NİYET öyle olmasa bile Suriye de ateşkesin ilan
edilmesinin hedefinin Esad a zaman kazandırmak olduğu net bir şekilde kısa
zamanda ortaya çıktı. Medyaya yansıyan ABD Dışişleri Bakanı Kerry nin,
Suriye de rejim yardımların ulaşmasını engelliyor haberi ile Suriye de
cumartesi günü başlayan sözde ateşkes sürecinde Rus uçakları muhalif bölgelere
138 kez hava saldırısı düzenledi. Rusya nın 60 uçakla bomba yağdırdığı
saldırılarda 17 si çocuk 93 sivil hayatını kaybetti. PKK nın Suriye kolu PYD ve
Esad ordusu da karadan saldırmaya devam etti haberi de gösteriyor ki,
Suriye de ateşkes adı altında dünyayı kandırmaya ve oyalamaya yönelik bir oyun
sergileniyor. Taraflarca ateşkes ilan edilmesinin ana amacı çatışmalardan zarar
gören sivillerin nefes almasını sağlamak, o insanlara insani yardım
ulaştırmaktır. Böyle olması gerekir. Yoksa ateşkesin bir anlamı kalmaz. Eğer,
ABD Dışişleri Bakanı Kerry nin söylediği gibi hâlâ Suriye yi terk etmemiş,
kendi vatanlarında hayatlarını sürdüremeye çalışan insanlara insani yardım ulaştırılmasına
Esad ordusu tarafından izin verilmiyorsa, bu durum rejimin muhalif bırakmamak
konusunda kararlı olduğunu gösterir. Bir de Rusya gibi fiilen bir destekçisi,
ABD gibi de sesiz kalarak destek veren iki yandaşı varsa Suriye de Esad ın
bileğini bükmenin mümkün olamayacağını söylemek abartı olmaz. Bir bakıma
Suriye nin geleceği hususunda ABD, Rusya ve rejim arasında ilan edilmemiş ama
herkesin bildiği bir mutabakata varılmıştır. Bu mutabakatta Esad rejimine
muhalif olanların tümünün katledilmesi bile bulunmaktadır. Böyle olmasa 5
yıldır çatışma içindeki Suriye rejimi ABD ve Rusya ya rağmen ihtiyaç
sahiplerine insani yardım gönderilmesine karşı durabilir mi
Bu noktada ABD Dışişleri Bakanı Kerry nin Suriyeli
sivillere yardımların ulaştırılmasını sıkıntı duymadan rejimin engellediğini
belirtirken aynı anda rejime yani Esad a yönelik, En azından biraz ahlaklı
olmayı deneyin çağrısında bulunması da oynan oyunun aktörlerinin hangi noktada
olduklarını gösteriyor. Ayrıca, Kerry nin Esad ı hangi ahlaka davet ettiğini
sormak gerekiyor. Çatışmaların başlamasından bu yana yaklaşık 5 yıl geçmiş
olmasına rağmen Esad yönetimin başında varlığını sürdürebiliyorsa bunda ABD nin
katkısının olmadığını düşünmek mümkün mü Böyle olunca Esad ile birlikte
ABD nin de sahip olduğu ahlakı sorgulaması gerekmez mi
Çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir kural
tanımayanların ahlaktan söz etmeleri sanıyorum ikiyüzlülüğün doruk noktasını
oluşturuyor. İhtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere ateşkesin ilan edilmesinin
hemen ardından sınırda bekletilmeye başlanan insani yardımların bugüne kadar
sadece bir bölgeye ulaştırılabildiğini söylemek sanıyorum işin vahametini
göstermeye yetecektir. Ayrıca ateşkese rağmen Rusya nın sivilleri vurmayı
sürdürmesi karşısında başta ABD olmak üzere koalisyon güçleri ve BM gibi
uluslararası örgütler gelişmeleri sadece seyretmekle yetinmektedirler. Tüm
bunlar gösteriyor ki Suriye deki mutabakata Esad da dâhildir. İşte bu noktada
bir ülkeyi yönetenlerin ülkelerinin parçalanmasını öngören bir planın uygulanmasında
görev almalarını insan anlamakta güçlük çekiyor. Akla gelen bir başka soru ise
Ukrayna ya karşılık Kırım ile birlikte Suriye de de Rusya ya önemli bir üs
bölgesi verilmesi için de anlaşıldı mı Şahsen böyle bir mutabakat şaşırtmaz.
Geçen yüzyılın başında aynı masa etrafında toplanarak dünyayı kendi aralarında
nüfuz bölgelerine ayıranların bugün Suriye konusunda böyle bir mutabakata
varmış olmaları sürpriz olabilir mi
Tüm bunları sıralayıp bırakmanın bir anlamı olmadığını
biliyorum. Bu hususları sık sık dile getirmekteki maksadım bir an evvel İslam
Birliği nin kurulmasının şart olduğunu göstermektir. İslam ülkeleri bunu
sağlayamazlarsa hangi sömürgeci gücün payına düşmüşlerse onun sömürüsü
karşısında boyunlarını büküp oturmak zorunda kalacaklardır.