İnsan keşfi dünyanın en değerli keşfidir

Abone Ol

Her insan bu dünya galerisinde eşi bulunmayan nadide bir

varlıktır.

Her insanın parmak çizgileri diğerinden ayrı olduğu gibi,

ruhi çizgileri de apayrıdır.

Anlayışta, söyleyişte, yazışta, okuyuşta görüşteki (vs.)

ayrılıklar ruh çizgilerinin ayrılığı kadar fazladır.

İnsanlardaki bu farklılığı bilen âlimlerimiz İnsan

adedince Allah a giden yol vardır. Ancak bütün yollar Rasülüllah dan

geçmelidir demişler.

Yani her insanın kendine özgü bir dünyası vardır. Ancak

bu dünya Kur an ın çizdiği alan içinde kurulursa kişi mutlu olur.

Rabbimiz Herkesin yöneldiği bir yönü vardır buyurur.

(Bakara süresi ayet 148) Herkesin bir yönü vardır. Ama insan isterse bütün

yönleriyle Rabbine yönelebilir.

Ve yine Rabbimiz buyurur. De ki herkes yaratıldığı

doğrultuda hareket eder (İsra süresi ayet 83)

İslâmi terbiye kişilerin yaratılışta getirdikleri

kabiliyetlerini değiştirmez.

Ömer in (R.A.) fıtratında olan şecaat İslam dan önce

zulüm aleti iken, İslâm dan sonra adalete hizmet etmiştir.

Şecaat değişemez. Kullanıldığı alan değişir.

Bugün trilyonlarca dolar veya ruble, genetik, sibernetik,

psikolojik, sosyolojik araştırmalara harcanmakta, kesin  sonuçlar alınamamakta.

Irak sosyolojisi ve psikolojisi üzerine yapılan bütün

araştırmalar, doktora tezleri, askeri ateşe raporları batının bütün bilgi ve

bulgularını alt üst etti.

Geri kalmış ülkelerin uzaktan kontrollü robot devlet

yöneticileri bile hiç ummadıkları bir zamanda ipleri koparmaya kalkıveriyor.

Onun içindir ki Kur an-ı Kerim de Allah tan (c.c.) sonra

en çok bahis edilen insandır.

En iyi insan mütehassısı da Peygamber Efendimizdir. O,

Ebu Zer ile Abdurrahman İbnül Avf, Ömer ile Bilali, Halid b. Velid ile Ümmü

mektumu, Amr b. As ile Ebu Süfyan ı (Allah hepsinden razı olsun) iyi keşfetmiş

ve en iyi şekilde değerlendirmiştir.

  Gaybı Allah

bilir. İnsana bakınca iç dünyasını nasıl bileceksin denebilir. Doğru gibi

görünen bu söz yanlıştır.

Mihenk taşı kullanmadan altını ve kaç ayar olduğunu bilen

bir sarrafa Nasıl biliyorsun dediğimde, Nasıl bildiğimi bilemem tarif

edemem diye cevap vermişti.

Yirmi sene altının yanında kalınca o bilgi ona geçmiştir.

Demir tavında dövülür sözü doğrudur. Ama demirin tavını

nazari olarak öğretmek kolay değildir. Demircinin yanında yıllarca kalacak,

işin püf noktasını öğrenecek, on beş sene annesinin yanında kalan kız çorbaya

ne kadar tuz atılacağını el kararıyla öğrenir. Tencere büyüdükçe elindeki tuz

da büyür ama gramını bilmez.

Meslek sırrı denen şey, sahipleri tarafından gizlendiği

için sır denmemiştir. Öğretilmesi kelimeyle, formülle mümkün olmadığı ancak

yanında yaşamak, haliyle hallenmekle mümkün olduğu için Meslek sırrı

olmuştur.

İslam da ilimle amel iç içedir. Amelsiz ilimden Allah a

sığınmıştır Peygamberimiz (s.a.v.)

Her şeyin ilmi ehlinden öğrenildiği gibi onun tatbiki de

yine ehlinden öğrenilir.

Doğuştan gelen kabiliyetler doktorun neşteri gibidirler.

Onunla insan da öldürülür. İnsan da ameliyat edilir.

Bir zamanlar zulüm aleti olarak kullanılan Hz. Ömer in

kabiliyeti, Müslüman olunca adalete dönüşmüştür.

İnsanların fıtri özelliklerini yok etmek yok, terbiye

etmek var.

Allah (c.c.) buyurur Allah ın sizi birbirinizden üstün

kıldığı şeyleri temenni etmeyiniz. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır.

Kadınlara kazandıklarından bir pay vardır. (Nisa süresi ayet 32)

Yani her insanın kendine has üstün tarafı vardır. Hiçbir

kimse diğerindeki üstünlüğü istemesin.

Televizyonda gördüğümüz İngiliz bilim adamının eli,

ayağı, başı, gözü, dili her tarafı felç olmuş ancak beyni iyi çalışıyor ve yeni

keşiflerde bulunmuş.

Muhammed  Ali gibi

boksör olsaydım, Yaşar Doğu gibi güreşçi olsaydım, Mehmet Akif gibi şair

olsaydım diye temennide bulunma. Allah sana da öyle bir özellik vermiş ki; yedi

milyar insandan onunla farklısın sen.

Ancak İnsanlar da madenler gibidir onların

keşfedilmesi, gün yüzüne çıkarılması ve işlenmesi gerekmektedir.

Köylerde ve büyük şehirlerin bulvarlarında milyonlarca

insan keşfedilmeden, işlenmeden mayasındaki gizli madeni çıkaramadan bu

dünyadan çekilip gitmekte.

İnsanlar için yaratılan madenleri, suları bulup çıkaran

maden mühendislerine su mühendislerine değer verilir, onları yetiştirecek

fakülteler açılır da insanların iç dünyalarındaki kabiliyetleri keşfedecek

insan mühendisliğine öncem verilmez. Her şeyin aslı piyasadan çekilince sahtesi

ortaya çıktığı gibi insan mühendislerinin de sahteleri ortaya çıkmıştır.

İş, ailelere ve öğretmenlere düşmektedir.