İnsan sıcaklığı

Abone Ol

Hiçbir sabah kalktığınızda bütün konuların bitmiş, mevzular tükenmiş gibi bir halet yaşadığınız oldu mu? Benim oldu. Hayatın teması tükenmiş gibi kalakalıyorsunuz. Bütün adresler siliniyor, bütün kitaplar sarp bir yokuşa dönüşüyor. İçinizde müthiş bir isteksizlik. Sanki içiniz dışınızı giyinmiş gibi. Niye böyle oluyor diye sorup duruyorsunuz bir müddet sonra. Çok geçmeden cevap siz onu aramaya kalkmaksızın yanınıza kadar geliyor: ‘İnsan sıcaklığını kaybettiğin için böylesin’. Yıllar önce Ali Göçer’in ‘Morgta Bir İnsan Sıcaklığı’ geliyor aklıma. Morg neresi mi? Şu modern hayatın her bir yanı olmasın sakın! Sabahleyin kalktığında Franz Kafka’nın Dönüşüm’deki karakteri Gregor Samsa kendimizi böceğe dönüşmüş görmüyoruz belki, ama hiçbir şeyi yerinden bir böcek kadar bile oynatamayan, değiştiremeyen hantal bir varlık olduğumuzu görünce bir bedbinlik çöküyor üstümüze. İnsan sıcaklığı samimiyetinden ve içtenliğinden başka ne ola ki? Daha fiziki ölümümüz gerçekleşmeden bedenimiz soğumaya başlıyor. İnsan bedenini buz gibi kılan şey yeni bir ‘küresel soğuma’ teşebbüsü olmasın. Yüzümüze vuran gülümsemenin bile ısısı düşük. Gözlerin görmeye yöneldiği bakışta sıcaklık yok. Sözcüklerimiz bile çakıl taşı, kafa yarıyor, göz çıkarıyor. Bir daha söylüyorum, dünyayı tatlı bir tebessüm, sıcak bir gülümseme, samimi bir bakış, içtenlikli bir duruş kurtaracak!

HALİÇ’TE EDEBİYAT BAHARI!

Eyüpsultan Belediyesi 4. Haliç Genç Edebiyat Günleri’ne hazırlanıyor. Şiir, öykü, roman ve deneme alanlarında usta, kalfa ve çırak üç kuşağı bir araya getirmenin hedeflendiği etkinlikte Rasim Özdenören, Selim İleri, Ali Ural, Mehmet Sabri Genç, Handan Acar Yıldız, Selim Sina Berk ve Yağız Gönüler gibi birçok yazar yer alacak. Bu etkinliğin bir özelliği de sene boyunca Eyüpsultan Belediyesi Yazı ve Edebiyat Akademisi’nde yetişen liseli gençlerin yeteneklerinin sergilenme imkânı bulması. 25 Nisan Çarşamba günü başlayacak olan etkinlikler 28 Nisan günü sona erecek. 28 Nisan günü ödül töreninin yanı sıra bütün katılımcıları ve misafirleri kapsayan bir boğaz gezisi de yer alacak.

Güzel olan şu:

Eyüp civarında yer alan liseli gençler okullarında öğretmenleri tarafından keşfedilip akademiye yönlendiriliyor.

Yazı akademisine yönlendirilen öğrenciler burada iki gün (Cuma ve Cumartesi) edebiyatın ve yazmanın inceliklerini öğrenip bol miktarda temrin yapma imkânı buluyorlar.

Öğrencilerin en güzel ürünleri yazar öğretmenler tarafından fanzinde (Turfanda) değerlendiriliyor.

Lisede okuyan gençlerin boş vakitlerini daha iyi ortamlarda değerlendirme fırsatı doğuyor.

Haliç Genç Edebiyat Festivali’yle öğrencilerin usta yazarları okuyup onları bizzat tanımaları ise yine bu sağlanan ortamla gerçekleştiriliyor.

Etkinlikler Milli Eğitim ve Eyüp Belediyesi’nin paydaşlığı ile her bir etkinlik başka bir mekanda olmak üzere gerçekleştiriliyor. (Piyer Loti, Cafer Paşa, Bahariye Mevlevihanesi vb.)

CAMİ ALTI MARKET, HOCAM BENİ FARKET!

Cami altlarındaki dükkânların boşaltılarak buraların halkın din eğitimi için tahsis edilmesi, gençlerin daha iyi ve faydalı biçimde vakit geçirebilme mekânlarına dönüştürülmesi gerektiğini her fırsatta dile getirdik. Dinleyen olmadı ki bu ‘cami altı dükkân’ manzarası sürüp gitti.

Daha yeni ve sıcak bir haber okudum: Antalya Valisi Münir Karaloğlu, “İl müftümüze talimatım var. Hiçbir caminin altında ticarethane olmayacak. Varsa hukuki süreç içerisinde tamamı boşaltılacak” demiş.

Doğruysa şayet hayırlı bir haber. Doğru değilse şayet, bu haber temenni olarak algılanmalı. Camilerin altları, çocuk ve gençler için hoş vakit geçirecekleri mekânlar olmalı. Cami ile hayatın arası açılmamalı. Camiler çocuklara, gençlere, yaşlılara ve de kadınlara düzayak bir konumda olmalı. Hem gençlerin deizme kaydığı haberlerinden rahatsız olan Diyanet böylelikle herkesi içine alacak bir cami açılımı da gerçekleştirmiş olur.