İnsan İlişkilerinde Sıkça Yapılan Yanlışlar-1

Abone Ol

Belki değişir…

İnsanlara fırsat vermek ve nasihat etmek bir vecibedir lakin bunun da bir ölçüsü vardır. Elmadan armut olmaz der ecdat. Yani bir fıtratı zorla değiştirmek imkânsızdır. Kalpler Allah’ın elindedir.

Özellikle evlilikte sıkça yapılan bir yanlıştır bu. Evlenince düzelir, evlenince değişir, şu şartlar düzelince düzelir gibi birçok yanlış fikir; maalesef kendimize ve karşımızdakine zulmetmeyle sonuçlanıyor.

İnsan neyse odur. Hiçbir bahane ya da engel, insan karakterini değiştirmez. Bahane ve engeller geçicidir; karakter ise oturmuştur.

***

En ufak hatada insanları silmek veya en küçük iyilik yaptığında insanların iyi olduğuna hükmetmek…

Karakter, oturmuş bir yapıdır. Ahlak ise insanın genel durumuna göre olan bir şeydir. Bu yüzden iyi bir insan, en ufak hatası ile karaktersiz ya da ahlaksız olmaz. Ahlaktan yoksun birinin de birkaç iyilik yaptı diye iyi olduğuna hükmedilmez.

***

Bunlardan bir şey olmaz…

Bu da peşin yargılardan biridir. İnsan, denenmeden ve eğitilmeden bilinmez. Maverdi, kötü insanlar içindeki kötü bir insanın, denenmeden kötü olarak kabul edilmesinin yanlış olduğunu; aynı şekilde iyi bir toplumda yaşayan tanımadığımız birine de yine denemeden iyi olarak hükmetmemek gerektiğini ifade etmiştir.

Yine insanları terbiye etmeden ve onlara emek sarf etmeden haklarında bir karar vermemek gerekiyor.

Aynı şekilde bekâr kimseleri evlendirmeden de onları ahlaksızlıkla suçlamak yanlıştır. Önce evlendiririz; helalinden ihtiyaçları olan şeyleri veririz. Hâlâ ahlaksız tavırlara devam ediyorlarsa ahlaksız olarak niteleyebiliriz ancak.

***

Ahlakın ölçüsünü dar tutmak…

Toplumda ahlak, sadece namus kavramı üzerinden temellendiriliyor.

İman ve İslam da sadece namaz ve bazı ibadetler üzerinden. Veya sakal veya kıyafet ile insanların dindar olup olmadığına karar veriyoruz.

Oysa ahlak ve iman; bütün bir durumu ifade eder. İnsanların ahlak ve imanının en iyi ölçüleceği yer; “para kazandıkları işleri” ve “menfaatleri”dir. İşinde usulsüz davranan kimse ahlaklı veya dindar olamaz. Aynı şekilde menfaati için her şeyi yapan ve tüm hukuku çiğneyen kimse de ahlaklı ve imanlı değildir.

Üstüne düşeni yapmayan ve özellikle toplumun kendisine emanet ettiği makamın hakkını vermeyen de hain, zalim ve ahlaksızdır.

***

İnsanlara işlerine göre değil de görünüşlerine ve sözlerine göre muamele etmek…

Aslında yukarıdaki madde, bu hususla alakalı ama yine de önemine binaen ayrıca zikrettik.

Çok güzel konuşmakla iyi usta olunmadığı gibi iyi hoca ya da iyi lider olunmaz. Hocalık, ilim ve ahlak iledir. İdarecilik de amel iledir.

Makbul insan, topluma olan faydası ve çözdüğü sorunlar ile makbuldür. Yoksa tipi ya da hitabetiyle değil.

***

Benle irtibatı koparsa daha kötü olacak…

Bu da ilk maddeye benzer bir durumdur. Bazen insanları korumak adına onlarla uğraşır ve onları yanımızda tutarız. Ama şayet bu, bizim yıpranmamıza ve özellikle bizim de o insana benzemeye başlamamıza sebep oluyorsa; tam bu noktada mesafe koymak gerekiyor.

***

Akraba ve dostluk…

Tüm insanlara karşı asgari insani görevlerimiz vardır. Ama dostluk ve akrabalık, daha fazla sorumluluğu ve özel ilişkiyi gerektirir.

Bu yüzden bizi adaletten ve haktan ayıran bir dostluk ve akrabalık makbul değildir.

***

Herkese her sırrını söylemek ve herkesle her işi yapmak…

Her insanla dost olunmaz. Her dosta her sır söylenmez. Her tanıdıkla her iş yapılmaz. Aile ve akraba da olsa.

***

Herkesi kendisi gibi zannetmek…

Herkes, bizim gibi düşünmeyebilir ve bizim bildiğimizi bilmeyebilir. Herkesin niyeti bizim gibi de olmayabilir.

***

Herkesten aynı şeyi beklemek…

Herkesi aynı seviyede kabul etmek de doğru değildir. Ayrıca insanları birbiriyle kıyaslamak da yanlıştır. Çocuklarımız bile olsa hepsinden aynı şeyi beklemeyiz.

***

Gereğinden fazla ve yersiz merhamet, zulümdür…

İnsanlara fazla müsamaha gösterip yanlışlarını söylememek, iyilik değildir. Aynı şekilde tavır konulması gereken yerde tavrını belli etmemek de doğru değildir.

***

İnsanlara sorumluluk yüklememek ve onları fazla korumak, iyilik değildir…

Özellikle çocukları aşırı korumak ve onlara sorumluluk yüklememek, sıkça yapılan bir yanlıştır. Oysa biz her zaman onların yanında olamayacağız.