İnsanın kendisi ile savaşı

Abone Ol

En büyük düşman içimdeki düşmandır. O yüzden önce içimdekileri ayıklamalı ve savrulmadan bu mücadelenin üstesinden gelmeliyim. İçimdekiler sinci bir kurt gibi yiyip bitiriyor, hiç belli etmeden, hiçbir hareket belirtisi vermeden, hiçbir iz bırakmadan sincice yiyor... Ah o ne kötü bir düşman! Düşmanın en tehlikelisi içimde içimizde ama nedense göremiyoruz.

Elmanın dışındaki örselenmeyi hemen görebilirim bu mümkün fakat içindeki kurdu nasıl göreceğim Kurt içeriye sızmış ve gizliden gizliye yiyip tüketiyor bunu nasıl anlayabilirim Eğer yeterince dikkatli ve temkinli değilsem kurt elmayı tükettikten sonra görebilirim ki bu hiç bir anlam ifade etmez.

Tıpkı bunun gibi içimdeki düşmanlar, büyük bir hilebazlıkla hareket ediyor ve beni içerden çökertmenin yollarını arıyor Hayat şuurlu ve uyanık olanların kazandığı bir savaş ve bir anlık dalgınlıkla insanlığımızın elimizden uçup gittiği anlara şahitlik ediyoruz. İster nefis deyin, ister şeytan deyin, ister dürtü deyin bu zaafların hiç biri benim iradem ve aklım karşısında güç yetirecek durumda değiller bunu biliyorum. Fakat hakikatten uzak olanın gücü ve dirayeti yoktur ve bu kişi artık zaaflarının esiri durumuna düşmüştür. Bu nedenle düşmanı alt etmenin yolunun aklımı ve irademi doğru kullanmaktan geçtiğini bilmeliyim

Nefsi istek ve arzular heva ve hevesler yollarımıza döşenmiş taşlardır Biliyorum, kötü kötülüğünü yaşayacak iyi iyiliğini. Ama küçük bir fırsatta dahi kötünün ve kötülüğün bütün gücü ile üzerime hücum ettiğini görmekteyim. O yüzden sarsılmaz bir iman gücü ile karşı