezyum ve lif içeriği açısından zengin oldukları için bu gıdalar kansızlığın giderilmesi ve tansiyonun düzenlemesinde etkilidir.‘‘